June 29, 2021 admin

MAĞDURUN BORCUNU KASTEN ÖDEMEMESİ, KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN BIRAKMA SUÇU YÖNÜNDEN HAKSIZ TAHRİK OLUŞTURUR

Yargıtay CGK, E: 2017/656, K: 2017/360, T: 04.07.2017

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar …, …, … ve …’nun 5237 sayılı TCK’nun 109/2, 109/3-a-b, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin, Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 21.09.2012 gün ve 435-334 sayılı hükümlerin, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 14. Ceza Dairesince 16.02.2016 gün ve 9975-1318 sayı ile onanmasına karar verilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 14.12.2016 gün ve 389876 sayı ile;

“İtiraza konu olayda Başsavcılığımız ile Yüksek 14. Ceza Dairesi arasındaki uyuşmazlık, hükümlüler hakkında haksız tahrik hükümlerinin düzenlendiği TCK’nun 29. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağı noktasında toplanmaktadır.

Yargılamaya ve itiraza konu somut olay incelendiğinde;….Ltd. Şti’nin gayriresmî ortağı olan mağdur …’nın, şirket adına Talya Ltd. Şti’nin yetkilisi olan hükümlü … ile yaptığı ticari alışveriş nedeniyle toplam 57.500 Lira borcunun bulunduğu, yine mağdur …’nın….Ltd. Şti. adına yaptırdığı inşaat işi nedeniyle hükümlüler …, … ve …’ya 27.000 Lira borcunun bulunduğu, hükümlülerin alacaklarını….Ltd. Şti’den ve mağdurdan tahsil edemedikleri ve olay günü hükümlülerin mağdur …’yı silah ve bıçak ile tehdit edip zorla araca bindirdikleri, ellerini arkadan bağladıkları ve hükümlü …’ın iş yerine götürdükleri, burada mağdur …’yı dövüp silahla tehdit ederek alacaklısı hükümlü …’ın yetkilisi olduğu Talya boya olan 57.500 Lira bedelli ve alacaklısı Kadir Boya olan 27.000 Lira bedelli iki ayrı senet imzalattırdıkları, daha önce….Ltd. Şti. tarafından hükümlü …’a verilen ve karşılığı bulunmadığı için arkasına yazdırılmış iki adet 15.000, bir adet de 5.000 Lira bedelli çekin ön yüzünü ‘Bu ahv….mdir. …’ ibarelerini yazdırtarak imza attırıldığı, cüzdanındaki 500 Liranın alındığı ve mağduru saat 17.00’a kadar 5.000 Lira daha getirmesi için tehdit ettikleri anlaşılmıştır.

Yapılan açıklamalar ışığında çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, hükümlüler hakkında mağdur …’ya yönelik eylemde haksız tahrik hükmünün düzenlendiği TCK’nun 29. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağı noktasında toplanmaktadır.

Somut olayda; her ne kadar mağdur …,….Ltd. Şti’de işçi olarak çalıştığını, şirketin borçlarından kendisinin sorumlu olmadığını beyan etmiş ise de, yargılama aşamasında tanık olarak dinlenen….Ltd. Şti’nin muhasebe müdürlüğünü yapan …. Şahin’in, mağdur …’nın….Ltd. Şti’nin gayriresmî ortağı ve şirket temsilcisi olduğunu, hükümlü …’tan boya aldığını, diğer hükümlülere de şirketin boya işlerini yaptırdığını ve….Ltd. Şti’nin hükümlülere borçlarının bulunduğunu bildirmiş olması, yine yargılama aşamasında dinlenen ve….Ltd. Şti’nin ortaklarından olan …. Yılmaz’ın müşteki …’nın gayriresmî ortağı olduğunu beyan etmiş olması, dosya içerisinde bir sureti bulunan Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/1663 esas sayılı dosyasında tanık olarak dinlenen ….’ın,….Şirketini …. Şahin ve mağdur …’nın yönettiğini, şirketin ortaklarından aynı zamanda şirketin müdürü olan …’nın ise şirketin çaycısı olduğunu beyan etmesi ve aynı dosyada sanık olarak yargılanan….Ltd. Şti’nin ortaklarından ve aynı zamanada müdürü olan …’nın savunmasında, gerektiği zaman şirkette çay getirip dağıttığını bildirmiş olması, aynı dosyada sanık olarak yargılanan …. Şahin’in ise şirketin müdürünün … olduğunu, …’nın ise şirket ortağı olduğu şeklindeki beyanları,….Ltd. Şti’nin banka işlemleri için yetki verdiği mağdurun 06.11.2007 tarihinde azledilmesine karşın olay tarihinde şirkete ait aracın müşteki tarafından kullanılıyor olması hususları bir arada değerlendirildiğinde, mağdur …’nın….Ltd. Şti’nin gayriresmî ortağı olduğu, şirketi temsilen hükümlülerden aldığı mal ve yaptırdığı iş karşılığı borçlandığı ve borcunu ödemediği nazara alındığında, hükümlülerin mağdur …’ya karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu mağdur …’nın borcunu ödememesinin yarattığı hiddetin etkisiyle gerçekleştirmeleri nedeniyle haklarında TCK’nun 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır” düşüncesiyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.

