YURT DIŞINDAKİ İNŞAAT İŞLERİ BELİRSİZ SÜRELİ KABUL EDİLDİĞİNDEN TAZMİNAT TALEP EDEBİLİRSİNİZ

 YURT DIŞINDAKİ İNŞAAT İŞLERİ BELİRSİZ SÜRELİ KABUL EDİLDİĞİNDEN TAZMİNAT TALEP EDEBİLİRSİNİZ

Özellikle Türk işçilerin yurt dışı çalışmaları sebebiyle işverenlerle sıkça karşı karşıya geldiği görülmektedir. Yaşanan problemlerin başında, işçinin tazminatsız işten çıkarılması, işe amade olmasına karşın iş verilmeyerek ücretinin ödenmemesi, sosyal haklarının kullandırılmaması gelmektedir.

İş sözleşmelerinin belirli süreli olduğu öne sürülerek süre bitince ya da proje sonuçlanınca kıdem ve ihbar tazminatı ödenmeden Türkiye’ye geri gönderilmektedir.

Unutulmamalıdır ki, yurtdışı müteahhitlik işlerinin, belirli süreli yapılamayacağı Yargıtay tarafından kesin kabul edilmiş ve bu konuda içtihat birliği sağlanmıştır. Aşağıda benzer olayda Yargıtay’ın verdiği karar yer almaktadır:

                                                                                                         

“…Davacı, davalı işyerinde kalıpçı ustası olarak 23.8.2002-19.11.2002 tarihleri arasında çalışmıştır. İş Kanunu uyarınca asıl olan taraflar arasında yapılan iş sözleşmesinin belirsiz süreli oluşudur. Hangi durumlarda belirli süreli iş sözleşmesi yapılacağı yukarda açıklanmıştır. Son zamanlarda Dairemizin genel görüşü yurtdışı müteahhitlik işlerinde işçiyle işveren arasında yapılan iş sözleşmelerinin belirsiz süreli olduğu kabul edilmiştir(Dairemizin 29.1.2013 gün 2011/42481 E. 2013/3360 K., 28.5.2013 gün ve 2011/45659 E. 2013/16114 K. sayılı karaları)…”

(YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ E. 2013/6178 K. 2013/17934 T. 11.6.2013)

                                                                                                         

 

Buna göre, bir Türk firmasının yurtdışındaki bir inşaat işinde çalışan işçilerin, sözleşmeleri belirli süreli de olsa, kıdem tazminatına hak kazanacaktır.

Burada önemli olan iki kıstas vardır:

  1. İşçi ve işveren Türk olacak
  2. İşçinin en az 1 yıllık çalışması olacak

Bu şartları taşıyan işçiler işveren tarafından işten çıkarıldıkları takdirde, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanacaktır. Yasadan kaynaklanan işveren için haklı fesih halleri saklıdır.

Diğer yandan, haklı sebebi bulunan işçiler de, iş sözleşmesinin HAKLI SEBEPLE FESHEDEREK kıdem ve ihbar tazminatını talep edebileceklerdir.

 

YURT DIŞI ÇALIŞMALARINDA HANGİ ÜLKE HUKUKU UYGULANIR?

Açılan davalarda, işverenler her ne kadar iş ilişkisinin yabancılık unsuru taşıdığını iddia ederek yabancı hukukun uygulanmasını talep etseler de, Kanunun emredici hükmü ve yerleşik içtihatlar, Türk Hukukunun uygulanacağını göstermektedir. Benzer bir olayda verilen karar aşağıda alıntılanmıştır:

                                                                                                                     

“…Davacı Türk uyruklu ve davalı da Türk Ticaret Sicilinde kayıtlı işveren olup, millilik ve iş hukukunun emredicilik ilkesi gereğince kıdem ve ihbar tazminatı hükümlerinde olduğu gibi yıllık ücretli iznin de Türk Hukuk Mevzuatı uygulanarak belirlenmesi gerekir…”

                                                                                                                

Yurt dışında aynı şirkette birden fazla çalışmanız var ve her biri benzer sebeplerle sona ermiş fakat tazminatınız ödenmemişse, tüm bu çalışmalarınız toplanarak toplam süre üzerinden kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanırsınız. Yeter ki, her çalışmışlık arasında 10 yıldan fazla zaman olmasın.

