EMEKLİ İKRAMİYESİNDEKİ 30 YIL SINIRINA DANIŞTAY FRENİ

 MEMURLARA İYİ HABER!

 

EMEKLİ İKRAMİYESİNDEKİ 30 YIL SINIRINA DANIŞTAY FRENİ

Memur emeklileri eski uygulamaya göre 30 yıldan fazla çalışmış olsa dahi emekli ikramiyesini 30 yıl üzerinden alıyordu. Anayasa Mahkemesi geçtiğimiz yıl bu sınırı kaldırmıştı; fakat yeni uygulama 7 Ocak 2015’ten önce emekli olanları kapsamıyordu. Danıştay’ın ‘AYM kararının geriye dönük olarak uygulanacağı’ kararı ise tartışmalara son noktayı koydu.

Emeklilerin bireysel başvurusunu değerlendiren AYM, 25 Aralık 2014’te otuz yıl sınırını Anayasaya aykırı bulmuştu. Bu karar üzerine, 30 yıldan fazla çalışma sonrası emekli olan bir ok memur fark kıdem tazminatının ödenmesi istemiyle SGK’ya başvursa da, SGK, kararın, sonrasında emekli olanlar için geçerli olacağı gerekçesiyle başvuruları geri çevirdi.

Bu kez başvuruları reddedilen emekliler ise, kararın iptali ve fark kıdem tazminatlarının ödenmesi istemiyle İdare Mahkemesi’nde dava yoluna gitti.

İdare Mahkemesi, AYM kararının, zaten mevcut bir hakkın kısıtlanmasına neden olan hükmün iptali olduğunu, bu sebeple hak sahibi tüm emekliler yönünden söz konusu kararın geçerli olacağı gerekçesiyle iptal başvurusunun kabulüne karar vermiştir.

 

İdare tarafından söz konusu kararın temyizi üzerine Danıştay, 17 Şubat 2016 tarihli kararında yer verdiği;

 ‘’ Bu bağlamda; 30 fiili hizmet yılından fazla süreler için emekli ikramiyesi ödenmesine engel olan yasal düzenlemenin, Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle oluşan yeni hukuki duruma göre, davacıya 30 yılın üzerinde bulunan hizmet süresi için emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiği açıktır. Bu durumda, dava konusu işlemin iptali ile 30 fiili hizmet yılından fazla süreler için emekli aylığının bağlandığı tarihte yürürlükte bulunan aylık bağlamaya esas tutar dikkate alınarak hesaplanacak emekli ikramiyesi tutarının başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte ödenmesi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır. ‘’

İfadeler ile İdare Mahkemesi kararını onadı. Bu karar sonrası benzer durumdaki tüm memur emeklilerinin ilgili kurumlara başvuru yaparak fark kıdem tazminatlarını talep etmesinin de önü açılmış oldu.

 

KARAR SONRASI FARK KIDEM TAZMİNATINA FAİZ TALEP EDİLEBİLECEK Mİ?

Emekli ikramiyesi, emekli aylığı bağlandığı tarihte yürürlükte bulunan aylık bağlamaya esas tutar dikkate alınarak hesaplanacak, ödenmemiş fark tutarının ödenmesine ilişkin başvurunun yapıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte ilgilisne ödenecektir.

SGK, İdare Mahkemesi’nde 30 yılın üzerindeki süreler için yapılacak ödemeye, 30 yıldan fazla hizmeti olan kişinin başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesi için itiraz etmişti. Nitekim Danıştay da SGK’nın itirazını bu yönüyle haklı buldu. 30 yılın üzerinde hizmeti bulunan kişilere emekli oldukları tarihteki aylık bağlama oranı üzerinden hesaplanacak ikramiye tutarı, başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek ödenecek. Dolayısıyla 30 yıl önce emekli olmuş kişiye ödenecek ikramiyeye 30 yıllık faiz işletilmeyecek.