5271 sayılı CMK’nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 14. Ceza Dairesince 21.03.2017 gün ve 13035-1455 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Tehdit ve alacağı tahsil amacıyla hırsızlık suçlarından sanıklar …, …, … ve …’nun yapılan yargılamaları sonucunda eylemlerinin bir bütün h….nde alacağını tahsil amacıyla yağma suçunu oluşturduğu kabul edilerek TCK’nun 150/1. maddesi delaletiyle haklarında nitelikli tehdit suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, sanık … hakkında ölüm sebebiyle bozma sonrası verilen düşme kararı temyiz edilmeksizin, sanıklar …, …, … ve … hakkında mağdur …’a karşı işledikleri kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri ise temyiz incelemesinde Özel Dairece onanmak suretiyle kesinleşmiş olup, itirazın kapsamına göre inceleme sanıklar …, …, … ve … hakkında mağdur …’ya karşı işledikleri kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda kurulan mahkûmiyet hükümleri ile sınırlı olarak yapılmıştır.

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun sübutuna ilişkin bir uyuşmazlık ve bu kabulde dosya içeriği itibarıyla herhangi bir isabetsizlik bulunmayan somut olayda, Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıklar hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanma şartlarının bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya kapsamından;

Suç tarihinde mağdur …’ın arkadaşı olan mağdur … ile birlikte kendi kullanımında olan….Ltd Şti’ye ait araca bindikleri sırada, sanıkların başka bir araçla yanlarında durdukları, mağdurları silah zoruyla araçlarına bindirerek sanık …’e ait depoya götürüp darp ettikleri, mağdur …’ı tehdit ederek sahipleri oldukları Kibar Boya lehine 27.000, Talya Boya lehine ise 57.500 Lira tutarında iki adet senet düzenletip,….Ltd Şti’ye ait daha önce keşide edilmiş üç adet çekin üzerine de “Bu çek ahv….mdir” yazdırarak imzalattıkları, sanık …’nin mağdur …’ın cüzdanındaki 500 Lirayı aldığı, sanıkların mağdur …’ı 5.000 Lira daha getirmesi hususunda tehdit ettikten sonra her iki mağduru bıraktıkları, bunun üzerine mağdur …’ın polis merkezine müracaat edip seri numaraları alınmış 5.000 Lirayı sanıklara teslim ettiği, seri numaraları alınmış para ve bahsi geçen senetler ile çeklerin sanıklardan ele geçirildiği,

Antalya Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen raporlara göre; mağdurlar … ve Doğan’ın yaralanmalarının basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu,

Aybüke Ltd. Şti’nin ortaklarının Naim Korkmaz, H….l Erdal Demiröz ve …; şirket müdürlerinin ise tanık …. Yılmaz, H….l Erdal Demiröz ve … olduğu,

Özevsan Ltd. Şti’nin ortaklarının … ve Fazlı Kösele, şirket müdürünün ise Fazlı Kösele olduğu, Fazlı Kösele’nin Antalya 14. Noterliğinin 23.10.2007 tarih ve 6012 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile mağdur …’a şirketi temsil yetkisi verdiği,

Tanık …. Yılmaz’ın, Antalya 9. Noterliğinin 06.11.2007 tarih ve 27961 yevmiye nolu azilnamesi ile mağdur …’ı….Ltd. Şti’nin bankalar nezdindeki temsil yetkisinden azlettiği,

Anlaşılmıştır.

