November 14, 2019 admin

İŞÇİNİN İŞ ARKADAŞINA DOĞRUDAN VEYA DOLAYLI OLARAK KÜFÜR ETMESİ İŞVERENE HAKLI NEDENLE FESİH İMKANI VERİR

T.C.

Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

E: 2015/17834 K: 2017/21438 K.T.: 18.12.2017

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y  K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ait fabrikada 08/02/2005-19/03/2013 tarihleri arasında çalıştığını, iş akdinin ise çalışma arkadaşlarına küfür ettiği gerekçesi ile feshedildiğini ancak bu feshin haklı nedene dayanmadığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsilini istemiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacının 11/03/2013 tarihinde aynı işyerinde çalışan …’e hakaret edip bu kişiyi tehdit ettiği ayrıca da genel olarak işte yaşanan sıkıntı ve üretimde gerçekleşen hatalar karşısında küfür ettiğinin belirlenmesi karşısında iş akdinin disiplin kurulu kararıyla haklı olarak feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, davalı işveren davacının çalışma grubu üyelerinden birine küfürlü söz söylediğini ve arkaya gel demek suretiyle tehdit ettiği gerekçesiyle iş akdinin haklı olarak feshettiğini ileri sürdüğü, davacı ise çalışma arkadaşına küfretmediğini, yapılan işe küfrettiğini savunduğu, olayın yapılan işteki hatanın üründeki hataya dönüşmesi nedeniyle, grup lideri olan davacının söz konusu hatanın oluşunda rol oynadığını düşündüğü iş arkadaşı ile aralarında tartışma çıktığı, çıkan bu tartışmanın kaynağının üründe oluşan hata olduğu, bu tartışmada davacının küfrettiği de tanık anlatımlarından anlaşıldığı, halen davalı işyerinde çalışan davalı tanığı Volkan Uçakan dışındaki tanıkların, davacının iş arkadaşına küfrettiği ve tehdit ettiği şeklinde beyanda bulunmadıkları, davacının yapılan işe yani üründe oluşan hataya küfrettiğini, daha önceleri davacının küfrettiğine ve olumsuz davranışlarına rastlamadıklarını beyan ettikleri, bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının iş arkadaşına küfrettiği ve tehdit ettiği hususu kesin olarak ispatlanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- İş sözleşmesinin, işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.

Somut uyuşmazlıkta davacı vekili, iş sözleşmesinin haklı neden bulunmadan feshedildiğini ileri sürmüş, davalı vekili ise, davacının iş arkadaşına sinkaflı küfür etmesi, iş arkadaşını tehdit etmesi ve genel olarak iş arkadaşlarına karşı küfürlü konuşması nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur.

Davacının 11/03/2013 tarihinde aynı işyerinde çalışan davalı işverenin bir başka çalışanı olan …’in annesine küfür ettiği gerekçesiyle … tarafından şikayet edildiği, davacının işyerine bildirdiği savunmasında ise, bu kişiye değil de, yapılan işe küfrettiğini ileri sürdüğü, yine diğer çalışanların işyerinde işverence alınan beyanlarında; davacının diğer çalışan …’in annesine küfür edip, …’i tehdit ettiği ve genel olarak çalışanlarla küfürlü konuştuğunun beyanları alınan diğer çalışanların tümü tarafından da ifade edildiği dosyaya ibraz edilen işyeri tutanaklarından anlaşılmaktadır.

Duruşmada, davacı tanığı olarak dinlenen tanık …, “… feshe konu olan olayın olduğu gün … yanıma geldi. Davacının kendisine ana avrat küfür ettiğini söyledi, daha sonra davacıyı çağırdım. Arkadaşın böyle bir şikâyeti var dedim. Davacı da bana “ben Fatihe küfretmedim, ben yapılan işe küfrettim” dedi. O gün bizim beyaz yaka olarak amirimiz yoktu. Ben işe vekalet ediyordum. İki tarafa da beyaz yaka olarak amiriniz burada yok yarın gelecek. Yarına kadar dinlenin. Yarın amir geldiğinde konuyu aktaracağım dedim. Ertesi gün olayı amirimiz …’a anlattım…” şeklinde;

Yine davacı tanığı …; “… olayın vuku bulduğu gün ben işte değildim. Ertesi gün işe geldiğimde feshe konu olayın vuku bulduğu bana … anlattı. Şikayetçi olan arkadaşları durumu öğrenmek için tek tek ve ayrı ayrı farklı zamanlarda yanıma çağırdım. Ondan sonra da …’ı çağırdım ve onu da dinledim. Tarafların birbirinden farklı açıklamaları oldu. Şikayetçi olan arkadaş …, bu olayın üst makamlara taşınması için kararlı olduğundan davacı hakkında tutanak tuttuk ve gerekli mercilere ilettik. Özlük dosyasında bulunan bir kısım savunma ve ifadeleri ben aldım ve üstlerime bildirdim. Sonuçta davacının işine son verildi…” şeklinde;

Davalı tanığı … ise; işyerinde alınan beyanın doğru olduğunu beyan ettikten sonra “… sinkaflı küfür de a… s… dir. Yine bilahare davacı …’e “arkaya gel, kim olduğumu göstereyim” diye yüksek sesle bağırdı…” şeklinde beyanda bulunmuşlardır. Duruşmada dinlenen taraf tanıkları işyerinde vuku bulan olayla ilgili tutulan tutanak ve alınan beyanları doğrulayacak şekilde beyanda bulunmuşlardır.

Buna göre davacının, iş arkadaşının annesine sinkaflı küfür ettiği yine iş arkadaşını tehdit ettiği işyeri tutanakları ve bu tutanakları doğrulayan taraf tanıklarının duruşmada alınan beyanları ile anlaşılmaktadır. Bir başka anlatımla feshe sebep eylemler ispatlanmıştır. Hal böyle olduğuna göre, davalı işveren tarafından yapılan feshin haklı nedene dayandığının kabulü yerine, mahkemece davacının üründe oluşan hataya küfrettiği, diğer çalışana küfrettiğinin ispatlanmadığı yönünde dosya kapsamına da uygun olmadığı anlaşılan gerekçeye dayanılarak davalı işveren tarafından yapılan feshin haksız olduğunun kabulü hatalıdır. Kaldı ki, mahkemenin kabulüne göre de, davacının küfür ettiği sabit olup, küfrün mahkemenin kabul ettiği şekilde dolaylı yolla yapılması da davalı feshini haksız hale getirmemektedir. Saptanan bu durum karşısında, davacının kıdem ve ihbar tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle kabulü isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.

F) SONUÇ:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tagged: ,

İletişim

Hukuki konularda aklınıza takılan sorular mı var? Bize yazın cevaplayalım.