Siz de benzer bir durumla karşı karşıya iseniz gecikmeden emekli olmadan önce çalıştığınız kuruma başvuru yaparak fark kıdem tazminatınızı talep edebilirisiniz. Ancak idari başvuru prosedürü ve sonrasında İdare Mahkemesi’nde açılacak davalar ayrı bir uzmanlık olduğundan bu konuda uzman hukukçularla temas kurmanızı hak kaybına uğramamanız açısından önemle tavsiye ederiz.

 

                                                                                           ENER AVUKATLIK BÜROSU

 

ENGELLİ BİREYLERİN ÖTV SİZ ARAÇ ALIMI

ENGELLİ BİREYLERİN ÖTV SİZ ARAÇ ALIMI

Engelli bireyleri topluma kazandırmak ve yaşam koşullarını iyileştirmek adına birtakım düzenlemeler yıllardır yapılagelmekte. Bunlardan biri de, engellilerin araç alımında ÖTV istisnasıdır. Tabi bu imkandan yararlanabilmek için belirli şartların oluşması gerekiyor. Bu şartlar engellilik oranına göre değişiklik gösteriyor. Engellilik oranı %90’ın üzerinde olanlar ile altında olanlar şeklinde bir ayrıma gidersek konuyu daha net anlatabiliriz.

 

ENGELLİLİK ORANI %90 VE ÜZERİ OLANLAR

87.03 tarife pozisyonunda yer alan, 1600 cm³ veya altında motor silindir hacmine sahip binek otomobil, panelvan, pick-up, arazi taşıtı, ATV, jeep, steyşın vagon, vb. taşıtların,

  • 87.04 tarife pozisyonunda yer alan, eşya taşımaya mahsus, 2800 cm³ veya altında motor silindir hacmine sahipvan,panelvan, kamyonet,pick-up, vb. taşıtların,
  • 87.11 tarife pozisyonunda yer alan, motor silindir hacmine bakılmaksızın, motosikletlerin

engellilik derecesi %90 veya daha fazla olan malul veya engelliler tarafından beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabı ÖTV’den müstesnadır. Bu istisnadan yararlanmak için taşıtın özel tertibatlı olması, malul veya engellinin taşıtı bizzat kullanması şartları aranmaz.

 

ENGELLİLİK ORANI %90 VE ÜZERİ İSE TAŞIT NASIL ALINIR?

Yetkili sağlık kurumlarından alınmış, engellilik derecesinin %90 veya daha fazla olduğuna dair engelli sağlık kurulu raporunun aslı veya noter onaylı örneğinin ÖTV mükellefine ibraz edilmesi suretiyle, taşıtın ilk iktisabında ÖTV uygulanmaması talep edilir. ÖTV mükellefleri, bu istisna kapsamındaki taşıt tesliminde hesaplanan ÖTV tutarını, fatura bedeline dâhil etmez, ancak fatura bedeline dâhil edilmeyen bu tutarı düzenlenen faturada “ÖTV Kanununun 7/2 Maddesi Kapsamında Hesaplanıp Fatura Bedeline Dâhil Edilmeyen ÖTV Tutarı ……………. TL’dir.” şerhi ile gösterir.

İstisna uygulanarak ilk iktisap kapsamında teslim edilen taşıtlar için de mükellefler tarafından (2A) numaralı ÖTV Beyannamesi verilir, ancak beyannamede ÖTV hesaplanmaz.

Satış faturasının, aslının aynı olduğu işletme yetkililerince imzalanarak ve kaşe tatbik edilerek onaylanmış fotokopisi ile engelli sağlık kurulu raporunun aslı veya noter onaylı örneği taşıtların ilk iktisabının yapıldığı motorlu araç ticareti yapanlar tarafından (2A) numaralı ÖTV Beyannamesinin verildiği günü takip eden günün mesai saati bitimine kadar bir dilekçe ekinde beyannamenin verildiği vergi dairesine verilir.

