İŞÇİ KENDİSİNE YAPTIRILAN EK İŞ İÇİN ÜCRET TALEP EDEBİLİR

Somut olayda taraflar arasında 24.06.2008 tarihli iş sözleşmesi 9 ay süreli olarak yapılmıştır. Davacının görevi yağcı olarak belirtilmiştir. Buna karşın davacıya geminin swage tankındaki delik kaynak ile tamir ettirilerek bu tankın temizliği yaptırılmıştır. Davacı bu işlem için işverenden ekstra ücret talep etmesi üzerine işveren tarafından bu ödemenin yapılmayacağı belirtilmiştir. Bunun üzerine işçi tarafından işverene hitaben yazılan 12.11.2008 tarihli dilekçede bu ücrete hak kazandığını ve bu hakkını talep etmesi nedeniyle işverence işten çıkartılmakla tehdit edilmesinin doğru olmadığı belirtilmiştir. Davacının iş akdi bu dilekçe üzerine 12.11.2008 tarihli disiplin kurulu ile feshedilmiştir. Disiplin kurulu kararında davacının gemide huzursuzluk çıkardığı ve argo konuştuğu belirtilmiş ve işveren bu hususu ispat hususunda iki adet tutanak ibraz etmiş ise de bu tutanakların içeriğinin doğruluğunu ispat edememiştir. İşveren haklı fesih sebebini ücret alacağı talep etmekte haklıdır. Mahkemece dosya içindeki bilirkişi raporu yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak davacının bakiye süre ücreti alacağı kabul edilmelidir. (YARGITAY 9. HD 2014/811 E. 2015/14090 K.)

İŞÇİNİN İKİNCİ BİR İŞTE ÇALIŞMASI, İŞVERENE HAKLI FESİH İMKANI TANIR MI?

 İŞÇİNİN İKİNCİ BİR İŞTE ÇALIŞMASI, İŞVERENE HAKLI FESİH İMKANI TANIR MI?

Günümüzde ekonomik şartların ağırlaşmasından dolayı kişilerin ek işe yöneldiği, mevcut işinden farklı olarak ikinci bir işte de çalıştığı görülmektedir. Peki ek iş yapan veya ikinci bir işte çalışmak isteyen işçinin işine işveren son verebilir mi?

Öncelikle bu hususa girmeden önce bakmamız gereken nokta; işçi işveren ilişkisinin düzenlendiği 4857 Sayılı İş Kanunumuzdur. İş Kanunu’muzun 25. Maddesi işverene haklı nedenle fesih hakkı tanınan halleri belirtmiştir. İşveren, işçiden kaynaklı sağlık sebepleri, işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan halleri, zorlayıcı sebepler ve işçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17. maddedeki bildirim süresini aşması durumlarında iş akdini haklı nedenle feshedebilmektedir. Burada bir diğer önemli nokta ise; iş akdi, işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymadığı haller hariç diğer haklı nedenle fesih sebeplerinden biri ile feshedilirse, işçi kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanabilmektedir. İşveren, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan bir sebepten dolayı haklı nedenle fesih yoluna gider ise işçi herhangi bir tazminata hak kazanamayacaktır.

İŞÇİNİN İKİNCİ BİR İŞTE ÇALIŞTIĞINI ÖĞRENEN İŞVEREN FESİH HAKKINI HANGİ SÜREDE KULLANMAZSA FESİH HAKKI ORTADAN KALKAR?

Bu husus da İş Kanunu’muzun 26. maddesinde düzenlenmiştir: “24 ve 25 inci maddelerde gösterilen ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallere dayanarak işçi veya işveren için tanınmış olan sözleşmeyi fesih yetkisi, iki taraftan birinin bu çeşit davranışlarda bulunduğunu diğer tarafın öğrendiği günden başlayarak altı iş günü geçtikten ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl sonra kullanılamaz. Ancak işçinin olayda maddi çıkar sağlaması halinde bir yıllık süre uygulanmaz.

