April 24, 2020 admin

YASA YÜRÜRLÜĞE GİRDİ! İŞÇİ ÇIKARMA YASAĞI, ÜCRETSİZ İZİN VE NAKİT DESTEĞİ

Coronavirüs salgınının ekonomik tahribatları en çok iş hukuku alanında görüldü malum. Öyle bir dönem ki yaşadığımız, işçi karşısında güçlü denen işveren de en az işçi kadar çaresiz halde. İşverenin de bu ekonomik depreme direnebilmesi için peş peşe ekonomik tedbir paketleri uygulamaya kondu. İşçinin olduğu kadar işverenin de ayakta kalabilmesi gerekiyor.

Coronavirüs nedeniyle alınan ekonomik tedbirlere bir yenisi de dün eklendi. 17.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7244 sayılı “YENİ KORONAVİRÜS (COVID-19) SALGINININ EKONOMİK VE SOSYAL HAYATA ETKİLERİNİN AZALTILMASI HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN” uyarınca, işçi çıkarmak 3 ay boyunca yasaklandı.

Sözleşme serbestisi ilkesine ters düşen ve işverenin iş akdini sona erdirme hakkını geçici süreliğine elinden alan bu düzenlemenin detayları neydi peki?

Öncelikle kısa çalıma ödeneği hayata geçirildi bilindiği üzere. Neydi kısa çalışma ödeneği peki? İşsizlik sigortasına tabi işçilerin, iş akdinin sona ermesine gerek olmadan, 3 ay süreliğine işsizlik maaşı alabilmesiydi en basit haliyle. Hatta ödenmesi için iş akdinin devam etmesi şarttı. Çünkü istihdamın devamlılığıydı amaç. Hatta işsizlik maaşına hak kazanmak için aranan şartlardan geriye dönük 3 yıl içinde en az 600 gün prim ödenmesi koşulu da esnetilerek 450 ye düşürülmüştü. Tabi şartlardaki esneme bile yetmedi işçilerin tamamının mağduriyetini gidermeye. Bu noktada, en azından geçici olan bu dönem için, geriye dönük 3 yıl içinde en az 450 gün prim ödeme şartı aranmasaydı ya da son 60 gündür sigortalı olma şartı. Kanaatimce salgının ülkemizde görülmeye başladığı 10 Mart tarihi milat alınabilirdi. Bu tarih itibariyle sigortalı olarak bir iş akdine tabi çalışanların kısa çalışma ödeneğinden yararlandırılması, başkaca düzenlemelere de gerek bırakmayacaktı.

Kısa çalışma ödeneğinin kapsamadığı işçiler ve bu süreçte işten çıkarılanlar için de bir ekonomik desteğe ihtiyaç vardı ki o da dün yürürlüğe giren 7244 sayılı yasada yerini buldu.

Kanunun 7. Maddesi ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’na eklenen geçici madde ile,

  • 15.03.2020 tarihinden sonra işten çıkarılanlara ve
  • Kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayanlara

Günlük 39,24 TL ve aylık 1.177,20 TL ücret desteği sağlanacak. Böylelikle, salgın nedeniyle faaliyeti kısmen veya tamamen duran iş yerlerinde çalışan işçilerin artık tamamını kapsayan ekonomik destek sağlanmış oldu.

ÜCRETSİZ İZİN İÇİN İŞÇİNİN RIZASI ARANMAYACAK

Ücretsiz izne çıkarma, iş şartlarında ağırlaşma olarak kabul edildiğinden, işçinin yazılı onayı olmadıkça uygulanamaz. Genel kural budur. Ancak 7244 sayılı yasanın 9. Maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu’na eklenen geçici madde ile; işverenin işçinin rızasına gerek duymadan işçiyi 3 aya kadar ücretsiz izne çıkarabileceği hükmü getirildi. Hatta işçinin ücretsiz izne çıkmayı kabul etmemesinin, işçi açısından haklı fesih sebebi olamayacağı da yasada yer aldı.

“…Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç aylık süreyi geçmemek üzere işveren işçiyi tamamen veya kısmen ücretsiz izne ayırabilir. Bu madde kapsamında ücretsiz izne ayrılmak, işçiye haklı nedene dayanarak sözleşmeyi fesih hakkı vermez.”

İŞÇİ ÇIKARMAK 3 AY SÜREYLE YASAKLANDI

İstihdamın devamlılığını sağlamak adına işçiye ekonomik destek vererek hedeflenen amaç, işçi çıkarmanın önüne geçmekti. Nitekim bu husus da 7244 sayılı yasayla yasal düzenlemeye kavuştu. Kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izne ayrılanlar için verilen nakdi destek ile en azından 3 ay süreyle işçinin işverene bir külfeti olmayacağından bu 3 ay içinde işçi çıkarmanın da haklı bir nedeni kalmayacaktı. Buna rağmen işverenlerin haksız da olsa fesih yoluna gidememeleri adına 7244 sayılı yasanın 9. Maddesiyle 17.04.2020 tarihinden itibaren 3 ay süreyle işçi çıkarmak yasaklandı.

Peki hiçbir türlü işçi çıkaramayacak mı işveren?

Yasa koyucu burada bir istisna getirdi. İşçinin ahlak ve iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayan halleri ve benzeri sebeplerle fesih yolunu açık bıraktı. Doğru da yaptı. Fesih yasağını fırsat bilip işverene küfreden ya da başka bir işçiyi taciz eden bir işçi için işverene fesih hakkı tanımamak doğru olmazdı hak verirsiniz.

Her sektör için geçerli mi bu yasak peki?

Bu Kanunun kapsamında olup olmadığına bakılmaksızın her türlü iş veya hizmet sözleşmesi, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay süreyle 25 inci maddenin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde ve diğer kanunların ilgili hükümlerinde yer alan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri sebepler dışında işveren tarafından feshedilemez.”

Düzenleme, üzerine ayrıca konuşmaya gerek bırakmayacak kadar açık farkındaysanız. Yani yasa koyucu diyor ki; ekonomik olarak gereken destek verildi. İşçinin işveren üzerindeki ekonomik yükü 3 aylığına üzerinden alındı. O halde ister İş Kanunu’na, ister Borçlar Kanunu’na, ister Deniz İş Kanunu’na ya da Basın İş Kanunu’na tabi olsun, HERKES AMA HERKES için geçerlidir diyor bu yasak.

Yeri gelmişken, yazılarımda mümkün olduğunca hukuki terimlerden kaçınarak hukukçu olmayanların da anlayabileceği bir dil kullanmaya özen gösteriyorum. Hukuki terimlerin yerine seçtiğim yeni Türkçe kelimelerin aynı anlamı tam karşılayamaması zaman zaman mümkün olabilir. Burada da affınıza sığınıyorum. Kafanıza takılan soruları sormaktan çekinmeyin lütfen.

                                                                                        Av. Arb. Selçuk ENER

Tagged: , , , , , , ,

İletişim

Hukuki konularda aklınıza takılan sorular mı var? Bize yazın cevaplayalım.