Vergi dairesince, beyanname ve söz konusu belgeler incelenerek istisna uygulandığını gösteren “ÖTV Ödeme Belgesi” mükellefe verilir.

Engellilik durumlarının taşıtları bizzat kullanamayacak ve sürekli olarak tekerlekli sandalye veya sedye kullanmalarını gerektirecek nitelikte olduğunu, yetkili sağlık kurumundan alınmış engelli sağlık kurulu raporuyla tevsik eden ve engellilik derecesi %90 veya daha fazla olan malul veya engelliler tarafından, beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabı ÖTV’den istisna edilmiştir. Taşıtta, ilk iktisaptan önce tekerlekli sandalye veya sedye ile binilmesine ve seyahat edilmesine uygun tertibat yaptırılması zorunludur.

 

ENGELLİLİK ORANI %90’IN ALTINDA OLANLAR

87.03 tarife pozisyonunda yer alan, 1600 cm³ veya altında motor silindir hacmine sahip binek otomobil, panelvan, pick-up, arazi taşıtı, ATV, jeep, steyşın vagon, vb. taşıtların,

  • 87.04 tarife pozisyonunda yer alan, eşya taşımaya mahsus, 2800 cm³ veya altında motor silindir hacmine sahipvan,panelvan, kamyonet,pick-up, vb. taşıtların,
  • 87.11 tarife pozisyonunda yer alan, motor silindir hacmine bakılmaksızın, motosikletlerin

bizzat kullanmak amacıyla engelliliğine uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malul veya engelliler tarafından ilk iktisabı ÖTV’den müstesnadır. Bu istisnadan yararlanabilmek için taşıtın özel tertibatlı ve malul veya engelli tarafından bizzat kullanılması şarttır.

Debriyaj, fren, gaz pedalları ile vites kolu taşıtı hareket ettirici aksan olarak kabul edilir. İlk satın alımdan önce özel tertibatın kalıcı olarak yerleştirilmesi ve engellilik ile uyumlu olması gerekmektedir. Taşıtın otomatik vitesli olması, engelliliğe uygun hareket ettirici özel tertibat yaptırılması şartının aranmasına engel değildir. Öte yandan manuel vitesli araçlarda vites kolu veya debriyajı özel tertibat yapılmadan kullanamayacak durumda olanlar için otomatik vitesli taşıtlar, özel tertibatlı olarak kabul edilir. Engellinin özel tertibat yapılan taşıtları kullanabileceği hususu, ibraz edilmesi zorunlu olan sağlık raporunda açıkça belirtilmelidir.

 

ORAN %90’IN ALTINDAYSA TAŞIT NASIL ALINIR?

Özel tertibatlı veya özel tertibat yaptırılan taşıtların maluliyeti veya engelliliği ile kullanabileceğine dair engelli sağlık kurulu raporunun aslı veya noter onaylı örneği ile “H” sınıfı sürücü belgesinin ÖTV mükellefine ibraz edilmesi suretiyle, taşıtın ilk iktisabında ÖTV uygulanmaması talep edilir. ÖTV mükellefleri, bu istisna kapsamındaki taşıt tesliminde hesaplanan ÖTV tutarını, fatura bedeline dâhil etmez, ancak fatura bedeline dâhil edilmeyen bu tutarı düzenlenen faturada “ÖTV Kanununun 7/2 Maddesi Kapsamında Hesaplanıp Fatura Bedeline Dâhil Edilmeyen ÖTV Tutarı ……………. TL’dir.” şerhi ile gösterir.

İstisna uygulanarak ilk iktisap kapsamında teslim edilen taşıtlar için de mükellefler tarafından (2A) numaralı ÖTV Beyannamesi verilir, ancak beyannamede ÖTV hesaplanmaz.