 

Yukarıdaki maddede de görüleceği üzere işveren haklı nedenle fesih sebebini öğrendikten 6 gün içinde sözleşmeyi haklı nedenle derhal feshedebilmektedir. Söz konusu madde bunun dışında genel bir süre de belirtmiştir: her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren 1 yıl. Bu süreler hak düşürücü süre niteliğinde olduğundan sürelerin geçmesi ile haklı nedenle derhal fesih hakkının kullanılması imkansız hale gelecektir. Ancak işçi olayda maddi çıkar sağlamış ise üst sınır olan bir yıllık süre uygulanmayacaktır. Aynı şekilde süreklilik arz eden eylemlerde süreler her seferinde yeniden başlayacaktır. Bu şekilde hak kayıplarının önüne geçilmeye çalışılmaktadır.

 

Şimdi gelelim asıl sorumuza: İşçi mevcut işinin yanında ikinci bir işte çalışır ise işveren buna dayanarak iş akdini haklı olarak feshedebilecek midir? Yukarıda belirttiğimiz üzere İş Kanunu’muzun 25. maddesinde böyle bir kısıtlayıcı hüküm bulunmamaktadır. Ancak yerleşik uygulama, Yargıtay kararları ve doktrinsel tartışmalara bakacak olursak bu hususta bazı sınırlandırmalar olduğu görülecektir. Öncelikle taraflar iş akdinde bu hususa dair bir düzenleme yapabilirler. Buradan anlıyoruz ki, işçi ile işveren aralarında anlaşır ise işçi mevcut işinin yanında ikinci bir işte çalışabilecektir.

PEKİ YA SÖZLEŞMEDE İKİNCİ İŞTE ÇALIŞILAMAYACAĞINA DAİR BİR DÜZENLEME YOK İSE?

Bu ihtimalde, her olay kendi özelinde değerlendirilecek ve somut olayın özelliklerine göre bir sonuca gidilecektir. Sözleşmede ikinci işte çalışılamayacağına dair bir yasak olmasa dahi işçi, ilk işindeki performansının düşmesine sebebiyet verecek şekilde ikinci bir işte çalışamayacaktır.

İşçinin ikinci bir işte çalışmasının yasak olduğu hallere örnek olarak;

  1. İşçinin ilk işi ile doğrudan rekabet halinde olan bir işte çalışması
  2. İşçinin ilk işi için kullandığı yıllık izninde ikinci işte çalışması (Çünkü İş Kanunumuzda da belirtildiği üzere işçi yıllık iznini dinlenme amaçlı olarak kullanmaktadır. Ücretli olarak ikinci bir işte çalışırsa dinlenme hakkını ihlal etmiş olacaktır. Bu nedenle işveren haklı nedenle fesih yoluna gidebilecektir.)
  3. Bunun yanında işçi, hafta tatilinde de ikinci işi için çalışmaya devam ediyorsa, bu durumda da işveren haklı olarak iş akdini feshedebilecektir. Nitekim hafta tatili ücreti ilk işveren tarafından zaten işçiye ödenmektedir. Bunun ihlali yıllık izinde çalışma ile eşdeğerde olacaktır.
  4. İşçinin ikinci işteki çalışma süresiyle birlikte günlük çalışma süresinin 11 saati aşması veyahut işçinin bir yıllık fazla çalışma süresinin toplamda 270 saati aşması doğal olarak performansında olumsuz şekilde etkili olacağından işverence haklı nedenle fesih sebebi yapılabilecektir. Tabi azami çalışma saatlerinin aşılması her koşulda haklı fesih nedeni olmaz Önemli olan fazla çalışmanın ilk işe olumsuz etkide bulunmasıdır. Bu bağlamda aşırı sürelerle çalışma, performans düşüklüğü için ancak bir emare olabilir.

 

Sonuç olarak; iş sözleşmesinde buna dair bir yasak yok ise işçi ikinci bir işte de çalışabilir. Ancak bunu yaparken ilk işin olumsuz etkilenmemesine ve İş Kanununda belirtilmiş bazı hususları ihlal etmemeye özen gösterecektir.

                                                                                                ENER AVUKATLIK BÜROSU

 

İletişim

Hukuki konularda aklınıza takılan sorular mı var? Bize yazın cevaplayalım.