March 9, 2020 admin

TİCARİ VE ADİ İŞLERE UYGULANACAK FAİZ TÜRLERİ VE TEMERRÜT FAİZİ

Bu haftaki hukuki yazıda; faiz türleri, temerrüt faizi ve hangi durumda hangi faizin işletilmesi gerektiği hakkında genel bir bilgilendirilme yapılacaktır. Bu genel bilgilendirme ticari işlerde faiz başlığı altında olup adi işlerdeki faiz istisnalarını da kapsayacaktır.

TİCARİ İŞLERDE FAİZ

  1. Faiz Türleri

Faiz, kapital faizi (anapara faizi) ve temerrüt faizi (gecikme faizi) olarak ikiye ayrılır.

Kapital faizi, belli bir para tutarını talep hakkına sahip bulunan alacaklıya, bu paradan belli bir süre yoksun kalması nedeniyle borcun vadesine kadar ödenen karşılığı ifade eder.

Temerrüt faizi ise, para borcunu zamanında ödemeyerek temerrüde düşürülen borçlu tarafından ödenmesi gereken faizdir. Bu yönüyle temerrüt faizi, alacağını zamanında alamayan alacaklıya ödenen maktu bir tazminat niteliğindedir. Temerrüt faizi, aksine sözleşme yoksa, vadenin bitiminden ve belli bir vade yoksa ihbar gününden itibaren işlemeye başlar (TTK 10). Temerrüt faizi, asıl alacağın zamanaşımı süresine tabidir. (BK 152).

(BK 117)’de yapılan bir diğer düzenlemeyle, haksız fiil halinde fiilin işlendiği; sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte temerrüde düşüleceği belirtilmiştir. Dolayısıyla bu tarihlerden itibaren temerrüt faizi yürütülür. 

Kapital faizlerinin ödenmesinde temerrüde düşülmesi halinde ise, temerrüt faizi, kural olarak icra takibine girişildiği veya davanın açıldığı tarihten itibaren talep edilebilir. (BK121/1).

Temerrüt faizinin geç ödenmesi halinde ise temerrüt faizi talep olunamaz. (BK 121/3).

3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 1. maddesinde, kanuni faiz terimi, sadece miktarı sözleşme ile belirlenmemiş olan kapital faizini ifade etmek üzere kullanılmıştır. 3095 sayılı Kanun’a göre miktarı sözleşme ile gösterilmemiş olan temerrüt faizi, kanuni faiz tabirine dahil değildir.

Faiz konusunu düzenleyen hükümler oldukça dağınık olup, çeşitli kanunlara serpiştirilmiş durumdadır. Bu hususta, ana kanunlar olan MK, BK ve TTK’da da birtakım hükümler yer almış bulunmaktadır. (BK 88)’de uygulanacak kapital faizi oranının sözleşme ile belirlenmesine izin verilmişse de bu oran, mevzuat hükümlerine (3095 sayılı kanunu) göre belirlenen faiz oranının yüzde elli fazlasını aşamaz. Ödenecek faizin oranı sözleşmede gösterilmemişse, oran faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuata göre belirlenir (Kanuni faiz).

Temerrüt faizi konusunda ise; (BK120/2)’de, sözleşme ile kararlaştırılacak oranın, mevzuat hükümlerine göre belirlenen oranın yüzde yüz fazlasını aşamayacağı hükmü yer almıştır (Akdi faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve akdi faiz oranı, mevzuat hükümlerine göre belirlenen faiz oranından yüksek ise, temerrüt faizi oranı hakkında akdi faiz oranı geçerli olur. Böylece borçlunun, temerrüdünden yarar sağlanması engellenmeye çalışılmıştır.).  Sözleşmede bu sınır içinde bir temerrüt faizi oranı belirlenmemişse, faiz oranı faiz borcunun doğduğu tarihteki mevzuat hükümlerine göre belirlenir (BK120/1).