İş Hukuku ve özellikle yurtdışında yapılan çalışmalara ilişkin davalar, uzmanlık gerektiren alanlardandır. Bu sebeple, benzer bir durumla karşı karşıya kalırsanız, mutlaka BU ALANDA UZMANLAŞMIŞ bir avukatlık bürosundan hukuki destek almanız yararınıza olacaktır.

 

ENER AVUKATLIK BÜROSU

ŞARTA BAĞLI HAKARET OLMAZ

 ŞARTA BAĞLI HAKARET OLMAZ

Hakaret ancak kasten işlenebilen bir suçtur. Bundan dolayı kişinin bu fiili işlerken suçun kanuni tanımındaki unsurları bilerek ve sonucunu isteyerek hareket etmesi gerekir. Hakaret edilen kişinin ismi açıkça söylenmemiş olsa dahi anlaşılması konusunda herhangi bir tereddüte yer vermiyorsa yine suç işlenmiş sayılır. Ancak şarta bağlı hakaret olmaz. Hani tartışma sırasında, “Bak görürsün gideceğim…” diyen birine, karşındakinin; “…gitmezsen şerefsizsin!!..” derse, suç oluşur mu? Yargıtay oluşmaz diyor. İşte o karar;

                                                                                                                                             

T.C.

YARGITAY 18. CEZA DAİRESİ 2015/11227 K. 2016/14515 T. 19.9.2016

ÖZET : Katılanın sanığa göndermiş olduğu mesajda hakkını helal etmeyeceğine yönelik ifadesine sanığın “…bende hakkın varsa Allah rızası için etme, edersen şerefsizsin…” diyerek karşılık verdiğinin anlaşılması karşısında, isnadın şarta bağlı veya bir olasılık halinde dile getirildiği, hakaret etme kastıyla hareket edilmediği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi hatalıdır.

DAVA : Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

KARAR : Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;
Katılanın sanığa göndermiş olduğu mesajda hakkını helal etmeyeceğine yönelik ifadesine sanığın “…bende hakkın varsa Allah rızası için etme, edersen şerefsizsin…” diyerek karşılık verdiğinin anlaşılması karşısında, isnadın şarta bağlı veya bir olasılık halinde dile getirildiği, hakaret etme kastıyla hareket edilmediği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,

SONUÇ : Kanuna aykırı ve sanık S. E.’ın ve katılan H. H. O. vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki isteme uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

                                                                                                                                             

Peki ya birisi; “Allah belanı versin, gün yüzü görme inşallah!!!” derse, durum değişir mi?

                                                                                                  ENER AVUKATLIK BÜROSU

YENİ ANAYASA’NIN GETİRDİKLERİ

YENİ ANAYASA’NIN GETİRDİKLERİ

10 Aralık 2016 tarihinde 316 imzayla meclise sunulan yeni anayasa teklifi mevcut düzen açısından çeşitli değişiklikleri içinde barındırmaktadır. Değişiklik teklifinde Anayasamızın 70 maddesinde değişiklik yapan 21 madde bulunmaktadır. Özellikle Cumhurbaşkanı’nın görev ve yetkileri açısından önemli değişiklikler göze çarpıyor.  Öne çıkan değişikliklerin başında; yürütme yetkisinin Cumhurbaşkanı’na devri ve Başbakanlık makamının kaldırılması gelmektedir. Böylelikle getirilmesi planlanan başkanlık sistemi ile aynı özellikleri taşıyan “cumhurbaşkanlık” sisteminde Cumhurbaşkanı hem devletin hem de yürütmenin başı olacaktır. Diğer göze çarpan değişikliklere genel anlamda bakacak olursak;

 

*Milletvekili seçilme yaşının 25’ten 18’e indirilmesi öngörülmektedir.

 

*Milletvekili sayısı 550’den 600’e çıkarılacaktır. 

 

*Teklifte, HSYK açısından da önemli bir değişikliğe yer verilmektedir. Buna göre 22 üyesi olan HSYK artık 12 üyeden oluşacak; üyelerinin yarısını TBMM, diğer yarısını Cumhurbaşkanı seçecektir.

 

*Meclis seçimi ile cumhurbaşkanlığı seçimi 5 yılda bir ve aynı tarihte yapılacak, bunun yanında seçilecek cumhurbaşkanı parti üyesi ve parti başkanı olabilecektir.

