August 16, 2021 admin

İŞ KANUNU VE ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN ÇERÇEVESİNDE ÖZEL GÜVENLİK GÖREVLİLERİNİN HAK VE SORUMLULUKLARI

Bu yazıda özel güvenlik görevlilerinin iş sözleşmelerini feshetmeleri durumunda mevcut haklarına gerekli mevzuat kapsamında değinilecektir. Özel güvenlik görevlilerinin yetkileri, sorumlulukları ve hakları 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ile belirlenmiş olup İş Kanunu ile birlikte yazımızda hukuki dayanak olarak yer alacaktır.

Özel güvenlik hizmetleri, kurum ve kuruluşların bünyesinde yer alan birimler eliyle ya da özel güvenlik şirketleri tarafından görülmekte olup özel veya tüzel kişilere ait başta mülkiyet hakkı olmak üzere hak ve hürriyetlerinin korunmasını sağlar.  Bu hizmetlerin görülmesi özel güvenlik komisyonunun kararı üzerine valinin iznine bağlıdır. Özel güvenlik şirketlerinin faaliyetleri İçişleri Bakanlığı’nın iznine tabidir.

Öncelikle Özel güvenlik hizmetinde çalışabilmek için gereken şartlar bahsetmek gerekirse bu şartlar 5188 sayılı kanunun 10. maddesinde yer almaktadır;

1- Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak,

2-(Değişik: 21/4/2005 – 5335/23 md) Silahsız olarak görev yapacaklar için en az sekiz yıllık ilköğretim veya ortaokul; silahlı olarak görev yapacaklar için en az lise veya dengi okul mezunu olmak,

3- 18 yaşını doldurmuş olmak,

4- 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile;       

  1. Kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmamak,                                                                                                             
  2. Affa uğramış olsa bile Devletin güvenliğine, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, özel hayata ve hayatın gizli alanına ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde suçları, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık ve fuhuş suçlarından mahkûm olmamak ,                                                                                                                        
  3. Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, özel hayata ve hayatın gizli alanına, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde suçlarından dolayı hakkında devam etmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma bulunmamak,                              

5-(Mülga: 23/1/2008 – 5728/578 md.) 8845 f) Görevin yapılmasına engel olabilecek vücut ve akıl hastalığı ile engelli bulunmamak                                                                                        

6-14 üncü maddede belirtilen özel güvenlik temel eğitimini başarıyla tamamlamış olmak                         

7-(02.01.2017 tarihinde yürürlüğe girdi) Güvenlik soruşturması olumlu olmalı.

Aynı kanunun 11. maddesinde ise yukarıda belirtilen şartları taşıyarak mesleğe giren ancak daha sonra şartlardan birini yerine getiremeyen güvenlik görevlisinin kimliğinin iptal edileceği yer almaktadır.

“…verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62/1 maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” karar verildiği görülmekte olup; bu doğrultuda, 5188 sayılı Kanun’un 680 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 69. maddesiyle değişik 10. maddesinin yukarıda bahsi geçen (d) bendi uyarınca, haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olsa bile, kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmama durumunun özel güvenlik görevlisi olarak özel güvenlik kimlik kartı sahibi olma şartları arasında sayılmasına karşın, davacının kasten yaralama suçundan dolayı 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması nedeniyle söz konusu şartı sağlamadığı anlaşıldığından, davacı tarafından, özel güvenlik kartının tarafına verilmesi talebiyle yapmış olduğu 23/02/2018 tarihli başvurunun reddine ilişkin davalı idare işleminde hukuka ve mevzuat hükümlerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı…”

                                (Danıştay 10. Daire E. 2020/3961 K. 2020/6093)

Aynı şekilde özel güvenlik kimlik kartının başkasına kullandırılması ve yetkili kolluk kuvvetlerine karşı direnmek, terör örgütü ile irtibat ya da terör örgütü sempatizanlığı da görev için gerekli olan kimlik belgesinin iptaline yol açacaktır.

“….davacıya ait sosyal paylaşım sitesi olan facebook üzerinden PKK/KCK/YPG terör örgütlerine müzahir sayfaları beğendiği davalı idarece yapılan inceleme ve araştırmalarla ortaya konulduğu anlaşılmakla, davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğu, özel güvenlik belgesi ve çalışma iznine sahip olabilmek için ilgililer hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumlu olması gerektiği, ancak bu şartın davacı tarafından sağlanmadığı anlaşıldığından, davacının özel güvenlik belgesi ve çalışma izninin iptaline ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı ….”