TTK 8.1’de ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirlenebileceği ifade olunmuştur. TTK 8.1’deki bu hüküm ticari işler bakımından özel hüküm niteliğinde olduğundan, BK’nın 88. ve 120. Maddelerindeki sınırlandırmalar ticari işlerde uygulanamaz.

  • Ticari işlerde faizin özellikleri
  • Öngörülmemiş olsa dahi faize hak kazanılması

Adi iş niteliğindeki ödünç sözleşmelerinde, sözleşmede öngörülmemişse, ödünç alanın vadeye kadar geçen süre için kapital faizi ödemesi söz konusu değildir (BK387/1). Buna karşılık ödünç, ticari iş niteliğinde ise; sözleşmede kararlaştırılmamış olsa dahi ödünç alanın kapital faizi ödemesi istenebilir.

“Hiçbir ticari iş veya hizmet karşılıksız- ücretsiz yapılmaz” yolundaki ilkeye bağlı kalınarak, ticari işletmesi gereği bir iş veya hizmet gören tacirin, sözleşmede öngörülmemiş olsa bile ücret isteme ve verdiği avanslar, yaptığı masraflar için de ödeme tarihinden itibaren faiz talep etme hakkının bulunduğu kabul edilmiştir (TTK20).

  • Faize faiz yürütülmesi (Birleşik Faiz)

Faizin, belli develer sonunda anaparaya eklenmesi ve bundan sonra anapara ve faizlerden oluşan yeni tutara tekrar faiz yürütülmesi halinde bileşik faizden söz edilir. Adi işlerde bileşik faiz uygulaması kabul edilmemiştir. Adi ödünç sözleşmelerinde bileşik faiz uygulamasının yasak olduğu hususunda (BK388/3)’e bakılabilir.

Buna karşılık, her iki tarafı da tacir olan cari hesaplarla her iki taraf bakımından da ticari iş niteliğinde olan ödünç sözleşmelerinde, bileşik faiz uygulaması yapılmasına izin verilmiştir (TTK 8.2 ve TTK’nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun 9.1).  Ayrıca TTK’da düzenlenen kambiyo senetlerinde de müracaat hakkının kullanılması dolayısıyla temerrüt faizine faiz yürütülmesi söz konusu olmaktadır.

  • Daha yüksek oranda temerrüt faizi istenebilmesi

Gerek adi gerek ticari işlerde temerrüt faizi, yıllık yüzde dokuz oranı üzerinden hesap edilir. Ancak T.C. Merkez Bankası’nın önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı yukarıda açıklanan miktardan fazla ise, avanslar için uyguladığı faiz oranı yukarıda açıklanan miktardan fazla ise, ticari işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden de istenebilir (3095 sayılı Kanun 2/2).

  • Faiz Oranları
  • Kapital faizinde:

Ticari işlerde taraflar, uygulanacak kapital faizi oranını belirlemede serbest bırakılmışlardır (TTK 8.1; 3095 sayılı Kanun 1). Bu serbestinin sınırları, ahlak kuralları ve BK’nın gabin hakkındaki hükümleri ile çizilmiştir. Dolayısıyla kararlaştırılan faiz, aşırı derecede yüksek olup borçlu tacirin ekonomik varlığını tehlikeye maruz bırakıyorsa hakim tarafından indirime tabi tutulabilir. Borçlu, aşırı derecede yüksek faiz ödenmesini öngören bir sözleşmeden gabin hükümlerine dayanarak da kurutulabilir (BK28). Ancak eğer borçlu tacir konumundaysa, tacirin ticari işlerinde tecrübesizliği söz konusu olamayacağından, sadece zor durumda kalması halinin varlığına dayanarak sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmesi söz konusu olabilir.

