September 22, 2017 admin

CEZA AVUKATI OLMAK…

Bugün enteresan bir ceza duruşmasına girdim. 15 sanıklı bir ceza davası. Salonda kravatsız kimse yoktu.. Sanıkların hepsi Yeminli Mali Müşavir… 10 yılın üzerinde vergi müfettişliği yapmış, ülke genelindeki sayıları sınırlı ve herkesin ulaşamayacağı bir ünvana sahip insanlar topluluğu kısacası. Salon mübarek şampiyonlar ligi 🙂 Mesleği burada bırakmayalım dedim bir an.. 🙂 O derece yani 🙂 Ben de bu saygın insanlardan ikisinin müdafii olarak katıldım duruşmaya.. Müdafaa edecek bir suç yoktu esasen ortada. Hiçbir sanık da yaptığının suç olduğunun farkında değil ayrıca. Daha önce emsal hiçbir karar olmayan, savcı, hakim, avukat hepimizin ilk kez karşılaştığı bir dava.  Herkes sırayla anlattı meramını. Hakime hanım da karşısındakinin saygınlığına itibar edercesine hiç  sözlerini kesmedi. Hiçbir sanık da gereksiz bir laf etmesi aslında..

Öyle bir suç düşünün ki; maddi unsuru belirsiz… Öngördüğü seçimlik hareketlerden birinin ucu nereye çekerseniz oraya gider açıklıkta… Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmesine rağmen inat yaparcasına getirilmiş bir düzenleme.. Şimdiye kadar hiç uygulanmamış bile.. Sanki son kullanma tarihi geçiyormuş da kullanalım boşa gitmesin dercesine ihbarda bulunulmuş idarece…

Mesleğimin önemli anlarından biriydi sanırım. Çünkü kalp atışlarım rekora koşuyordu 🙂 Dayanak mevzuatın tarihçesinden, Anayasa ve Ceza Hukukunun temel prensiplerine aykırılığa kadar irdelediğim ve somut norm denetimine tabi tutulması talebimi de içeren bir oldukça kazuistik bir savunma…

Ben konuştum, herkes dinledi.. Öyle ki, sonrasına bir tek “Gereği Düşünüldü” demek kaldı… Peki ya karar ne çıktı dersiniz???

İletişim

Hukuki konularda aklınıza takılan sorular mı var? Bize yazın cevaplayalım.