Beyannamenin verildiği günü takip eden günün mesai saati bitimine kadar bir dilekçe ekinde;

  • Alıcının (malul veya engellinin), maluliyeti veya engelliliği ile özel tertibat yaptırılan taşıtları kullanabileceğine dair engelli sağlık kurulu raporunun aslı veya noter onaylı örneği,
  • Bizzat kullanım amacıyla, taşıtın hareket ettirici aksamında engelliliğe uygun olarak tadilat yapıldığına dair teknik belgenin aslı veya noter onaylı örneği,
  • Alıcının (malul veya engellinin) “H” sınıfı sürücü belgesinin fotokopisi,
  • Satış faturasının, aslının aynı olduğu işletme yetkililerince imzalanarak ve kaşe tatbik edilerek onaylanmış fotokopisi

mükellef tarafından, beyannamenin verildiği vergi dairesine verilir. Otomatik vitesli taşıtların özel tertibatlı olarak kabul edildiği hallerde, beyannamenin verildiği vergi dairesine,  taşıtın engelliliğe uygun olarak tadil edildiğine dair teknik belge yerine taşıtın otomatik vitesli olduğuna dair uygunluk belgesinin aslı veya noter onaylı örneği verilir. Vites kutusuna ait bilgilere uygunluk belgesinde yer verilmeyen taşıtlarda, uygunluk belgesi yerine taşıtın otomatik vitesli olduğuna dair ÖTV mükellefinden yazılı beyan alınır.

Vergi dairesince beyanname ve söz konusu belgeler incelenerek, taşıtın, ibraz edilen raporda yazılı engelliliğe uygun özel tertibatlı olduğu tespit edilir. Bu tespit üzerine, istisna uygulandığını gösteren “ÖTV Ödeme Belgesi” mükellefe verilir.

Yukarıda yazılı şartları taşıyan engelli vatandaşlarımızın, araç alımlarında ÖTV den muaf olduğu unutulmamalıdır. Bazı durumlarda vergi daireleri, hakkı olmasına rağmen araç almak isteyen engellileri ÖTV den muafiyet sağlamamakta ve hak kaybına neden olmaktadır. Vergi dairesine başvuru sonucu red cevabı alanların gecikmeden Vergi Hukuku’nda ve engelli mevzuatında uzman hukukçulara danışmalarını tavsiye ediyoruz.

 

                                                                                                           ENER AVUKATLIK BÜROSU

 

 

 

 

 

MİRASÇILIK BELGESİNİN TENFİZİ İSTENEMEZ

Mirasçılık belgesi, murisin mirasçılarını gösterir belgedir. Mirasçılık belgesi almaya yetkili kişiler tarafından noterler veya Sulh Hukuk Mahkemesi’nden temin edilebilir. Yabancı ülke makamlarından temin edilen  veraset belgesinin Türkiye’de tenfizi mümkün değildir. Niteliği itibariyle aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olan veraset belgesinin kesinleşmesi mümkün olmadığından tenfizi de mümkün değildir.

Diğer yandan tenfiz ile görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup veraset ilamının tenfizinin Sulh Hukuk Mahkemesi’nden istenmesi de kamu düzenine aykırılık teşkil eder. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan, Mahkemece resen gözetilmesi gerekir. İlişikteki içtihatta bu husus değerlendirilmiştir.

İçtihat için tıklayınız; mirascilik-belgesinin-tenfizi-istenemez

İŞ KAZASI DURUMUNDA NELER TALEP EDEBİLİRSİNİZ?

 İŞ KAZASI DURUMUNDA NELER TALEP EDEBİLİRSİNİZ?

 

Sürekli iş göremezlik nedir?

Önceki yazımızda anlattığımız geçici iş göremezlik durumunda bulunan sigortalıya sağlanan sağlık yardımı ve tedavi sonucunda, sigortalı çalışma gücünü yeniden kazanamamışsa sürekli iş göremezlikten söz edilir.

 

Sürekli iş göremezlik ödeneği ve yararlanma koşulları nelerdir?

Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulu’nca, iş kazası veya meslek hastalığı sebebiyle meslekte kazanma gücü en az %10 azalmış olan sigortalı, sürekli iş göremezlik ödeneğine hak kazanır. Geçici iş göremezlik ödeneğinden farklı olarak; bu ödenekte belli bir sigortalılık süresi, prim ödenen gün sayısı ve yaş faktörleri göz önüne alınmaz.

4/b kapsamında olanlar ile tarım ve orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışanların yararlanabilmesi için genel sağlık sigortası da dahil prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması gerekmektedir.

 

Peki, iş kazası geçirmeniz durumunda kimlere hangi davaları açabilirsiniz?

 

Tazminat Davaları

İş kazası geçiren işçi veya işçinin yakınlarının işverene karşı açabileceği maddi ve manevi tazminat davalarıdır. Maddi tazminat davasının konusunu; tedavi giderleri, iş göremezlik sebebiyle oluşan gelir kaybı ve ölümlü kazalarda destekten yoksun kalma tazminatı oluşturmaktadır.

 

Maddi Tazminat Davası

İşçinin en temel hakkı beden, sağlık ve yaşam bütünlüğünün korunmasıdır. Bu çerçevede işveren, gerekli tüm önlemleri almalıdır. İşverenin koruma amaçlı önlemleri almaması veya yasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle işçi zarara uğramışsa, işveren bu zararların tazminiyle yükümlüdür. İş kazası meydana gelmesi halinde;

  1. İş kazası sebebiyle işçinin yaptığı tedavi giderleri,
  2. İş kazası sebebiyle belirli bir süre çalışamamaktan doğan zararlar,
  3. İşçinin iş kazası sebebiyle sürekli iş göremezlik sebebiyle uğradığı gelir kaybı ve
  4. İş kazası sebebiyle ölüm meydana gelmiş ise, ölenin yakınlarının talep edeceği destekten yoksun kalma tazminatı

İş kazası sebebiyle işçilerin açacağı maddi tazminat davalarının konusunu oluşturacaktır. İş kazası sebebiyle SGK tarafından işçiye ödenen ücretler, işverence ödenecek tazminattan mahsup edilecektir.

Zarara uğrayan işçi, taleplerini, sorumlulardan her birinden ya da tamamından müteselsil sorumluluk hükümlerine dayanarak isteyebilir.

 

Manevi Tazminat Davası

Manevi tazminat davasının konusunu, bir haksız fiil sebebiyle ilgili kişilerde oluşan manevi yıpranma oluşturur. İş kazası durumunda, manevi yıpranma, elem, keder, üzüntünün kaynağı iş kazasıdır. Esasen iş kazası eğer işverenin kusurundan ileri gelmemişse, işverenden manevi tazminat talebinde de bulunulamayacaktır. İşvereni manevi tazminat ödeme yükümlülüğü altına sokan, gerekli önlemleri almamış olması sebebiyle bir iş kazasının meydana gelmesi ve bu kaza sebebiyle bir çalışanın vücut bütünlüğünün zarara uğramasıdır. İş kazası geçirmeniz durumunda maddi taleplerinize ilişkin açacağınız davaların yanında işveren ve ilgili diğer kimseler aleyhine manevi tazminat davası da açabileceğinizi unutmayın.

 

İş Kazası Sebebiyle Açılacak Davalarda Yetkili Mahkeme

İş kazası sebebiyle açılacak tazminat davaları, işverenin ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi, iş yerinin bulunduğu yer mahkemesi ya da iş kazasının meydana geldiği yer mahkemesinde açılabilir.

 

İş kazaları, İş Hukuku’nu ve Sosyal Güvenlik mevzuatını ilgilendiren ve önemli tazminat taleplerini içinde barındıran davaların konusunu oluşturmaktadır. İş kazası yaşamanız durumunda, mutlaka İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku’nda uzman bir büroyla iletişime geçerek haklarınızı öğrenmeniz, hak kaybı yaşamamanız açısından çok önemlidir.