Sözleşme ile, uygulanan faiz oranını artırma konusunda taraflardan birine yetki tanınabilir. Bu yetkinin de, (MK 2) çerçevesinde kullanılması gerekir. Adi işlerde faiz oranını sözleşme ile belirlenmesi halinde, bu oranı, 3095 sayılı Kanun’a göre saptanan oranın yüzde elli fazlasını aşamaz. Bir tarafın tacir diğer tarafın tüketici konumunda olduğu hallerde, TTK 19.2 gereğince ticari iş sayılan sözleşme dolayısıyla faiz oranı serbestçe belirlenememeli, tüketicinin ödeyeceği faiz, BK 88/2’deki oran üzerinden hesaplanmalıdır.

Buna karşılık bir tarafın tüketici olmadığı-tacirler arasındaki- ticari işlerde, taraflar, BK 88/2’ye tabi olmadan, uygulanacak faiz oranını serbestçe kararlaştırabilirler. Bu durum, ticari işlerde faize ilişkin olarak özen bir düzenleme yapılmış olmasının ve tacirlerin basiretli davranmaları gereğinin bir sonucudur.

Kapital faizi ödenmesinin kanunen gerekli olduğu hallerde, taraflar sözleşmede uygulanacak faiz oranını göstermemişlerse gerek adi gerek ticari işlerde kapital faizi oranı, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca yıllık yüzde 9 olarak uygulanır.

  • Temerrüt faizinde:

Para borcunu içeren ticari işlerde taraflar, borçlunun temerrüde düşmesi halinde istenecek temerrüt faizinin oranını da serbestçe kararlaştırabilirler. Taraflar uygulanacak temerrüt faizi oranını ayrıca belirlememişlerse, temerrüt faizi, avans faizi oranından az olmamak üzere yıllık yüzde 9 üzerinden hesaplanır.

Avans faizinin ne olduğuna gelince de, 3095 sayılı Kanun’un 2/2. Maddesine göre, T.C. Merkez Bankası önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranına avans faizi denmektedir. Eğer ticari işlerde taraflar arasında temerrüt halinde uygulanacak faiz oranı kararlaştırılmamış ise, ticari işlerde temerrüt faizi avans faizi üzerinden istenebilir. Söz konusu avans faiz oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan avans faiz oranından beş puan veya daha çok farklı ise yılın ikinci yarısında bu oran geçerli olur.

Temerrüt faizinin, kısa vadeli avanslar için uygulanan faiz oranı üzerinden hesaplanması, alacaklının bu yönde açık bir talepte bulunmasını gerektirir. Alacaklının sadece kanuni faiz ya da ticari faiz istemiş olması, temerrüt faizinin, kısa vadeli avanslar için uygulanan faiz oranı üzerinden hesaplanabilmesi için yeterli değildir, bu hallerde temerrüt faizi yıllık yüzde 9 üzerinden hesaplanır.

Alacaklı ile borçlu arasında yapılan sözleşmede temerrüt faizi konusunda bir düzenleme yapılmamasına karşılık kapital faizi, yüzde dokuz oranı ya da avans faiz oranından daha yüksek bir oran olarak belirlenmişse, temerrüt faizi, bu kapital faizi oranı üzerinden hesaplanır.

Bu hal dışında adi işlerde uygulanacak temerrüt faizi oranı sözleşmede kararlaştırılmamışsa bu oran, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Adi işlerde temerrüt faizinin sözleşme ile belirleneceği hallerde oran, BK120/1’e göre belirlenen oranın yüzde yüz fazlasını aşamaz. Bu hüküm emredici hüküm niteliğindedir. Ancak ticari işlere ilişkin olarak faiz konusunda özel bir düzenlemeye yer veren TTK8.1 karısında, BK120/2’nin tacirler arasındaki ticari işler nedeniyle uygulanması söz konusu olamaz.

