October 1, 2021 admin

ARABULUCULUK NEDİR?

Bu haftaki yazımızda, günümüzde giderek yaygınlaşan ve uyuşmazlık çözümlerinde mahkemelere alternatif oluşturan hatta belirli konulara ilişkin davalarda dava şartı haline gelen arabuluculuk kurumundan detaylı olarak bahsedeceğiz.

Kısaca özetlemek gerekirse; arabuluculuk, tarafların bir veya birden fazla arabulucunun yardımı ile anlaşmaya varmak için ihtilaflı meseleler üzerinde görüşme yaptıkları bir uyuşmazlık çözüm sürecidir. Bu arabulucular, arabuluculuk konusunda uzmanlık eğitim almış uzman kişilerdir.

Arabuluculuğun temel amacı tarafların uyuşmazlığı mahkemeye götürmeden uzlaşmasını sağlamak, taraflar arasındaki iletişimsizliği gidermek, tarafsız bir üçüncü kişi karşısında bir araya gelerek sağlıklı bir şekilde müzakere edilebilmesini sağlamaktır. Bununla birlikte arabuluculuk uygulamasının ikincil amacı ise mahkemelerdeki dosya yoğunluğunu azaltmaktır.

ARABULUCULUĞUN KANUNİ DAYANAĞI

Arabuluculuk, hukuk sistemimizde 2012’den beri uygulama alanı bulan bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoludur. Arabuluculuk kurumunun kanuni düzenlemesi de 22.06.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (HUAK) ile yapılmıştır. Bu kanunda genel olarak ihtiyari arabuluculuk ilkeleri düzenlenmekle birlikte 06.12.2018 tarihinde yapılan değişiklikle birlikte dava şartı olan arabuluculuk da bu kanun kapsamına alınmıştır.

Çeşitli kanunlarda, mahkemeye gitmeden önce başvurulması gereken zorunlu bir yol olarak, yani dava şartı olarak arabuluculuk düzenlenmiştir. Örneğin; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu’nun 73/A maddesi ile Tüketici Mahkemesi’nin görev alanına giren uyuşmazlıklar için dava şartı olarak arabuluculuğa başvurma zorunluluğu getirilmiştir. Aynı şekilde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/a maddesinde, TTK’nın 4. maddesinde belirtilen tüm ticari davalar ile diğer özel kanunlarda yer alan ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurma zorunluluğu getirilmiştir. İş Kanunu m. 20 ve İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. Maddesinde de işçi ve işveren arasındaki yıllık izin ücreti, fazla çalışma (fazla mesai) ücreti, maaş vb. gibi işçilik alacakları ile ihbar tazminatı, kıdem tazminatı vb. uyuşmazlıklar için arabuluculuk şartı getirilmiştir.

HANGİ DAVALARDA ARABULUCUYA BAŞVURULABİLİR?

6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu’nun 1. maddesi 2. fıkrasında “Bu Kanun, yabancılık unsuru taşıyanlar da dâhil olmak üzere, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde uygulanır.” şeklinde hangi uyuşmazlıkların arabuluculuğa konu edilebileceği düzenlenmiştir. Örneğin ceza davaları, boşanma davası, soybağı davası, velayete ilişkin davalar gibi kamu hukukuna ilişkin, taraflara irade serbestisi tanınmayan konularda arabuluculuğa gidilmesi mümkün değildir. Fıkranın devamında aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıkların da arabuluculuğa elverişli olmadığı ifade edilmiştir.

ARABULUCUNUN GÖREVLERİ

Arabulucular, uyuşmazlığın çözülmesinde tarafların iletişimini kolaylaştıran tarafsız ve bağımsız üçüncü kişilerdir. Bu nedenle uyuşmazlığı çözen bir karar veremeyecekleri gibi, taraflara çözüm seçeneği sunarak onları yönlendiremez. Arabulucunun görevi sadece tarafları uzlaştırmaya çalışmak, anlaşmalarını sağlamaktır. Sürecin sonunda arabulucu tarafından bir karar verilmez.

ARABULUCULUĞA BAŞVURU ŞEKLİ

Dava Şartı Arabuluculuğa Başvuru Şekli

Öncelikle dava konusu bakımından yetkili mahkemenin ve dolayısıyla yetkili adliyenin tespitinin yapılması gerekir. Arabuluculuk başvurusunun yetkili adliyenin yetki çevresindeki arabuluculuk merkezine yapılması gerekmektedir. Aksi halde yetki itirazı ile karşılaşılabilir. Başvuru UYAP üzerinden yapılabileceği gibi adliyede arabuluculuk bürosu varsa oraya, yoksa bu konuda görevlendirilen mahkemenin yazı işleri müdürlüğüne başvuru dilekçesinin verilmesi ile yapılabilir. Arabuluculuk sürecinin taraflarının listede yer alan bir arabulucu üzerinde anlaşmaları halinde tarafların iradeleri doğrultusunda seçilen arabulucunun görevlendirilmesi mümkündür. Tarafların bu yolu tercih etmemesi durumunda arabulucu, sistem üzerinden atanmaktadır.

