AVUKATLIK ÜCRETİNİ ÖDEDİĞİNİ İDDİA EDEN MÜVEKKİL BUNU İSPATLA YÜKÜMLÜDÜR

YARGITAY 13.HD
Esas
: 2016/15736
Karar: 2017/11760
Karar Tarihi: 29/11/2017

Özet: Dava, davalıya vekaleten takip edilen dosyanın sonuçlanması üzerine ödenmeyen akdi vekalet ücretinin tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında yazılı bir ücret sözleşmesinin bulunmadığı, davaya konu vekalet ücretine dayanak tapu iptal tescil davasının davacı tarafın istifasından önce sonuçlandığı dosya kapsamından anlaşılmıştır. Davalı, ücretin ödendiğini savunduğuna göre bu iddiasını ispatlamak zorundadır. Dosya kapsamından davalının bu hususta bir delil sunmadığı sabittir. Bununla birlikte davacı tarafından düzenlenen hesap özetlerinde davaya konu ücrete yer verilmemesi bu ücretin ödendiği anlamına gelmez. Mahkemenin kabulü de bu yönde olup, açıklanan nedenle mahkeme kararının onanması gerekirken zuhulen bozulduğu anlaşılmakla, davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile bozma ilamının kaldırılarak mahkeme kararının onamasına karar verilmesi gerekmiştir.

… vekili avukat … ile … vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … 26. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 26/06/2014 tarih ve 2013/508-2014/427 sayılı hükmün Dairemizin 21/01/2016 tarih ve 2015/70-2016/1057 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.

Davacı, davalıdan aldığı vekaletle, dava dışı …i aleyhine tapu iptali ve tescil davası açıp sonuçlandırdığını, sözlü ve yazılı ihtarına rağmen vekalet ücretinin ödenmediğini ve bu nedenle 29.7.2013 tarihli ihtarla haklı olarak istifa ettiğini, Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesine göre vekalet ücretine hak kazandığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 5.000,00TL vekalet ücreti alacağının yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah ile talebini 59.167,00TL’ye yükseltmiştir.

Davalı, davacının 2004 yılından itibaren şahsen ve sahibi olduğu şirketlerinin avukatlığını yaptığını ve ücretlerinin ödendiğini, davacının zaman zaman takip ettiği işlere ilişkin rapor sunduğunu, uyuşmazlığın bu raporlara göre çözümlenmesi gerektiğini, 26.1.2012 tarihli hesap özetinde dava konusu alacağa yer verilmediğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davanın kabulüne 59.167,00TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı tarafından temyizi üzerine hükmün bozulmasına karar verilmiş, bu kez davacı tarafça karar düzeltme talep edilmiştir.

1- Dava, davalıya vekaleten takip edilen dosyanın sonuçlanması üzerine ödenmeyen akdi vekalet ücretinin tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında yazılı bir ücret sözleşmesinin bulunmadığı, davaya konu vekalet ücretine dayanak tapu iptal tescil davasının davacı tarafın istifasından önce sonuçlandığı dosya kapsamından anlaşılmıştır. Davalı, ücretin ödendiğini savunduğuna göre bu iddiasını ispatlamak zorundadır. Dosya kapsamından davalının bu hususta bir delil sunmadığı sabittir. Bununla birlikte davacı tarafından düzenlenen hesap özetlerinde davaya konu ücrete yer verilmemesi bu ücretin ödendiği anlamına gelmez. Mahkemenin kabulü de bu yönde olup, açıklanan nedenle mahkeme kararının onanması gerekirken zuhulen bozulduğu anlaşılmakla, davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile, Dairemizin 21.01.2016 gün ve 2015/70 Esas ve 2016/1057 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak mahkeme kararının onamasına karar verilmesi gerekmiştir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile, Dairemizin 21.01.2016 gün ve 2015/70 Esas ve 2016/1057 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 4,60 TL. kalan harcın karar düzeltme isteyene yükletilmesine, 29/11/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.

İletişim

Hukuki konularda aklınıza takılan sorular mı var? Bize yazın cevaplayalım.