(Danıştay 2019/11106 E.  2020/5467 K)

Güvenlik görevlileri öngörülen şartları taşımaları halinde görev için gerekli eğitim aldıktan sonra göreve başlayabilecektir. Alınan eğitimden sonra verilen özel güvenlik kimliğinin geçerlilik süresi 5 yıldır. Beş yıl sürenin bitiminden önceki 1 sene içinde tekrar yenileme eğitimine başvurabilme imkanı vardır ve bitiminden önceki 6 ay içinde başvurmak zorunludur.

 Özel güvenlik kimliği olmayan personel çalıştırılamayacak olup işveren tarafından haklı nedenle fesih sebebi olabilecektir. Ayrıca özel güvenlik görevlisinin kimlik çıkarmak için başvurması ancak kontenjan olmaması nedeniyle sınava girememesi üzerine işveren tarafından iş akdinin feshedilmesi haklı nedenle fesih kapsamında olmayacaktır. Bu sebepledir ki bu gerekçe ile iş sözleşmesi feshedilen işçi kıdem tazminatına hak kazanacaktır.

“…Dosya içeriğine göre davacının davalı işyerinde 10/08/2010 tarihinden 17/03/2014 tarihine kadar özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, iş akdinin 13/03/2014 tarihinde çalışma izninin bitmesi nedeni ile 4857 Sayılı Kanun’un 25/II maddesinin dayandırılarak işverence 17/03/2014 tarihinde feshedildiği, davalı işveren tarafından davacının çalışma süresinin 13/03/2014 tarihinde dolacağı 17.01.2014 tarihinde ihtar edildiği, dosya içeriğindeki dekontla davacının Şubat 2014 sınavı için müracatta bulunduğu ,mahkemece davalı işveren tarafından yapılan fesih bildiriminin davacının 13/03/2014 tarihinde çalışma izninin bitecek olması nedeniyle güvenlik görevlisi olarak çalıştırılmasının imkansız hale geldiği ve davalı şirketin çalışma alanının güvenlik işi olduğundan davalı tarafından yapılan feshin haklı sebebe dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacının Şubat 2014 tarihindeki sınavın ücretini yatırdığı ve kontenjanın dolu olması sebebiyle sınava giremediği için çalışma belgesini uzatamadığı anlaşılmasına göre feshin 4857 Sayılı Kanun’un 25/III. maddesi kapsamında olduğunun kabulüyle fesih işveren tarafından zorlayıcı sebeple gerçekleştirildiğinden dava konusu kıdem tazminatı talebinin kabulü yerine hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir…”

                (Yargıtay 9. HD, E. 2017/11091 K. 2019/11043 T. 15.5.2019)

Özel güvenlik görevlileri işten çıkma, çıkarılma durumlarında tazminat hakları bakımından 4857 sayılı İş Kanununa tabidirler.

İş sözleşmeleri işveren tarafından feshedilebileceği gibi işçi tarafından da haklı sebeplerin varlığı halinde feshedilebilecektir.

Özel güvenlik görevlileri meslek grubunda en çok karşılaşılan fesih nedenleri arasında; işçinin imzalı beyanı alınmadan işyerinin sürekli değiştirilmesi, gece çalışmalarının karşılığının ödenmemesi, silah taşıdığı hâlde SGK kayıtlarında silahsız gösterilmesi, farklı görevlerde çalıştırılması, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmemesi, yıllık izin kullandırılmaması ya da izin ücretinin ödenmemesi yer alır. İşçinin işyerinin değiştirilmesi ya da başka bir işte çalıştırılması esaslı bir değişiklik olup işçi tarafından haklı fesih sebebi olacaktır.

Özel güvenlik görevlisinin işi gereği işyerinin güvenliğini sağlaması gerekmektedir. İşine gerekli özeni göstermemesi, işi başında uyuya kalması işverenin iş akdini haklı nedenle feshetmesinde haklı neden olabilecektir.