İhtiyari Arabuluculuğa Başvuru Şekli

Taraflar arabulucuya gitme konusunda anlaştığı müddetçe uyuşmazlığın her aşamasında yani dava açılmadan önce veya açıldıktan sonra da arabulucuya başvurabilirler. Taraflardan biri diğer tarafa arabulucuya başvurma konusunda teklifte bulunabilir. Karşı tarafa iletilen bu teklif 30 gün içerisinde olumlu cevaplanmaz ise reddedilmiş sayılır. Dava açıldıktan sonra tarafların birlikte arabulucuya başvuracaklarını beyan etmeleri durumunda yargılama, mahkemece üç ayı geçmemek üzere ertelenir. Bu süre, tarafların birlikte mahkemeye başvurusu üzerine üç aya kadar uzatılabilir. Tarafların mutabık kaldığı bir arabulucu yok ise arabuluculuk bürosuna veya sulh hukuk mahkemesi kalemine yapılacak başvuru ile arabulucu atanması talep edilebilir.

ARABULUCULUK SÜRECİ VE ANLAŞMA BELGESİNİN HUKUKİ NİTELİĞİ

Arabuluculuk görüşmeleri sırasında tarafların sunmuş oldukları bilgi ve belgeler ile sürece yönelik çözüm önerilerinin gizli tutulması gerekmektedir. Taraflar aksini kararlaştırmadıkça gizliliğin ihlal edilmesi halinde HUAK 33. madde 1. fıkrasında 6 aya kadar hapis cezası öngörülmüştür. İhtiyari arabuluculuk söz konusu olduğunda taraflar arabulucuya başvurma konusunda irade serbestisine sahip oldukları gibi bu süreci devam ettirmek, sonlandırmak veya vazgeçmek hususlarında da serbesttirler. Arabuluculuk sürecinde taraflar eşit haklara sahiptir.

Arabuluculuk sürecinin sonunda tarafların anlaşması ihtimalinde anlaşma belgesi hazırlanırken, anlaşamamaları durumunda anlaşamama belgesi düzenlenir. Bu belgenin kimler tarafından imzalanacağı konusu, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 17. maddesi 2. fıkrasında “Arabulucu tarafından düzenlenecek bu belge, arabulucu, taraflar, kanuni temsilcileri veya avukatlarınca imzalanır. Belge taraflar, kanuni temsilcileri veya avukatlarınca imzalanmazsa, sebebi belirtilmek suretiyle sadece arabulucu tarafından imzalanır.” şeklinde ifade bulmuştur.

Tarafların arabuluculuk süreci sonunda bir anlaşmaya varmaları halinde bu anlaşmanın içeriği ve kapsamı taraflarca belirlenir. Anlaşmaları üzerine düzenlenen belge HUAK 18. maddesinde ele alınmaktadır. Taraflar, bu anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini talep edebilirler. Dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuşsa bu şerh arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden talep edilebilir. Davanın görülmesi sırasında arabuluculuğa başvurulması durumunda ise davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilir. Bu şerhi içeren anlaşma ilam niteliğinde belge sayılmaktadır. Bununla birlikte taraflar, avukatları ve arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın da ilam niteliğinde belge sayılmaktadır.

HUAK 18. maddesi 5. fıkrasında “Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.” düzenlemesi mevcuttur. Taraflar arabuluculuk faaliyeti sonucunda üzerinde anlaşmış oldukları hususları tekrar mahkeme önüne taşıyamayacaklardır.

ARABULUCULUĞUN FAYDALARI

Aylarca ve hatta yıllarca sürebilen dava yoluna kıyasla arabuluculuk, uyuşmazlığın çözümünde çok daha kısa süren bir alternatif çözüm yoludur. Aynı zamanda uyuşmazlığın daha az masrafla çözülmesine imkan tanır. Burada tarafların uyuşmazlık çözümüne doğrudan katılımları, sürecin tamamen tarafların istekleri doğrultusunda ilerlemesi ve uzlaşma hususunda da tarafların iradelerinin egemen olması yine arabuluculuğun tercih edilmesine sebep oluşturmaktadır. Süreç boyunca taraflar, yaşanan anlaşmazlıkları tartışma imkanı bulabildiği için aralarında zedelenmiş olan güven ve iş ilişkisini yeniden kurma ya da uyuşmazlıkları çözmüş olarak devam edebilme imkanı bulmaktadırlar. Umuyoruz ki bu yazımızda ele aldığımız arabuluculuk, tüm artılarıyla birlikte değerlendirildiğinde sizlerin de yöneleceği bir alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olur.

Stj. Av. Zeynep YANIK & Stj. Av. Melike KUZUCUOĞLU & Av. Selçuk ENER

Tagged: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

İletişim

Hukuki konularda aklınıza takılan sorular mı var? Bize yazın cevaplayalım.