ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASINDA ÖNEMLİ HUSUSLAR VE DAVANIN HIZLI SONUÇLANMASININ ÖNEMİ

Boşanma davalarını diğer davalardan ayıran en önemli unsur belki de davanın eşler üzerinde yarattığı baskı ve psikolojik durumdur. Her ne sebeple olursa olsun boşanmalar, beklenmeyen ve çoğu zaman da tercih edilmemesine rağmen mecbur kalınan bir sonu ifade eder. Dolayısıyla bu sürecin en sancısız şekilde atlatılması, eşler ve bilhassa da müşterek çocuklar için önem arzeder.

Boşanma davaları, kazananı olmayan davalardır. Ortada biten bir evlilik, yıkılan bir yuva ve ebeveynleri ayrılan çocuklar vardır. Böyle bir sürecin bir an evvel sonuçlanması ve yeni hayat düzenine tarafların alışmaya başlaması, her iki eş için ve özellikle çocuklar için gereklidir. Bu sürecin süratle sonuçlanması, eşlerin boşanma sonraki ilişkilerini ve çocukların anne ve babalarıyla olan bağını da etkiler. Bu süreçte eşlerin birbiriyle tartışması, çocukların bir ebeveyne cephe almasına ve cephe aldığı ebeveynle duygusal bağının yıpranmasına neden olabilir.

Diğer bir taraftan, anlaşmalı boşanma davasında kamuoyundaki yaygın yanlış düşüncelerden birisi de, avukatsız da sonuca gidilebileceğinin düşünülmesidir. Eşler arasında özellikle mal paylaşımı, tazminat, nafaka gibi talepler mevcutsa, çocukların velayeti ve diğer tarafla şahsi münasebetinin doğru tesis edilmesi gerekliyse, bu sorunların sadece hukuk bilgisine sahip avukatlar tarafından doğru çözümlenebileceğini unutmamak gerekir. Bir diğer deyişle, anlaşmalı boşanma davaları, eşlerin mahkemeye gidip boşanmak istiyorum dediğinde boşandıkları bir dava değildir esasen. Böyle hatalı yanılgıyla avukatsız bu sürecin yürütülmesi halinde, hem davalar anlaşmalıdan çekişmeliye dönebilmekte hem de boşanmanın ferilerine yani mallar ve çocuklar konusunda önemli sorunlar yaşanabilmektedir.

İlave etek isteriz ki; eşlerin anlaşma boşanma talebiyle başvurmaları davanın anlaşmalı olarak sonuçlanacağının garantisi değildir. Anlaşmalı olarak başvurulsa dahi, duruşmaya gelen eşin boşanmak istemediğini beyan etmesi ya da boşanma kararından sonra karara karşı istinaf yoluna başvurması halinde dava çekişmeli hale gelir. Bu ihtimalde, davanın uzaması ve yıllar sonra dahi boşanmanın gerçekleşememesi mümkün olabilmektedir.

Belki de en önemli husus, mal paylaşımı noktasında yaşanmaktadır. Evliliğin hangi mal rejimine tabi olduğu, edinilmiş mallara katılma rejimine tabi evliliklerde hangi malların edinilmiş mal olduğu, kira geliri bulunan kişisel malların kira gelirlerinin aslında edinilmiş mal olarak kabul edileceği gibi bir dizi belirsizlikler ancak ve ancak bir hukukçu yardımıyla çözümlenebilir. Örneğin, yukarıda belirttiğimiz üzere, bir tarafın kişisel malı olan bir taşınmazın kira geliri bulunması halinde, bu kira geliri edinilmiş mal olarak kabul edilmektedir. O halde bu kira geliri üzerinde diğer eş de hak sahibi olacaktır. Bu bilgiden yoksun kişilerin hatalı yanılgı ile maddi kayba uğraması kaçınılmazdır.

Sonuç olarak, anlaşmalı boşanma davalarının da diğer davalar kadar ve hatta daha mühim sonuçları bulunan özellikli davalardan olduğu unutulmamalıdır. Bu davaların da yine alanında uzman hukukçularla yürütülmesi gerektiğini, aksi halde maddi ve manevi kayıplar yaşayabileceğinizi, kazananı olmayan bu davaların en kısa sürede sonuçlanmaması halinde tarafların ve özellikle de çocukların yıpranacağını, davanın en hızlı şekilde ancak bir avukat tarafından sonuçlandırılabileceğini unutmayın.

                                                                                                           Av. Selçuk ENER

İletişim

Hukuki konularda aklınıza takılan sorular mı var? Bize yazın cevaplayalım.