August 8, 2019 admin

TAŞIYICILAR YÜKÜ TESLİM ALDIKLARI ANDAN TESLİM ETTİKLERİ TARİHE KADAR OLUŞAN ZİYA VE HASARDAN SORUMLUDUR

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2005/13534, K. 2007/492

DAVA : Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.07.2005 tarih ve 2003/979 – 2005/636 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi mümeyyiz davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 11.836.000.000.-TL.nin altında bulunduğundan HUMK.nun 3156 sayılı kanunla değişik 438 nci maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat sigorta poliçesiyle sigortalı bilgisayar emtiasının İngiltere-Türkiye arasında karayolu ile davalılar tarafından taşındığını, Macaristan’da taşımanın bir bölümü tren yoluyla gerçekleştirilirken meydana gelen hırsızlık sonucu 25 adet bilgisayarın eksik çıktığının belirlendiğini ileri sürerek sigortalıya ödenen 20.252 YTL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont oranında faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Kimo Uluslararası Taşımacılık Turizm ve Ticaret Ltd.Şti. vekili, taşımayı fiilen müvekkilinin gerçekleştirdiğini, kota gereği Avusturya-Macaristan arasındaki taşımanın zaruri olarak tren yoluyla yapıldığını, tren ile seyahat sırasında şoförün araçta bulunmasının yasak olduğunu, bu sırada meydana gelen hırsızlık olayında müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı vekili, devlet denetimindeki trende bulunan malların çalınmasından fiili taşımayı gerçekleştirmeyen müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, kabul anlamına gelmemek üzere sorumluluğun sınırlı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan delillere göre, davalı Ulustrans A.Ş.’nin taşımayı üstlendiği, taşımayı fiilen diğer davalının gerçekleştirdiği, Macaristan’dan geçiş sırasında Türkiye’ye uygulanan kota nedeniyle belirli bir güzergahın tren ile geçilmesinin zorunlu tutulduğu, trenle yolculuk sırasında aracın yanında şoförün bulunmasının yasak olduğu, taşıma sonrasında 25 adet bilgisayarın eksik çıktığı, bilirkişi kurulunun ayrık görüşünde davalı taşıyıcıların sorumlu olmadıkları beyan edilmişse de, çoğunluk görüşünde de belirtildiği gibi taşımanın karayoluyla yapılmasına ilişkin anlaşma yapılmasına rağmen taşımanın bir bölümünün tren yoluyla yapılacağının sigortalıya bildirilmediği, bu bildirim yapılsaydı belki de taşıtanın uçakla nakliye gibi rizikoyu önleyecek başka bir yol bulabileceği, CMR Konvansiyonu’nun 17/2 nci maddesindeki önlenmesine imkan olmayan sebepten zararın meydana gelmesi durumunun olaya uygulanamayacağı, zira çok uzun olmayan tren yolu taşımasında TIR’ın kapılarının açılmaması için gerekli önlemler alınmadığı gibi alarm da takılmadığı, malların davalı taşıyıcıların sorumluluğunda taşınmaları sırasında meydana gelen zarardan sorumlu oldukları, taşıma senedinde değer belirtilmediğinden sınırlı sorumluluğun söz konusu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6.433,55 YTL’nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalıların CMR Konvansiyonu’nun 17/1 nci maddesi uyarınca davalı taşıyıcıların yükü teslim aldıkları andan teslim ettikleri tarihe kadar yükte meydana gelen ziya ve hasardan sorumlu bulunmalarına, ayrıca 17/2 nci maddesi gereğince ziya ve hasarın taşıyıcının önlemesine olanak bulunmayan bir sebepten meydana geldiğini kanıtlayamamış olmasına, taşımanın bir bölümünün trenle yapılması gereği nazara alınarak TTK.nun 20 nci maddesi uyarınca bu kesitte hırsızlığı önleyici tüm önlemlerin alınmasının gerekmesine, karar tarihindeki SDR kurunun sınırlı sorumluluğunun üst limitini belirlemeye ilişkin olarak nazara alınması ve bu nedenle halefiyete dayalı davada ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde ve CMR Konvansiyonu’nun 34, 36 ncı maddeleri hükümleri doğrultusunda ilk ve son taşıyıcıya birlikte husumet yöneltilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekillerinin yerinde görünmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 237.61 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 22.01.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tagged: , , , , , , , , ,

İletişim

Hukuki konularda aklınıza takılan sorular mı var? Bize yazın cevaplayalım.