 

                                                                                                                                        ENER AVUKATLIK BÜROSU

İŞ KAZASINA UĞRAYANLAR! ÖDENEK ALMANIN ŞARTLARI

İŞ KAZASINA UĞRAYANLAR! ÖDENEK ALMANIN ŞARTLARI

İş hayatında sıkça karşılaşılan ve sonuçları itibariyle oldukça mühim bu durum hakkında yeteri kadar bilgi sahibi miyiz? İşte bu yazıda iş kazalarına ve meslek hastalıklarına dair bilgiye ulaşacak, devamı yazılar ile de hangi haklara sahip olduğunuzu öğrenebileceksiniz.

İş Kazası nedir?

  • Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
  • İşveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla,
  • Sigortalının işveren tarafından görevle başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
  • Emzikli kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
  • Sigortalıların işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında

meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren olaydır.

İş kazasının işveren tarafından, kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma da en geç kazadan sonraki 3 iş günü içinde bildirilmesi zorunludur. Ancak, bu süre, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde, iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlar. Bildirim işveren tarafından yapılmamış ise kazalı işçi tarafından yerine getirilmelidir.

 

Geçici iş göremezlik nedir?

Sigortalının iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurulu raporlarında belirtilen istirahat süresince geçici olarak çalışamama halidir.

 

Geçici iş göremezlik ödeneği nedir?

İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde kanunda belirtilen geçici iş göremezlik sürelerinde SGK tarafından verilen ödenektir.

 

 Kimlere Geçici İş Göremezlik Ödeneği Ödenir?

 İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için,

  1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü ve 5 inci maddesi kapsamındaki sigortalılardan hastalık sigortasına tabi olanların iş kazası geçirmeleri durumunda,
  1. Hastalık sebebiyleiş göremezliğe uğramaları halinde, iş göremezliğin başladığı tarihten önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla geçici iş göremezliğin üçüncü gününden başlamak üzere her gün için,
  1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun kapsamında kisigortalı kadının analığı halinde geçici iş göremezlik ödeneği ödenir.

 

Geçici İş Göremezlik Ödeneğinin Şartı Nedir?

5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlara, iş kazası veya meslek hastalığı ya da analık hallerinde genel sağlık sigortası da dahil prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması şartıyla yatarak tedavi süresince veya yatarak tedavi sonrası bu tedavinin gereği olarak istirahat raporu aldıkları sürede her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verilir. Ancak doğum öncesi ve sonrası geçici iş göremezlik ödeneği ödenebilmesi için yatarak tedavi şartı aranmaz.

İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve sigortalı kadının analığı halinde, verilecek geçici iş göremezlik ödeneği, yatarak tedavilerde Kanunun 17 inci maddesine göre hesaplanacak günlük kazancının yarısı, ayakta tedavilerde üçte ikisidir.

Bir sigortalının, aynı zaman içinde ve aynı sigortalılık haline tabi olacak şekilde birden fazla iş yerinde çalışması halinde, ödeneklere esas tutulacak günlük kazancının tespitinde, üst sınır dikkate alınarak her bir iş yeri için ayrı ayrı bulunacak günlük kazançların toplamı ödeneğe esas günlük kazancını oluşturur. Ayrıca, bir sigortalıda iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinden birkaçı birleşirse geçici iş göremezlik ödeneklerinden en yükseği verilir.

Genel anlamda iş kazası, meslek hastalığı ve analık hallerinin tanımları ve bu hallerde işçilere ödenen geçici iş görmezlik ödeneğinin şartları hakkında bilgi içeren bu yazının devamında, sürekli iş görmezlik halleri, işçilerin iş azası durumlarında sahip olduğu haklar ve açılabilecek davalara ilişkin daha detaylı bilgilere bir sonraki yazımızda ulaşabilirsiniz.

                                                                                                                                      ENER AVUKATLIK BÜROSU

 

İletişim

Hukuki konularda aklınıza takılan sorular mı var? Bize yazın cevaplayalım.