AÇIK SENET OLARAK BİLİNEN SONRADAN DOLDURULAN BOŞ SENEDİN ANLAŞMAYA AYKIRI OLARAK DOLDURULDUĞUNUN İSPATI YAZILI DELİL İLE YAPILMAKTADIR.

Yargıtay 19. H.D., E:2019/1061 K: 2020/1355 T: 07/07/2020

Dava: Taraflar arasında görülmekte olan menfi tespit davasının ilk derece mahkemesinde yapılan yargılaması sonunda verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine … Hukuk Dairesi tarafından verilen istinaf talebinin esastan kabulüne ve buna göre yeniden hükmün kurulmasına ilişkin hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. … ve davalı vekili Av. Ş… K…’ın geldiği görülmüş olmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

Karar: Davacı vekili, davacının dava dışı …’den aldığı 13.500,00 TL borcuna karşılık boş senedi imzalayarak dava dışı …’e teminat olarak verdiğini, davacının …’e olan borcunu ödediği için bedelsiz kalan senedin iadesini beklerken bu senedin davalı tarafından icra takibine konulduğunu, davacı ile davalı arasında hiç bir ticari ilişki bulunmadığını, davacının davalıyı tanımadığını, davalının davaya konu senedi ne şekilde ele geçirdiğinin meçhul olduğunu, davalının davaya ve takibe konu senette haklı hamil olmadığını, bu hususta savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek davaya konu senede dayalı başlatılan takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davacı lehine icra tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davaya konu senedin kambiyo senedi olduğunu davacının dava dışı 3. Kişi ile olan ilişkisine yönelik iddialarının davalıya bağlamayacağını davacının senedin teminat senedi olduğu ve boş olarak verildiği, anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddialarının yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini, davacının davalının senedi iktisabında kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekirken bu yönde bir iddiasının dahi bulunmadığını savunarak davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ile davalı arasında ticari ilişki olmadığı, davacının dava dışı 3. kişiye borçlu olduğu, boş senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının yazılı delil ile kanıtlanması gerekse de taraflar arasında ticari ilişki olmadığından senedin anlaşmaya aykırı doldurulması çerçevesinde değerlendirilmesine olanak bulunmadığı, sorunun davalının yetkili hamil olup olmadığı noktasında olduğu, taraflar arasında ticari ilişki olmadığı gibi davacının ticari ilişki içinde olduğu dava dışı 3. kişi tarafından davalıya yapılmış bir ciroda bulunmadığından davalının senedi elinde bulunmakta haklı olmadığı yetkili hamil olmadığı senet bedelini davacıdan talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu senet nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatı isteğinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Bölge adliye mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, açığa senet düzenlenmesinin mümkün olduğu, senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının yazılı delille ispat edilmesi gerektiği, davacının dayandığı savcılık dosyası ile icra hukuk mahkemesi dosyasının bu iddiayı ispat edecek nitelikte bulunmadığından ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle istinaf mahkemesinin gerekçeli kararının “E) İstinaf Nedenlerinin Değerlendirilmesi ve Gerekçe” başlıklı bölümünün birinci paragrafında davalının istinaf başvurusunun kabul nedenlerini ayrıntılı olarak açıkladıktan sonra ikinci paragrafta “… ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasa yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı” sözcüklerinin yazılmasının maddi hataya müstenit olarak yazıldığının anlaşılmasına göre ve maddi hataya müstenit olarak yazılan bu sözcüklerin doğru olmaması nedeniyle bu sözcüklerin çıkarılarak yerine “ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunduğu” sözcükleri eklenerek gerekçedeki bu maddi hatanın düzeltilmesine, … Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nin 2017/1917 esas ve 2018/1767 karar sayılı ve 14.12.2018 tarihli kararının gerekçesinin yukarıda açıklandığı şekilde HMK’nın 370. maddesinin 4. fıkrası uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nin 2017/1917 esas ve 2018/1767 karar sayılı ve 14.12.2018 tarihli kararının gerekçesinin HMK’nın 370. maddesinin 4. fıkrası uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın … Asliye Hukuk Mahkemesi’ne, karardan bir örneğin bilgi için … Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07.07.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İletişim

Hukuki konularda aklınıza takılan sorular mı var? Bize yazın cevaplayalım.