October 8, 2020 admin

MAHKEMELERİN HER TÜRLÜ KARARLARI, HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU’NUN 97. MADDESİNİ KAPSAYACAK ŞEKİLDE GEREKÇELİ OLARAK YAZILMALIDIR.

Yargıtay 13. H.D., E: 2014/8943, K: 2015/129, T: 12/01/2015

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı banka, davalının 22.12.2009 tarihli sözleşme ile tüketici kredisi kullandığı halde geri ödemediğini ileri sürerek alacağın tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.


Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, kararın temyizi üzerine Dairemizce verilen 23/05/2013 tarih ve 2013/5206-13630 sayılı bozma ilamı ile davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiği belirtilmiş, mahkemece bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde yeniden davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.


1-Anayasanın 141/III maddesi uyarınca mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Yargılama makamları iddia ve savunmayı, taraflarca gösterilen delilleri gereği gibi incelemek ve ulaştıkları sonucu ikna edici bir gerekçeyle kararlarına yansıtmak zorundadırlar. Aksi bir durum adil bir yargılama yapıldığını göstermez. Mahkeme kararlarındaki gerekçesizlik Anayasa’nın 36. maddesinde tanımlanan “adil yargılanma hakkı“nın ihlalidir.


6100 sayılı HMK 297 maddesi gereğince de; hükümde, tarafların iddia ve savunmalarının özeti anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerinin yer alacağı, belirtildikten sonra, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu belirtilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararda hangi nedenler ile karar verildiğine ilişkin her hangi bir açıklama ve gerekçe bulunmadığı anlaşılmaktadır. Oysa ki mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması Anayasa hükmü olduğu gibi kararın yukarıda belirtildiği şekilde HMK 297. maddesinde yer alan hususları kapsaması da zorunludur. İncelenen mahkeme kararının bahsi geçen yasa hükümlerine aykırı olduğu anlaşılmakla, gerekçesiz bir şekilde ve usulün 297 maddesine aykırı olarak yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.


2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.


SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ikinci bentte belirtilen nedenle davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 12.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İletişim

Hukuki konularda aklınıza takılan sorular mı var? Bize yazın cevaplayalım.