 

*Cumhurbaşkanı 6 ayı geçmemek üzere olağanüstü hâl ilan edebilecektir. (savaş ve kalkışma hallerinde)

 

*Cumhurbaşkanı hakkında, bir suç işlediği iddiasıyla TBMM üye tam sayısının salt çoğunluğunun vereceği önergeyle soruşturma açılması istenebilecektir. Eğer soruşturma açılırsa, hakkında soruşturma kararı bulunan cumhurbaşkanı seçim kararı alamayacak aynı zamanda Yüce Divan tarafından, seçilmeye engel bir suç sebebiyle mahkum edilir ise, cumhurbaşkanının görevi sona erecektir.

 

*Cumhurbaşkanı milli güvenlik politikalarını belirleyecek ve gerekli önlemleri alabilecek, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kullanılmasına karar verebilecek ayrıca Türk Silahlı Kuvvetleri Başkomutanlığı’nı temsil edecektir.

*Cumhurbaşkanı yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkartabilecektir.

* TBMM’nin yanı sıra cumhurbaşkanı da seçimlerin yenilenmesine karar verebilecek.

 

İşte o anayasa değişikliği teklifin metni:

OKUL AİLE BİRLİĞİ İLE İLGİLİ SORUNLAR VE ÇÖZÜM YOLLARI

OKUL AİLE BİRLİĞİ

OKUL AİLE BİRLİĞİ SADECE

YÖNETMELİKTE BELİRTİLEN İŞLERE TARAF OLABİLİR

Millî Eğitim Bakanlığı Okul-Aile Birliği Yönetmeliği’nin 5. Maddesi ile Okul Aile Birlikleri’nin tüzel kişiliği olmadığı belirtilmiştir. Tüzel kişiliğin bulunmamasının sonucu olarak; yönetmelik ile yüklenen görev ve sorumluluklar ile tanınan haklarla ilgili olanlar hariç iş, işlem ve sözleşmelere taraf olamaz. Bu sebeple; sadece kiralama sözleşmeleri, mal ve hizmet alım sözleşmeleri ve istihdam ettiği kimselerle ilgili sözleşmelerle sınırlı olmak üzere sözleşme yapabilir ve bu sözleşmelerden kaynaklı uyuşmazlıklarda husumet (yani davada taraf olma) ehliyetine sahip olabilir.

                                                                                                                                             

OKUL AİLE BİRLİĞİ’NİN GÖREVLERİ

  1. Öğrencilerin Türk millî eğitiminin genel ve özel amaçları ile temel ilkeleri ve millî manevi değerler doğrultusunda yetiştirilmeleri için okul yönetimi, öğretmenler, veliler ve ailelerle iş birliği yapmak,
  2. Okulun amaç ve hedeflerinin gerçekleştirilmesine, eğitimde kalite ve başarı için okulun stratejik plan çalışmalarına ve uygulamasına destek olmak, eğitimde fırsat eşitliğine imkân vermek ve öğretmenler kurulunca alınan kararların uygulanmasını desteklemek amacıyla velilerle iş birliği yapmak (Öğretmenler kurulunun aldığı kararları yaptırım gücüne sahiptir.)
  3. Öğrencilerin başarısını artırmak amacıyla okul yönetimince planlanan kurs, sınav, seminer, müzik, tiyatro, spor, sanat, gezi, kermes ve benzeri eğitim faaliyetlerinin düzenlenmesine katkı sağlamak.
  4. Okul yönetimiyle iş birliği yaparak eğitim ve öğretim faaliyetleri dışındaki zamanlarda okulun derslik, spor salonu, kütüphane, laboratuvar ve atölyeleri gibi eğitim ortamlarının değerlendirilmesine katkı sağlamak.
  5. Okulun ihtiyaçlarını karşılamak için mal ve hizmet satın almak, bu hizmetlere ilişkin sosyal güvenlik primi, vergi ve benzeri ödemelerin yapılmasını sağlamak.
  6. Millî bayramlar, belirli gün ve haftalar ile kültürel yarışmaların düzenlenmesi giderlerine katkıda bulunmak.
  7. Okula yapılan ayni ve nakdî bağışları kabul ederek kayıtlarını tutmak, sosyal, kültürel etkinlikler ve kampanyalar düzenlemek, şartlı bağışları amacına uygun olarak kullanmak.
  8. Kantin ve benzeri yerleri işlettirmek veya işletmek. (Okul Aile Birliği için en önemli gelir getirici faaliyet, kantin ve bunun gibi yerlerin kiraya verilerek gelir elde edilmesidir. Okul Aile Birliği bizzat kantini işletebileceği gibi üçüncü şahıslara işletilmek üzere kiraya verebilir, bu sayede kira geliri elde edebilir.)
  9. Okul yönetimi ile iş birliği yaparak, imkânları yeterli olmayan öğrencilere maddi ve manevi destek sağlamak, aynı amaçla kardeş okullara da katkıda bulunmak.
  10. 28/8/2007 tarihli ve 26627 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Okul Servis Araçları Hizmet Yönetmeliği’nde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmek.
  11. Eğitim ve öğretimle ilgili kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapmak.
  12. Eğitim ve öğretimi geliştirmek amacıyla oluşturulan çalışma komisyonlarına katkı sağlamak.
  13. Ulusal ve uluslararası projelere katılmak ve proje amaçlarının gerçekleşmesine katkıda bulunmak.
  14. Eğitim ve öğretimle ilgili diğer etkinliklere destek olmak

