December 18, 2020 admin

KİRA SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN UYUŞMAZLIKLARDA KİRA İLİŞKİSİ VE MİKTARININ DAVACI KİRALAYAN, ÖDEME SAVUNMASININ İSE DAVALI KİRACI TARAFINDAN İSPATLANMASI GEREKİR.

Yargıtay 6. H.D., E: 2013/2787, K: 2013/4987, T: 21.03.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava, ödenmeyen kira parası nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, davalının sözlü kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, 2005 yılı kirası 10.500,00 TL, 2006 yılı kirası 12.000,00 TL ve 2007 yılı kirası 13.500,00 TL olmak üzere toplam 36.000,00 TL kira borcunun ödenmediğini, başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise, yıllık kiranın 2.750 Euro olup, 2005 ve 2006 yıllarına ait kiraların elden ödendiğini, 2007 yılı kirasının ise davacı tarafından taşınmazın yıkılacak olması nedeniyle alınmayacağının beyan edildiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece taşınmazın emsal kirasının tespiti açısından keşif yapılarak alınan bilirkişi raporuna göre 2005 yılı için 6.000,00 TL, 2006 yılı için 7.000,00 TL ve 2007 yılı için 8.000,00 TL olmak üzere toplam 21.000,00 TL üzerinden kısmen kabul kararı verilmiştir.

Taraflar arasında sözlü kira akdi olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, kira ilişkisi ve kira miktarının davacı kiralayan, ödeme savunmasının ise davalı kiracı tarafından ispatlanması gerekir. Taraflar arasında kira ilişkisi konusunda uyuşmazlık bulunmadığından, sözlü kira akdine dayanan davacının kira miktarını kanıtlaması gerekir. Davacı taraf 2005 yılı kirasının 10.500,00 TL, 2006 yılı kirasının 12.000,00 TL ve 2007 yılı kirasının 13.500,00 TL olduğunu iddia etmiş ise de, bu iddiasını kanıtlayamamıştır. Bu durumda davalının kabul ettiği miktar olan yıllık 2.750 Euro’nun geçerli olduğunun kabulü gerekir. Kaldı ki davacı vekili 24.5.2010 tarihli duruşmada, “..öncelikle davanın tamamının kabulüne, aksi halde davalının kabul ettiği miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini” talep etmiştir. Ödeme savunmasının ise davalı kiracı tarafından ispatlanması gerekmekte olup, davalı ise kabul ettiği miktarlar üzerinde 2005 ve 2006 yıllarına ait kiranın elden ödendiğini, 2007 yılı kirasının ise taşınmazın yıkılacak olması nedeniyle davacı tarafından alınmayacağının beyan edildiğini savunarak bu konuda yemin deliline başvurmuş ise de, davacı talep edilen kiraların alınmadığına dair yemin etmiştir. Bu durumda mahkemece yıllık kiranın 2.750 Euro olduğu kabul edilerek alacağın bu miktar üzerinden hesaplanarak bir karar verilmesi gerekirken, emsal araştırması yapılarak alınan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru değildir.

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HMK’nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tagged: , , , , ,

İletişim

Hukuki konularda aklınıza takılan sorular mı var? Bize yazın cevaplayalım.