Ticari işlerde ödenecek temerrüt faizinin miktarı hakkında taraflar arasında bir anlaşmanın yapılmamış olduğu hallerde bu faizin, T.C. Merkez Bankası’nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı üzerinden istenebilmesi imkanını getirmiştir. Taraflardan biri için ticari iş niteliğinde olan bir sözleşme, kural olarak diğer taraf için de ticari sayılır. Dolayısıyla sözleşmenin tacir olmayan tarafı da, gereğinde kısa vadeli avanslar için uygulanan faiz oranına göre temerrüt faizi ödemek zorunda kalabilir.

Ticari işin mutlaka bir sözleşmeden doğmuş olması gerekmez, yerine göre haksız fiil de ticari bir iş niteliğinde olabilir. Haksız fiiller dolayısıyla ödenecek temerrüt faizi, 3095 sayılı Kanun’un 2/1. Maddesine göre hesaplanmalıdır. Tacir konumunda olan kişi, temerrüt faizini aşan zararını BK 122’ye dayanarak ayrıca talep etme imkanına sahiptir. (Bkz. Munzam zarar)

Faizin anaparayı geçip geçemeyeceği

Gerek adi gerek ticari işlerde, kapital faizinin anaparayı geçmesi mümkündür. Faizin, anaparayı geçmesine izin verilmiş olması, enflasyon baskısı altında bulunan ülkemizde uzun vadeli kredi işlemlerinin yapılmasını kolaylaştırmıştır. Temerrüt faizinin de anaparayı aşması mümkündür.

Birleşik faiz uygulaması:

Kapital faizi ve temerrüt faizi hesaplanırken bileşik faiz yürütülemeyeceği hususunda bir hüküm yer almaktadır (3095 sayılı Kanun’un 3/1.maddesi). Aynı maddenin 2. fıkrasında bileşik faize ilişkin TTK hükümlerinin saklı tutulduğu ifade edilmiştir.

TTK hükümlerinin kapital faizi ile ilgili olarak bileşik faiz uygulaması yapılmasına izin verdiği haller şunlardır:

  • İki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip, bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek, hesabın kesilmesinden sonra çıkarılacak artan bakiyeyi isteyebileceklerine ilişkin sözleşmeye cari hesap sözleşmesi denir. Cari hesap sözleşmelerinde 3 aydan aşağı olamamak kaydıyla faizin anaparaya eklenerek birlikte tekrar faiz yürütülmesine izin verilmiştir.
  • TTK 8.2’ye göre bileşik faiz uygulaması yapılabilecek ikinci hal, her iki taraf için de ticari nitelikte olan ödünç sözleşmeleridir. Eğer ödünç sözleşmesi borçlu bakımından ticari nitelikte değilse, TTK 19.2’deki ticari iş karinesine rağmen, bileşik faiz uygulaması yapılamaz.

Bu iki hal dışında bileşik faiz uygulaması yapılırsa, işletilen faiz yok hükmündedir.

Ticari veya mesleki amaçla hareket eden kişiler ile tüketiciler arasında yapılan sözleşmelerde de bileşik faiz uygulanamaz.

Bir alacağın kendisi kadar, temerrüt halinde ona uygulanacak faiz de önemlidir. Çoğu zaman paranın alım gücündeki değer kaybı sebebiyle faizin ana paradan daha önemli hale geldiği de malumdur. Bu sebeple, gecikmiş bir alacağınız için hangi faiz türünü talep etmeniz gerektiğini bilmeniz de hayati öneme sahiptir. Aynı şekilde hatalı faiz türü seçimi sebebiyle karşı tarafa yargılama gideri ve vekalet ücreti ödemek zorunda da kalabilirsiniz. Bu sebeple bu konuda uzman hukukçularla çalışmanız, hak kaybı yaşamanızın önüne geçecektir.

                                                                                               Av. Bilge İş & Av. Selçuk ENER

Tagged: , , , , , , , , , , , , , ,

İletişim

Hukuki konularda aklınıza takılan sorular mı var? Bize yazın cevaplayalım.