                                                                                                                                              

Okul Aile Birliği Yönetim Kurulu, eğitim ve öğretim kalitesinin artırılması için yaşanan güçlüklerin giderilmesi adına okul müdürlüğü ve velilerle iş birliği yapabilir. (Madde 13) Ancak bu iş birliği yine iradi olup velilerin zorlanması suretiyle yapılamayacaktır. Nitekim, okul aile birliğinin işlevi, eğitimdeki güçlüklerin giderilmesine katkı sağlamaktan ibarettir. Eğitimdeki kalitenin artırılması ve yaşanan güçlüklerin aşılmasında asıl görevli ve sorumlu devlet olduğundan, karar alma ve yaptırım uygulama yetkisi de yine idarededir. Okul Aile Birliği’nin faaliyetleri çerçevesinde yapılacak iş birliklerinde gönüllülük esas olup bu anlamda öğrenci ve velilere yaptırım uygulanması, yönetmelik çerçevesinde mümkün görünmemektedir.

                                                                                                                                             

OKUL AİLE BİRLİĞİ’NİN GELİRLERİ

  1. Ayni, nakdî, şartlı/şartsız bağış ve yardımlar
  2. Okulların bünyesindeki kantin ve benzeri yerlerin işlettirilmesi, gerektiğinde işletilmesinden elde edilen gelirler,
  3. Kamu kurum ve kuruluşları, özel hukuk tüzel kişilikleri ve gerçek kişilerin, örgün ve yaygın eğitim kurumları bünyesinde eğitim ve öğretimin yapıldığı saatler dışında gerçekleştirecekleri sosyal, kültürel, sportif, kurs, proje, sınav, toplantı, kampanya ve benzeri gelir getirici etkinliklerinden sağlanan gelirler,
  4. Diğer gelirlerden oluşur. (Diğer gelirlerden maksat ne olduğu yönetmelikte belirtilmemiştir Ancak kanımca, okul duvarı veya cephesine reklam alınması gibi hususlar bu kapsamda değerlendirilebilir. Ayrıca diğer gelirler diyerek okul aile birliğinin gelirlerini kısıtlamama yoluna gidilmiş olup isabetlidir.)

 

Yönetmeliğin 15. Maddesinin 2. Fıkrasında; “Birlikler, velileri hiçbir surette bağış yapmaya zorlayamaz, okul kayıt döneminde bağış ve yardım toplayamaz. Ayrıca Bakanlık tarafından yürütülen proje ve yapılan protokoller kapsamında okul ve kurumlarda yapılacak faaliyetlerden ücret talep edilemez.” Denmek suretiyle, velilerden okulun ihtiyaçlarını gidermek için veya başkaca amaçlarla zorla para toplanamayacağı belirtilmiştir.

Bu kapsamda, gerek okul temizliği gerek de öğrencilerin yemek, sosyal alan, laboratuvar, bilgisayar odası gibi ihtiyaçlarını gidermek adına dahi olsa, velilerden zorla para alınamayacaktır. Okul Aile Birliği tarafından yapılmak istenen yenilikler ve uygulamalar, her ne kadar öğrencilerin ihtiyaçlarını gidermeye ve gelişimine katkı sağlayacak olsa da, öğrenci ve velilere maddi yükümlülükler getirilemez. Sosyal Devlet ilkesinin gereği olarak devlet öğrencilere eğitimde fırsat eşitliğini ve çağdaş standartlarda eğitim alma hakkını sunmak zorundadır. Bu yükümlülük, Okul Aile Birliği’ne ait olmadığı için, bu hususlarda yaptırım uygulaması da mümkün değildir. Devletin bu sorumluluğunu layıkıyla yerine getirememesi, Okul Aile Birliği’ne bu yönde bir misyon yüklemediği gibi yaptırım gücü de vermez.