Mağdur …; inşaat işleriyle iştigal eden….Ltd Şti’nde yaklaşık bir yıl süreyle işçi olarak aylık 600 Lira maaşla çalıştığını ve hissesinin bulunmadığını, ancak şirket sahibinin ayağında aksaklık olması sebebiyle para yatırma ve çekme yetkisinin bulunduğunu, bu şirketin yaklaşık 15 gün önce kapandığını, şirketin sanıklara borcu olduğunu, bu borçlardan dolayı sorumluluğunun olmadığını, arkadaşı olan mağdur … ile birlikte….Ltd Şti’ne ait ancak kendi kullandığı araca bindikleri sırada sanıkların araçla yanlarında durduklarını, silah zoruyla kendi araçlarına bindirip sanık …’e ait depoya götürdükten sonra darp ettiklerini, kendisini tehdit ederek 27.000 ve 57.500 Lira tutarında iki adet senet düzenletip, üç çekin üzerine de “Bu çek ahv….mdir” yazdırarak imzalattıklarını, sanık …’nin cüzdanındaki 500 Lirayı aldığını, yine kendisini 5.000 Lira daha getirmesi hususunda tehdit edip bıraktıklarını, bunun üzerine polis merkezine müracaat edip seri numaraları alınmış 5.000 Lira tutarındaki banknotu sanıklara teslim ettiğini, paranın …..’in üzerinden çıktığını, sanıkların şirket yetkililerini bulamadıkları için alacaklarına karşılık kendisinden senet aldıklarını, şikâyetçi olmadığını,

Mağdur …; arkadaşı olan mağdur … ile araca bindikleri sırada sanıkların araçla yanlarında durduklarını, silah zoruyla kendi araçlarına bindirip sanık …’e ait depoya götürdükten sonra darp ettiklerini, mağdur …’a bedelini görmediği senetleri tehdit ederek imzalattıklarını, sanık …’nin mağdur …’ın cüzdanındaki paraları aldıktan sonra cüzdanını iade ettiğini, şikâyetçi olmadığını,

Tanık …. Yılmaz;….Ltd Şti’nin sahibi olduğunu, mağdur …’ın da para katkısı yaparak şirkete ortak olduğunu, ortaklık süresince mağdur … ile boya alım satımı ve inşaat boyası işleri yaptığını, sanıkların mağdur …’tan alacakları olduğunu, ancak senet imzalatılması hususunda bilgisinin olmadığını,

Tanık …. Şahin; mağdur …’ın….Ltd. Şti’nin gayriresmî ortağı ve temsilcisi olduğunu, kendisinin ise şirketin muhasebe işlerini yürüttüğünü, sanıklara iş yaptırdıklarından dolayı borçlu olduklarını,

Tanık …; müteahhitlik yaptığını, daire karşılığı inşaatın boya işini verdiği mağdur … ve tanık ….’ın taşeron olarak sanıklar …., …., ….. ve ….’yi kullandığını, bu kişilerin de kullandıkları boyayı sanık …’in sahibi olduğu boya bayiinden aldıklarını, inşaat işine ilişkin para alışverişinde sanıklar ile muhatap olmadığını, boya malzemelerinin sanık …’in iş yerinden geldiğini, senet imzalatılması konusuna tanık olmadığını, sanık …’in dükkanına çağrıldığını, sorulması üzerine boya işini verdiği firmanın alacak miktarının 8.700 Lira olduğunu söylediğini, kendilerine ödeme yapıp yapmayacağını sorduklarında ise tarafların anlaşması durumunda borcu kendilerine ödeyebileceğini söylediğini, tarafların anlaşması üzerine daha sonra İncesu soy isimli sanıklara 8.700 Lira ödeme yaptığını, bildiği kadarı ile mağdur …’ın firma sahibi olmadığını, ancak vekaletname ile firmanın banka işlerini yürüten kişi olduğunu,

Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/1663 esas sayılı dosyasında tanık olarak dinlenen ….;….Ltd. Şti’nin mağdur … ve tanık ….’a ait olduğunu, şirketin ortağı ve müdürü görünen …’nın ise şirketin çaycısı olduğunu,

Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/1663 esas sayılı dosyasında sanık sıfatıyla dinlenen …; gerektiği zaman şirkette çay getirip dağıttığını,

Hüküm sonrası ölen sanık …; sanıklar ….ve ….’ın babası, sanık …’ın amcası olduğunu, daha önce de alacaklarını tahsil etmek için buluştukları mağdur …’ın yaklaşık beş aydır borcunu ödemediğini, olay günü buluştukları mağdur … ile iş yerine gittiklerini, mağdur …’ın borçlusu olan tanık ….’ı çağırıp alacağını kendilerine temlik etmek istediğini, tanık ….’ın ödeme taahhüdünde bulunduğunu, yine mağdur …’ın 5.000 Lira daha vereceğini söyleyip kendilerine ve sanık …’e senet düzenleyip verdiğini,

Beyan etmişlerdir.

Sanık …; Antalya’da bir boya firmasının bölge bayiliğini yaptığını, tanık …. ile birlikte boya satan mağdur …’ı da kendisinden alışveriş yapması sebebiyle tanıdığını, mağdur …’ın tanık …. ve İshak Çiçek isimli kişilerle….Ltd Şti’nin gayriresmî ortağı olduğunu, şirketin sahibi görünen …’nın ise mağdur …’ın amcası olup çaycılık yaptığını, mağdur …’ın kendisinden boya alıp karşılığında….Ltd. Şti’ne ait üç adet 15.000 Lira, bir adet 5.000 Lira bedelli olmak üzere dört adet çek verdiğini, 15.000 Lira bedelli çeklerden ikisinin arkasına “karşılıksızdır” şerhi düşürdüğünü, rica etmeleri üzerine 5000 Lira bedelli çeki bankaya ibraz etmediğini, ayrıca 3.500 Lira nakit borç verdiği mağdur …’ın 4.000 Lira tutarında da açık hesabı olduğunu, bu şekilde toplam 57.500 Lira borcu olan mağdur …’ın borcunu ödemediği gibi telefonlarını da açmadığını, olay tarihinde sanık …’ın arayarak mağdur … ile buluşup alacağını tahsil edeceğini söyleyerek kendisinin de eşlik etmesini istediğini, mağdur … ile buluşup birlikte iş yerine gittiklerini, mağdur …’ın, borçlusu olan tanık …’ı çağırıp alacağını kendilerine temlik etmek istediğini, ayrıca diğer sanıklara 5.000 Lira daha getireceğini söyleyip kalanı için de senet düzenlediğini,….Ltd. Şti’nin kapanması sebebiyle daha önce verilen çeklerin ne olacağını sorduğunda çekler üzerine “bu çek ahv….mdir” yazıp imzaladığını, daha sonra da kendisine borcuna karşılık olmak üzere önce daire vermeyi teklif edip sonrasında senet verdiğini,

Sanık …; boya malzemeleri sattığını, ayrıca amcası …..’in çocukları olan sanıklar …. ve ….ile boyacılık yaptığını, sanık … ile de ticari ilişkisinin bulunduğunu, mağdur …’ın cezaevinde olan ortağı tanık …. ile yönettiği şirketin boya işini aldığı inşaatın taşeronluğunu sanıklar ….ve …. ile birlikte yaptıklarını, mağdur …’ın bu iş sebebiyle kendilerine 27.000 Lira borcu olduğunu, birçok kez alacaklarını istemelerine rağmen ödemediği gibi bugün yarın öderim diyerek kendilerini atlattığını, olay günü ise buluştukları mağdur … ile iş yerine gittiklerini, mağdur …’ın borçlusu olan tanık …’ı çağırıp alacağını kendilerine temlik etmek istediğini, tanık ….’ın ödeme taahhüdünde bulunduğunu, yine mağdur …’ın 5.000 Lira daha vereceğini söyleyerek kendilerine ve sanık …’e senet düzenleyip verdiğini, mağdur …’ın borcunu ödememesi sebebiyle çalıştırdıkları yirmi kadar işçinin maaşını ödemekte zorlandıklarını,