“…Güvenlik görevlisi veya bekçinin, bir defaya mahsus da olsa görev yerinde uyuması, işyeri güvenliği için tehlike oluşturacağından, işveren için haklı fesih nedenidir…”

(Yargitay HGK, E. 2013/9-67, K.2013/1011 T.03.07.2013)

“…Davacı tarafça kıdem ve ihbar tazminatı talep edilmişse de, dosyada toplanılan deliller itibariyle davacının el yazısı ile yaptığı savunmada, iş yerinde uyurken yakalandığını kabul ettiği, ancak savunmada bu uyuma halinin yargılamada ileri sürülen ve davacı tanıklarınca da ifade edilen diş ağrısından kaynaklandığı hususunda davacının bir beyanı ve izaretinin bulunmadığı, bu haliyle iş yerinde güvenlik görevlisi olan davacının görev alanını terk ederek uyumasının kabul edilebilir bir özüre dayanmadığı ve iş yerinin güvenliğini tehlikeye soktuğu hususları sübuta ermiştir. Sübuta eren hususlar işveren açısından haklı fesih hali teşkil etmektedir…“

             (Yargıtay 22.HD,  E. 2013/21965 K.2014/32362,Ü T.18.11.2014)

İş sözleşmelerinin feshi durumunda söz konusu olacak kıdem ve ihbar tazminatına değinilmesi yerinde olacaktır. Kıdem tazminatına hak kazanabilmek için 4587 sayılı İş Kanunu’na göre işçi olmak, iş yerinde en az 1 yıl çalışmak, işçinin İş Kanunu madde 24’te yer alan haklı nedenlerden biri ile iş sözleşmesini feshi ya da işverenin İş Kanunu madde 25/2’de yer alan nedenler dışında ve dolayısıyla haklı neden olmaksızı iş sözleşmesinin feshi gerekir. İşçinin iş sözleşmesinin başladığı tarihten itibaren çalıştığı her yıl için 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. İhbar tazminatı ise işçinin kanunda öngörülen süreler dahilinde haber vermeksizin işten ayrılması durumunda işverene karşı, işverenin de işçiyi haber vermeden ya da ihtar süresi bitmeden önce işçiyi işten çıkarması durumunda işçiye ödeyeceği hizmet sürelerine göre hesaplanan tazminattır.

İhbar tazminatının, İş Kanunu 25/3’te yer alan “zorlayıcı nedenler”in  ortaya çıkması halinde ödenmesi kararlaştırılamaz. Zorlayıcı nedenler, önceden kestirilemeyen ve işverenden kaynaklanmayan durumlarda oluşur. Doğal afetler, salgın hastalıklar zorlayıcı nedendir. Zorlayıcı nedenlerin varlığı hâlinde 4587 sayılı İş Kanunu’nun 40. maddesinde öngörüldüğü üzere çalışılmayan süreler için yarım ücret ödenmelidir. Zorlayıcı nedenlerle iş akdinin işveren tarafından feshi halinde işverenin kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunurken bildirim şartına uyma ve ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır.

“…Somut uyuşmazlıkta, davalı alt işveren emrinde asıl işveren iş yerinde silahlı güvenlik görevlisi olarak çalışan davacının silahlı güvenlik görevini ifa edebilmesi için şart olan silahlı güvenlik izninin işyeri dışında işlediği suç nedeni ile iptal edilmesi üzerine iş akdinin feshi zorlayıcı sebebe dayandığından davacının kıdem tazminatı talebinin kabulü yerinde ise de zorlayıcı sebebe dayanan fesihlerde ihbar tazminatı hakkı olmayacağından davacının ihbar tazminatı isteğinin reddi yerine kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir…”

                 (Yargıtay 9. HD, E. 2016/9116, K. 2019/16141)

Yukarıda kısaca özel güvenlik görevlilerinin hakları ve karşılaşabilecekleri sorunlar, dahil oldukları mevzuat bakımından kısaca anlatılmaya çalışılmıştır. Gerek karşılaşılabilecek problemlerin tekdüze olmayışı gerekse güncel şartların uygulamada beraberinde getirdiği sorunların çözülmesi bakımından alanında uzman bir hukukçudan yardım alınması elzem olacaktır.

Stj. Av. Zehra ERDOĞAN & Av. Bilge İŞ & Av. Selçuk ENER

Tagged: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

İletişim

Hukuki konularda aklınıza takılan sorular mı var? Bize yazın cevaplayalım.