MİRAS HUKUKUNDA ARTMİRASÇILIK

                             

Bu yazımız miras hukukunda artmirasçılık konusu hakkında bilgilendirme amaçlı olacaktır.

Artmirasçı atama işlemi, art arda olacak şekilde bir veya birden fazla kişiyi mirasçı atamak veya bu kişilere belirli bir malı bırakmak amacıyla yapılır. Örneğin mirasbırakan, “Bakırköy’deki dairemin sahibi beş yıl boyunca yeğenim olsun, daha sonrasında ise bu dairenin mülkiyeti torunuma geçsin” diyerek artmirasçı atama işlemini gerçekleştirebilir. Bu yazımızda bu işlemin hukuki dayanağından, nasıl gerçekleştirileceğinden ve güvencelerinden bahsedeceğiz.

Artmirasçı atama işlemi genel olarak (TMK-521,525) maddeleri arasında düzenlenmiştir. TMK m. 521/1’e göre

Mirasbırakan, ölüme bağlı tasarrufuyla önmirasçı atadığı kişiyi mirası artmirasçıya devretmekle yükümlü kılabilir.”

Madde metninden anlaşıldığı üzere artmirasçı atanması mirasbırakan hayattayken yapılan bir ölüme bağlı tasarruftur.

TMK m. 521/2’den anlaşılacağı üzere “Aynı yükümlülük artmirasçıya yüklenemez.” Burada yedek mirasçı atamadan ayrılan husus, kanun koyucunun artmirasçı atamada iki dereceli sistemi tercih etmesidir. TMK m. 520’ye göre

“Mirasbırakan, atadığı mirasçının kendisinden önce ölmesi veya mirası reddetmesi hâlinde onun yerine geçmek üzere bir veya birden çok kişiyi yedek mirasçı olarak atayabilir.”

Buradan anlayacağımız üzere yedek mirasçı atama işleminde mirasbırakanın kaç kişiyi yedek mirasçı atayacağı yönünden bir sınırlama yoktur. Yani mirasbırakan, “ben öldüğümde X mirasçı olsun, o olamazsa Y olsun, o olamazsa Z olsun, o olamazsa …” diyebilir. Ancak TMK m. 521/2 hükmüne baktığımız zaman artmirasçı atama bakımından bir sınır öngörülmüştür. Önmirasçı ve artmirasçı atama işleminde artmirasçıya da devir yükümlülüğü yüklemek mümkün değildir, devir yükümlülüğü sadece önmirasçıdadır.

TMK 521/3’e göre “Bu kurallar belirli mal bırakmada da uygulanır.” Miras hukuku sisteminde mirasçılar yasal ve atanmış mirasçılar olarak ikiye ayrılır. Bir de bunların yanında vasiyet alacaklıları vardır. Vasiyet alacaklıları yasal ve atanmış mirasçılardan farklı olarak cüzi haleftir. Külli halef olan yasal ve atanmış mirasçılar, mirasbırakanın ölümüyle birlikte tereke üzerinde doğrudan doğruya ve kendiliğinden bir ayni hak kazanırlar. Vasiyet alacaklısı ise yasal ve atanmış mirasçılara karşı ileri sürebileceği bir alacak hakkı elde eder. Dolayısıyla 521/3’ten anladığımıza göre art vasiyet alacaklısı belirlemek de mümkündür. Bu durumda da artmirasçılıkla ilgili hükümler geçerlidir.

Mirasın artmirasçıya geçiş anı TMK m. 522’de düzenlenmiştir. Bu madde düzenlenirken ise farklı ihtimaller göz önünde bulundurulmuştur. İlk ihtimal tasarrufta bir geçiş anı belirtilmemesi durumudur. TMK m. 522/1’e göre “Tasarrufta geçiş anı belirtilmemişse miras, önmirasçının ölümüyle artmirasçıya geçer.” Yani açıkça mirasın ne zaman geçeceği belirlenmediği takdirde önmirasçı ölene kadar o malın mülkiyetini elinde bulundurur. Önmirasçı öldükten sonra ise miras artmirasçıya geçer. Örneğin, hiçbir süre belirtilmeden “bu ev kızımın olsun, daha sonra da torunumun olsun” şeklinde bir tasarruf yapıldığı takdirde mirasbırakanın kızı ölene kadar o evin mülkiyetini elinde bulundurur. Kızı öldükten sonra da miras torununa geçer.