Sanık …; inşaat boyacılığı yaptığını, iş aldığı zaman ayrıca işçi de çalıştırdığını, yaklaşık beş ay önce mağdur …’ın taşeronluğunu yaptığı iki inşaatın boyasını işçileri ile birlikte yaptığını, 19.000 Lirası işçi ücretleri, 8.000 Lirası ise kartonpiyer bedeli olmak üzere mağdurun kendilerine 27.000 Lira borcu olduğunu, işi güvene dayalı yaptıklarından alacaklarını senede bağlamadıklarını, mağdur …’tan işçi ücretlerini ödemek için defalarca alacaklarını istemelerine rağmen ödemeyip kendilerini oyaladığını, mağdur …’ın, birlikte çalıştığı diğer sanık …’ı arayarak borcunu ödeyeceğini söylediğini amcası olan …..’den öğrendiğini, olay günü ise buluştukları mağdur … ile iş yerine gittiklerini, mağdur …’ın borçlusu olan tanık ….’ı çağırıp alacağını kendilerine temlik etmek istediğini, tanık ….’ın ödeme taahhüdünde bulunduğunu, yine mağdur …’ın 5.000 Lira daha vereceğini söyleyerek kendilerine ve sanık …’e senet düzenleyip verdiğini, daha önce elinde mağdur …’ın işlerini yürüttüğü….Ltd Şti’ne ait 6.000 Lira bedelli çek bulunduğunu, şirketin iflas etmesi üzerine mağdur …’ın yeni şirket kurduğunu ve bu şirket üzerinden yeni çek vereceğini söyleyerek kendisini kandırıp çeki aldığını,

Sanık …; sanıklar …. ve ….’ın iş yerinde yevmiyeci olarak çalıştığını, iki ay kadar önce mağdur …’ın işverenliğinde çalışmasından dolayı 1.500 Lira alacağı olduğunu, ancak mağdur …’ın borcunu ödemediğini, mağdur …’ın borcunu ödeyeceğini öğrenmesi üzerine başlarına bir iş gelmesin diye diğer sanıkların yanında olduğunu, buluştukları mağdur … ile iş yerine gittiklerini, mağdur …’ın borçlusu olan tanık ….’ı çağırıp alacağını kendilerine temlik etmek istediğini, tanık ….’ın ödeme taahhüdünde bulunduğunu, yine mağdur …’ın 5.000 Lira daha vereceğini söyleyerek kendilerine ve sanık …’e senet düzenleyip verdiğini, mağdur …’ın cüzdanından para almadığını,

Savunmuşlardır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Birinci Kitap, İkinci Kısımda, “Ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenler” başlıklı İkinci Bölümde yer alan “haksız tahrik” 29. maddede; “Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir” şeklinde, ceza sorumluluğunu azaltan bir neden olarak hüküm altına alınmıştır.

Ceza sorumluluğunu azaltan bir neden olarak düzenlenen haksız tahrik; kişinin haksız bir fiilin kendisinde oluşturduğu hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlemesi durumunda kusur yeteneğindeki azalmayı ifade etmektedir. Bu halde fail, suç işleme yönünde önceden bir karar vermeksizin, dışarıdan gelen etkinin ruhsal yapısında meydana getirdiği karışıklığın bir sonucu olarak suç işlemeye yönelmektedir. Bu yönüyle haksız tahrik, kusurun irade unsuru üzerinde etkili olan bir nedendir. Başka bir anlatımla, haksız tahrik h….nde failin iradesi üzerinde bir zayıflama meydana gelmekte, böylece haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altındaki kişinin suç işlemekten kendisini alıkoyma yeteneği önemli ölçüde azalmış bulunmaktadır.

5237 sayılı TCK’nun 29. maddesinde yer alan haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için şu şartların birlikte gerçekleşmesi gereklidir:

a) Tahriki oluşturan haksız bir fiil bulunmalı,

b) Fail öfke veya şiddetli elemin etkisi altında kalmalı,

c) Failin işlediği suç, bu ruhi durumun tepkisi olmalı,

d) Haksız tahrik teşkil eden eylem, mağdurdan sadır olmalıdır.

Haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için kanunda bir zaman sınırlaması mevcut olmayıp, aradan uzunca bir zaman geçse bile önceki olayın etkisiyle suç işlenmişse tahrik hükümleri uygulanmalıdır.

Uyuşmazlık konusu bu açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde;

Mağdur … aşamalarda, bir dönem işçi olarak çalıştığı….Ltd. Şti’nin sanıklara borcu olduğunu, ancak bu borçlardan dolayı şahsi sorumluluğunun bulunmadığını beyan etmiş ise de, tanıklar …. ve ….’ın mağdur …’ın gayriresmi ortak olarak….Ltd. Şti. adına yürüttüğü ticari işlerden dolayı sanıklara borçlu olduğunu, tanık ….’ın ise inşaatın boya işini verdiği mağdur …’ın sanıklar …., ….ve ….’ı taşeron olarak çalıştırıp inşaatta kullanılan boyaların sanık …’ten tedarik edildiğini ifade etmeleri, tanık ….’ın taraflar arasında yapılan anlaşma uyarınca mağdur …’a olan borcunu sanıklara ödediğini belirtmesi, Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/1663 esas sayılı dosyasında tanık olarak dinlenen Yasin’in, mağdur …’ın….Ltd. Şti’nin ortağı, bu şirketin ortağı görünen …’nın ise şirket çaycısı olduğunu beyan etmesi, bu beyanın aynı dosyada sanık olarak dinlenen … tarafından da doğrulanması ve….Ltd. Şti’ne ait aracın mağdur …’ın kullanımında olması nazara alındığında; sanıklara borçlu olduğu anlaşılan mağdur …’ın, alacaklarını tahsil etmek isteyen sanıkları borcunu daha sonra ödeyeceğini söyleyerek sürekli oyalayıp telefonlarını açmaması, ticari işlerinde….Ltd Şti’ni paravan olarak kullanarak sorumluluktan kurtulma çabası içinde olması, suç tarihinden önce yine amcası olan …’nın ortağı olduğu Özevsan Ltd. Şti’nde ticari fa….yete başlayarak sanıklara olan borcunu kasti şekilde ödememe iradesini ortaya koyması sanıklar lehine haksız tahrik hükmünün uygulanmasını gerektiren haksız bir davranış olup, alacağın tahsil edilememesi sebebiyle işçi ücretlerini ödeyemeyen ve ticari fa….yetlerini yürütmekte zora düşen sanıkların, mağdurdan kaynaklanan bu haksız fiillerin oluşturduğu hiddetin etkisi altında hareket ederek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri kabul edilmelidir.

Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Daire onama kararının mağdur …’a yönelik eylem yönünden kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün sanıklar …, …, … ve …’ın, mağdur …’a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu haksız tahrik altında işlediklerinin gözetilmemesi isabetsizliğinden bozulmasına, ayrıca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabul edilerek, Özel Daire onama kararının kaldırılıp yerel mahkeme hükmünün bozulmuş olması nedeniyle, sanıkların cezalarının infazının durdurulmasına ve tahliyelerine karar verilmelidir.

SONUÇ:

Açıklanan nedenlerle;

1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2- Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 16.02.2016 gün ve 9975-1318 sayılı onama kararının mağdur …’a yönelik eylem yönünden KALDIRILMASINA,

3- Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2012 gün ve 435-334 sayılı mahkûmiyet hükmünün, sanıklar …, …, … ve …’ın mağdur …’a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu haksız tahrik altında işlediklerinin gözetilmemesi isabetsizliğinden BOZULMASINA,

4- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabul edilerek, Özel Daire onama kararının mağdur …’a yönelik eylem yönünden kaldırılıp yerel mahkeme hükmünün bozulmuş olması nedeniyle, sanıklar …, …, … ve …’ın cezalarının İNFAZININ DURDURULMASINA ve TAHLİYELERİNE, başka bir suçtan hükümlü veya tutuklu olmadığı takdirde derhal salıverilmeleri için YAZI YAZILMASINA,

5- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2017 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi. MEVZUATİÇTİHATYÜRÜTMEYİ DURDURMAİSTİNAF

Tagged: , , ,

İletişim

Hukuki konularda aklınıza takılan sorular mı var? Bize yazın cevaplayalım.