                                                                                                                     

(Bağışlar mümkün olduğunca banka hesabına yatırılmalıdır. Mümkün olmadığı durumlarda elden makbuz karşılığı bağış kabul edilebilir. Bu durumda da; elden alınan bağış en geç 5 iş günü içinde birliğin hesabına yatırılmalıdır. Bağışlar Okul Aile Birliği için en önemli ve sıkıntılı durumdur. Çünkü bağışların kayıt altında tutulmaması veya belgelendirilememesi cezai sorumlulukla sonuçlanabilir. Bu bağlamda gelirlerin harcanması noktasında da, yönetmelikte belirtilen usule uyulmalıdır.)

Yönetmeliğin 16. Maddesinin 3. Fıkrası; “Nakdi bağışların öncelikle birliğin banka hesabına yatırılması sağlanır, mümkün olmadığı durumlarda gelir makbuzu karşılığında kabul edilir. Belge karşılığı elden alınan bağışlar en geç beş iş günü içinde birliğin banka hesabına yatırılır.

                                                                                                                                             

GELİRLERİN HARCANMASI

MADDE 18 – (1) Birlik gelirlerinin; okulun bütçe disiplini çerçevesinde, eğitim ve öğretim giderleri ile maddi imkânlardan yoksun öğrencilerin zorunlu ihtiyaçlarına harcanması esastır. Tüm harcamalar, birlik yönetim kurulunun kararı ile yapılır. Okul için gerekli ihtiyaç ve harcamalar için okul yönetiminden yazılı talep alınır. Mal ve hizmet alımları birlik yönetim kurulu üyeleri veya uzmanlık gerektiren işlerde okul aile birliği üyelerinden oluşan en az üç kişilik bir komisyon marifetiyle yapılır.

(Yapılan mal ve hizmet alımının geçerli olması için bu kurala uymak gerekir. Aksi takdirde, işlem yapan kişinin şahsi sorumluluğu ve hatta cezai sorumluluğu doğabilir.)

(2) Birliğin banka hesabındaki paralar, birlik başkanı ve muhasip üyenin müşterek imzasıyla çekilir. Birlik başkanının bulunmadığı durumlarda başkan yardımcısı yetkilidir.

……

(5) Birlik başkanı elde edilen gelirler, alınan bağışlar ve yönetim kurulu kararlarıyla yapılan harcamalara ilişkin bilgileri okul müdürüne her ayın sonunda yazılı olarak bildirir.

                                                                                                                                             

Kantin veya benzeri yerin işletilmesi kararı verilmesi halinde, kiraya verme prosedürü yönetmelikte detaylı olarak anlatılmıştır. Buna göre;

  1. Öncelikle kiraya verilecek alanın değerinin tespiti gerekir. Bunun için muhammen bedel tespit komisyonunda değer tespiti yapması istenir.(Yönetmelik; 19. Madde)
  2. Değer tespiti yapıldıktan sonra pazarlık usulü ile ihale edilmesi amacıyla üçüncü kişilere duyurulur. İhalenin nasıl yapılacağına ilişkin;

(Devlet İhale Kanunu Madde 51: – Aşağıda yazılı işlerin ihalesi, pazarlık usulüyle yapılabilir;…

  1. g) Kullanışlarının özelliği, idarelere yararlı olması veya ivediliği nedeniyle kapalı veya açık teklif yöntemleriyle ihalesi uygun görülmeyen, Devletin özel mülkiyetindeki taşınır ve taşınmaz malların kiralanması, trampası ve mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiralanması ve mülkiyetin gayri ayni hak tesisi…

Devlet İhale Kanunu İhalenin ilanı Madde 17 – İhale konusu olan işler aşağıdaki esas ve usullere göre isteklilere ilan yoluyla duyurulur:

