August 28, 2019 admin

TAŞIYICININ MALIN EMNİYETLE TAŞINMASINI SAĞLAMAK ÜZERE HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALMASI GEREKLİDİR

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2002/12522, K. 2003/5035

DAVA : Taraflar arasında görülen davada Ankaar Asliye 7.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.09.2002 tarih ve 2001/596 – 2002/475 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, müvekkil şirkete taşıma rizikolarına karşı sigortalı emtianın, davalı tarafından gerçekleştirilen taşıma sırasında uğradığı ( 1.224.465.407 ) TL hasar bedelinin sigorta ettirene ödendiğini ileri sürerek, anılan meblağın, ödeme tarihinden itibaren, avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, T.T.K.nun 788 ve 795. maddeleri uyarınca hasar tespiti yapılmadığından dava hakkının düştüğünü, aynı Yasanın 781.maddesi uyarınca yeterli paketleme yapılmadığı için meydana gelen hasardan müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı taşıyıcının hatalı ambalajlamayı fark ettiği halde malları bu şekilde teslim aldığı ve güvenli şekilde taşımadığı, bu durumu belirten bir çekince koymadığı, bu durumda davacı şirkete sigortalı yükleyenin müterafik kusurundan bahsedilemeyeceği,hasar bedelinin ( 1.099.465.407 )TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, anılan meblağın ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı taşıyıcı vekili temyiz etmiştir.

Dava, sigortacı şirketin malı hasarlı teslim eden taşıyıcı aleyhine açmış olduğu taşıma sigortasına dayalı rücuan tazminat davasıdır. Gerek T.T.K.nda ve gerekse CMR’de öngörülen sorumluluk sistemine göre, taşıyıcı, eşyanın kendisi tarafından teslim alındığı tarih ile gönderilene teslim ettiği tarih arasında uğradığı hasardan sorumludur. ( TTK 781, CMR 17/1 ) Taşıyıcının bu sorumluluktan kurtulması, ancak anılan maddelerde belirtilen kurtuluş beyyinelerini ispatlamasıyla mümkündür. Davalı her ne kadar, istif ve yüklemenin göndericiye ait olduğunu, hasarın kötü ambalaj ve istifleme hatasından kaynaklandığını savunmuş ise de, gönderen hatalı yükleme konusunda yanlış talimat vermiş olsa bile, taşıyıcının, malın emniyetle taşınmasını sağlamak üzere her türlü tedbiri alması, hatalı yüklemeye karşı çıkması gerektiğinden, basiretli bir taşıyıcıdan beklenen davranışta bulunmaması nedeniyle sorumluluğu vardır.

Öte yandan, yükleme ve istifleme göndericiye ait ise, akarlı maddeyi taşımak için seçilen paletlerin üstüste koymaya uygun şekilde destek bağlanmasının yapılmadığı, bundan dolayı kutuların kaydığı ve tahta paletlerin dışına düştüğü, araç sarsıntılarına karşı paletlerin çıtalarla takviye edilmediği ve hasarın bu nedenle meydana geldiği anlaşılmış olmasına göre, göndericinin de zararın oluşmasında müterafik kusurlu olduğu kabul edilmelidir.

Bu durum karşısında, mahkemece, ambalaj ve istiflemenin göndericiye ait olduğunun belirlenmesi halinde, tüm kusurun taşıyana yüklenemeyeceği gözetilerek, gönderici ve taşıyıcının birlikte kusurlu ve sorumlu olduklarının kabulü ile bu çerçevede değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.05.2003 oybirliğiyle karar verildi.

Tagged: , , , , , , , , , ,

İletişim

Hukuki konularda aklınıza takılan sorular mı var? Bize yazın cevaplayalım.