Mirasın artmirasçıya geçiş anı için diğer bir ihtimal TMK m. 522/2’de düzenlenmiştir. Bu hükme göre “Tasarrufta geçiş anı gösterilmiş olup önmirasçının ölümünde bu an henüz gelmemişse miras, güvence göstermeleri koşuluyla önmirasçının mirasçılarına teslim edilir.” Bu ihtimalde mirasbırakan mirasın artmirasçıya geçmesi için belirli bir şartı öngörmüş olabilir. Örneğin, “3 yıl sonra kızımdan torunuma geçsin” veya “kızım üniversiteyi bitirince torunuma geçsin” şeklinde bir belirleme olabilir. TMK m. 522/2’de böyle bir belirleme olmasına rağmen şart gerçekleşmeden önce önmirasçı ölürse ne olacağı düzenlenmiştir. Bu hükme göre bu durumda miras, güvence göstermeleri koşuluyla önmirasçının mirasçılarına teslim edilir.

Artmirasçının mirasa hak kazanabilmesi için önmirasçının ölüm anında sağ olması gerekir. Sağ değilse miras önmirasçılara, önmirasçı da sağ değilse önmirasçının mirasçılarına kesin olarak kalıyor. Bunu TMK m. 522/3’teki düzenlemeden anlıyoruz. “Mirasın artmirasçıya geçmesine herhangi bir sebeple olanak kalmadığı anda miras, önmirasçıya; önmirasçı ölmüşse onun mirasçılarına kesin olarak kalır.”

ARTMİRASÇIYA SAĞLANAN GÜVENCELER

TMK’de artmirasçının beklenen haklarını korumak amacını taşıyan bazı düzenlemeler mevcuttur. Bunlar “Güvence” başlığını taşıyan TMK m. 523’de düzenlenmiştir. Bu güvenceler; mirasın sulh mahkemesince defterinin tutulması, önmirasçının güvence göstermesi, taşınmazlarda tapu kütüğüne şerh imkanı ve mirasın resmen yönetimine karar verilmesidir.

TMK m. 523/1’e göre “Önmirasçıya geçen mirasın sulh mahkemesince defteri tutulur.” Böylece önmirasçının kendi malvarlığı ve önmirasçıya geçen mirasın birbirine karışmaması sağlanır. Bu hüküm emredici bir hüküm olduğu için mirasbırakan tarafından aksinin öngörülmesi mümkün değildir.

TMK m. 523/2’de güvence gösterme düzenlenmiştir. Bu hüküm

“Mirasbırakan açıkça bağışık tutmadıkça, mirasın önmirasçıya teslimi onun güvence göstermesine bağlıdır. Taşınmazlarda bu güvence, yeterli görüldüğü takdirde mirası geçirme yükümlülüğünün tapu kütüğüne şerh verilmesiyle de sağlanabilir.

Şeklindedir. Bu hükümden anladığımız üzere bu işlem emredici nitelikte değildir, yani mirasbırakan isterse önmirasçının güvence göstermemesini isteyebilir. Önmirasçı açıkça bağışık tutulmadığı takdirde ise mirası teslim almak için bir güvence vermek zorundadır. Bu güvence her türlü imkanla sağlanabilir. Buradaki amaç artmirasçının beklenen haklarına zarar gelmesini engellemek ve onu belli rizikolardan korumaktır. Bu fıkranın ikinci cümlesine baktığımız zaman ise tapu kütüğüne şerh imkanını görüyoruz. Önmirasçının artmirasçıya mirası devir yükümlülüğü altında bulunduğu tapuda şerh edilebilir. Bu durum da TMK m. 1010’da düzenlenmiştir. “Aşağıdaki sebeplere dayanan tasarruf yetkisi kısıtlamaları, tapu kütüğüne şerh verilebilir: 3. Aile yurdu kurulması, artmirasçı atanması gibi şerh verilmesi kanunen öngörülen işlemler”