  1. İhalenin yapılacağı yerdeki ilanlar: a) Günlük gazete çıkan yerlerde ihaleler, ihalenin yapılacağı yerde çıkan gazetelerde en az bir gün aralıkla yayınlanmak suretiyle iki defa duyurulur. Gazete ile yapılacak ilk ilan ile ihale günü arası 10 günden, son ilan ile ihale günü arası 5 günden az olamaz. b) Günlük gazete çıkmayan yerlerdeki ihalelerde ilan, bu fıkranın (a) bendindeki süreler içinde ilgili idare ile hükümet ve belediye binalarının ilan tahtalarına asılacak yazılar ve belediye yayın araçları ile yapılır. Bu işlemler bir tutanakla belgelenir. Bu yerlerde en çok 7 gün aralıklarla gazete çıkıyorsa ayrıca gazete ile bir defa ilan yapılır.
  2. Diğer şehirlerde yapılacak ilanlar: Tahmin edilen bedeli her yıl Genel Bütçe Kanunu ile belirlenecek miktarı aşan ihale konusu işler (1) numaralı fıkraya göre yapılacak ilanlardan başka, trajı göz önüne alınarak ili Basın-İlan Kurumunca tespit olunacak günlük gazetelerden birinde, ihale tarihinden an az 10 gün önce bir defa daha ilan edilir. 5974
  3. Resmi Gazete ile yapılacak ilanlar: Tahmin edilen bedeli (2) numaralı fıkra uyarınca belirlenecek miktarınüç katını aşan ihale konusu işler, ihale tarihinden en az 10 gün önce bir defada Resmi Gazete’de ilan edilir.
  4. İdareler, işin önem ve özelliğine göre bu ilanları yurt içinde ve yurt dışında çıkan başka gazeteler veya öteki yayın araçları ile de ayrıca yayınlatabilirler.
  5. Pazarlık usulü ile yapılacak ihaleler için idareler, ilan yapıp yapmamakta serbesttirler.
  6. İhale sonucu ihaleyi kazanan üçüncü kişi ile kiralama işlemi valilik/kaymakamlıkça görevlendirilecek il/ilçe millî eğitim müdür yardımcısı/şube müdürü başkanlığında ilgili birlik başkanı, defterdarlık/mal müdürlüğü temsilcisi, gerektiğinde il/ilçe özel idare müdürlüğü temsilcisinin katılımıyla oluşan ihale komisyonunca yapılır.
  7. Kiralama yapacak kişilerde aranan özellikler de yönetmelikte açıkça belirtilmiştir.

                                                                                                                                              

BİRLİKLERİN YAPAMAYACAĞI İŞLER

MADDE 25 – (1) Birlikler, Bakanlık mevzuatına aykırı çalışmalar ile siyasi faaliyet ve kişilere çıkar sağlayıcı iş ve işlemler yapamaz. Birlik yönetim ve denetleme kurulu üyelerine huzur hakkı ve benzeri adlar altında herhangi bir ödeme yapılamaz. Okullardaki defile, sergi ve kermesler, 13/1/2005 tarihli ve 25699 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliğine aykırı yapılamaz.

                                                                                                                                             

KANAATİMİZ

Okul Aile Birliği’nin en önemli gelir kalemi olan kiralamaların nasıl yapılacağı yukarıda izah edilmiştir. Örnek kiralama sözleşmesi de sunum ekinde yer almaktadır. Buna göre, okuldaki öğrencilerin yemek ihtiyaçlarının karşılanması için; yemek de çıkarılan bir kantin işletmesine kiralama yapılabilir. Kiracı ile anlaşılarak belirli bir bedel karşılığında, günün belli saatinde belirlenen çeşit ve sayıda tabldot yemek verilmesi kararlaştırılabilir. Bu sayede, hem talep eden öğrenci ve velilerin yemek hizmetini ÜCRET KARŞILIĞI alması sağlanmış olur, hem de yemek bedelleri münferiden karşılandığı için, okula aile birliği bütçesinden ödenmemiş olur. Böylelikle, muhalif velilerin, Okul Aile Birliği üyeleri hakkında, gelirlerin hukuka aykırı harcandığı iddiasında bulunmasının önüne geçilerek, okul aile birliği başkan ve üyelerinin şahsi sorumluluğunun doğması da engellenmiş olur. Çünkü bu ihtimalde; para Okul Aile Birliği tarafından toplanarak yemek(catering) şirketine verilmeyecek, direk öğrenci veya velileri tarafından kantin işletmecisine verilecektir. Yani Okul Aile Birliği kasasına para giriş ve çıkışı olmayacaktır. Bu yöntem sayesinde, hem ekonomik durumu elverişli olmasına rağmen para vermek istemeyen velilerin kötü niyetine prim tanınmamış olacak, hem de isteyen her veli çocuğuna okulda yemek hizmeti alabilecektir. 9.12.2016

Av. Selçuk ENER

İletişim

Hukuki konularda aklınıza takılan sorular mı var? Bize yazın cevaplayalım.