September 29, 2020 admin

BANKA KART BİLGİLERİ KULLANILMAK SURETİYLE DOLANDIRICILIK SUÇUNUN ŞİFRE GİRİLEREK İŞLENMESİ İHTİMALİNDE DE BANKANIN MÜTERAFİK SORUMLULUĞU VARDIR

T. C.
Y A R G I T A Y
ONBİRİNCİ HUKUK DAİRESİ
ESAS : 2013/18416
KARAR : 2014/9261
TARİH : 14.05.2014
Taraflar arasında görülen davada İzmir 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.01.2013
tarih ve 2012/625-2013/28 sayılı kararın YARGITAYca incelenmesi davacı vekili tarafından
istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için
Tetkik Hakimi Rahime Tezcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten
sonra işin GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Ing Bank A.Ş’deki hesabına bağlı bankamatik kartı bulunduğunu, 02.11.2008 pazar günü, davalı Ing Bank A,Ş’ye ait bankamatik kartının da kullanılabileceği diğer davalı Asya Katılım Bankası şubesindeki bankamatikte kartını kullanmak
isterken kartın bloke edildiğini, ertesi gün aynı hesaba ait diğer kart ile hesabını kontrol eden müvekkilinin parasında eksik olduğunu gördüğünü, davalıların gerekli güvenliği sağlayamadıklarını, kartının çalınması nedeniyle davacının zararının 3.100 TL olduğunu ileri sürerek, bu miktarın 03.11.2008 tarihinden itibaren kısa vadeli avanslar için uygulanan avans
faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve DAVA ETMİŞTİR.
Davalılardan Ing Bank A.Ş. vekili, husumet itirazında bulunmuş, kartının yanında şifresini de kişilere ileten veya çaldıran, bunu süresinde müvekkil bankaya bildirmeyen davacının kusurlu olduğunu savunarak davanın REDDİNİ İSTEMİŞTİR.
Diğer davalı vekili, güvenlik kamerası kayıtlarına göre, kartının sıkışması üzerine davacının yanına gelen şahsa kartının şifresini söylediğini, şahsın davacıya yardım etmeye çalıştığını, başarılı olamayınca davacının ATM’den ayrıldığını, daha sonra kimliği belirlenemeyen şahsın gelerek davacının kartını alıp gittiğini, davacının şifresini gizlemek konusunda özenli davranmadığını savunarak davanın REDDİNİ İSTEMİŞTİR.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, banka kartıyla yapılan işlemlerin özel şifre gerektirdiği, davacının şifreyi başkasına söylememesi ve şifrenin başkası tarafından bilinmemesi halinde işlem yapılmasının ve zararın oluşmasının mümkün olmadığı, bu itibarla zararın oluşmasında kişisel bilgi ve
şifresini koruma konusunda yeterli özen göstermeyen davacının tam kusurlu olup, zararın oluşmasında davalıların kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, sübut bulmayan davanın reddine KARAR VERİLMİŞTİR.
Kararı, davacı vekili TEMYİZ ETMİŞTİR.
Dava, davacıya ait bankamatik kartının davalı bankanın ATM cihazında bloke edilmesi ve kötüniyetli üçüncü kişilerin eline geçmesi üzerine davacının hesabından para çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın
reddine KARAR VERİLMİŞTİR. Ancak, mahkeme gerekçesinde de kabul edildiği üzere davacının, tanımadığı kişilere şifresini vermesi ve bloke işleminden bankayı haberdar etmemesi davacı yönünden müterafik kusur teşkil eder ise de, davacıyla sözleşme ilişkisi bulunan Ing Bank A.Ş. ile yine ATM’sinden para çekilme işlemi yapılan ve bu suretle de akdi ilişki oluşan davalı Asya Katılım Bankası A.Ş’nin ATM’ler üzerinde dolandırıcılık işleminin yapılmasına engel teşkil edecek önlemleri almaması nedeniyle bir miktar kusurlu olduklarının KABULÜ GEREKİR. Bu itibarla, mahkemece uyuşmazlıkla ilgili olarak uzmanlığı bulunan yeni
bir bilirkişi kurulundan rapor alınıp, davalıların kusur durumları tespit edilip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken belirtilen hususlarda somut gerekçe içermeyen, Dairemizce verilen bozma ilamından önce davaya bakan Tüketici Mahkemesi’nin gerekçeleri tekrarlanmak
suretiyle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle BOZULMASI GEREKMİŞTİR.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın
davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden
davacıya iadesine, 14.05.2014 tarihinde OYBİRLİĞİYLE KARAR VERİLDİ.

İletişim

Hukuki konularda aklınıza takılan sorular mı var? Bize yazın cevaplayalım.