Mirasın resmen yönetimine hangi şartlarda karar verileceği TMK m. 523/3’te düzenlenmiştir. Bu hükme göre

“Önmirasçı güvence göstermez veya artmirasçının beklenen haklarını tehlikeye düşürürse, mirasın resmen yönetimine karar verilir.

Mirasın resmen yönetilmesi ise TMK m. 592’de belirtilen usule göre yapılır.

Önmirasçının mirası nasıl kazanacağı ve yükümlülükleri TMK m. 524’te düzenlenmiştir. Bu hükme göre

“Önmirasçı, mirası atanmış mirasçılar gibi kazanır. Önmirasçı, mirasa artmirasçıya geçirme yükümlülüğü ile sahip olur.”

Atanmış mirasçılar mirası mirasbırakanın ölümü halinde kazanmış sayılır, dolayısıyla önmirasçı da mirasbırakanın ölümü halinde mirası kazanmış olur. Aynı zamanda atanmış mirasçılardan farklı olarak, önmirasçının kendisinden sonra gelecek artmirasçıya mirası geçirmekle yükümlüdür. Önmirasçı ya da önvasiyet alacaklısı mirası geçirme yükümlülüğünü tamamen veya kısmen yerine getiremezse, artmirasçının ya da artvasiyet alacaklısının olumlu zararını, TMK m. 5 hükmünde yapılan yollama gereğince TBK m. 112 hükmüne dayalı tazmin etmek durumunda kalır. Zira bu durumda önmirasçı ya da önvasiyet alacaklısı kanundan doğan mirası geçirme yükümlülüğünü (TMK m. 521/I, III) gereği gibi yerine getirememiştir.

Artmirasçının mirası ne zaman ve ne şekilde kazanacağı da TMK m. 525’te şu şekilde düzenlenmiştir.

“Artmirasçı, mirası belirlenmiş olan geçiş anında sağ ise kazanır. Artmirasçı geçiş anından önce ölmüşse, tasarrufta aksi öngörülmüş olmadıkça, miras önmirasçıya kalır. Önmirasçı mirasbırakanın ölümünde sağ değilse veya mirastan yoksun kalmışsa ya da mirası reddederse, miras artmirasçıya geçer.”

HENÜZ DOĞMAMIŞ BİR KİŞİ ARTMİRASÇI ATANABİLİR Mİ?

Bu sorunun cevabı TMK m. 583 gereği “evet”tir.

“Mirasın açıldığı anda henüz var olmayan bir kimseye artmirasçı veya art vasiyet alacaklısı olarak, tereke veya tereke malı bırakılabilir. Mirasbırakan tarafından önmirasçı atanmamışsa, yasal mirasçı, önmirasçı sayılır.”

Mirasçı atanan kimse mirasbırakanın ölümü anında henüz ana rahmine düşmemişse, yasal mirasçı veya onun belirleyeceği iradi mirasçılar terekeyi önmirasçı sıfatı ile kazanırlar. Bu durumda mirasçı olarak atanan doğmamış kimse artmirasçı kabul edilmektedir. Mirasbırakanın mirasçı olarak atadığı kimsenin ana rahmine düşmesi ile birlikte önmirasçı, malı artmirasçı sıfatıyla dünyaya gelen bebeğe devretme borcu altına girer. Mirasbırakanın ölümü anında mirasçı atanan kimse ana rahmine düşmüş ise zaten TMK m. 28/2’deki hüküm gereği hak ehliyetine sahiptir ve mirası sağ doğmak koşuluyla kazanabilir.

Stj. Av. Kutad SÖYLEMEZ & Av. Selçuk ENER