EVİNİ SATACAKLAR DİKKAT!

EMLAK ŞİRKETİ İLE YAPTIĞINIZ SÖZLEŞME CANINIZI YAKABİLİR.

Gayrimenkul sektörünün son yıllardaki hızlı yükselişi ve ev satışlarındaki artış, emlakçılık sektörünü gözde meslek haline getirdi. İnternet üzerinden direk ev satışları mümkün ise de, çoğu kimse emlakçılar vasıtasıyla satmaya yöneliyor. Başta mantıklı ve hızlı bir çözüm olarak gözükse de, emlakçı ile yaptığınız sözleşmeyi iyi incelemenizde fayda var.

Ev sahibi ile emlak şirketi arasındaki sözleşmelerde yer alan cezai şart, belinizi bükebilir. Mal sahibinin evi satmaktan vazgeçmesi halinde, emlak şirketi lehine sözleşmede cezai şart öngörülmüş ise, evi satmamanıza rağmen yükse miktarlarda tazminat ödemek zorunda kalabilirsiniz.

Emsal bir olayda mal sahibi benzer bir durumla karşılaşmış ve hatta bu konu mahkemeye taşınmıştır.  Cezai şartın ödenmesine karar veren mahkeme kararının temyizi üzerine Yargıtay, cezai şartın ödenmesinin yerinde olduğuna fakat cezai şartta indirime gidilmesi gerektiğine hükmedilmiştir. Belirtilen karada şu ifadeler yer verilmiştir:

Dava, tellallık sözleşmesinden doğan cezai şartın tahsili isteğine ilişkindir. Davacı, sözleşme gereğince davalının süresinden evvel satıştan vazgeçmesi nedeni ile ceza-i şart alacağına karşılık 15.576 TL alacağın tahsilini istemiş, mahkemece davanın kabulüne, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline karar verilmiştir. İcra takibine konu alacak taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan ceza-i şart niteliğindedir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 182. Maddesi hükmünce hakim fahiş gördüğü cezaları tenkis ile mükelleftir. Bu hükmü hakimin resmen gözetmesi gerekir. Ceza koşulunun fahiş olup olmadığı tarafların ekonomik durumu, özel olarak borçlunun ödeme kabiliyeti ile beraber borcunu yerine getirmemiş olması nedeniyle sağladığı menfaat, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı ölçü olarak alınarak tayin edilmeli ve hüküm altına alınacak ceza miktarı hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun olarak tespit edilmelidir. Mahkemece bu yönler, gözetilmeden yazılı şekilde şartın tamamı üzerinden hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

Sözleşmeler konusunda uzman büromuzdan ücretsiz hukuki danışmanlık hizmeti alabileceğinizi unutmayın.

                                                                                                                                          Ener Avukatlık Bürosu

EMLAK VERGİSİNDEN NASIL MUAF OLUNUR?

EMLAK VERGİSİ MUAFİYETİ

Birçok kişinin bilmediği ya da fark etmediği bir konudur emlak vergisi muafiyeti. Yasada emlak vergisinden geçici muaf olanlar sırasıyla sayılmış.

İlk olarak göze çarpan; turizm işletme belgesi almış olan kişi veya şirketlerin bu amaca tahsis ettiği binalar 5 yıl süre ile emlak vergisinden muaftır. Oteller, restoranlar ve turizm işletme belgesi olan sair yapılar, faaliyete başladıkları yıldan itibaren 5 yıl süre ile emlak vergisi muafiyetinden yararlanmaktadır.

Geçici muafiyetten yararlanan diğer bir kesim ise, organize sanayi bölgeleri ile sanayi ve küçük sanat sitelerindeki binalardır. Sanayiyi teşvik amacıyla hareket eden kanun koyucu, organize sanayi bölgelerindeki binalar ile sanayi ve küçük sanat sitelerindeki binaları da, inşaatlarının sona erdiği yılı takip eden yıldan itibaren 5 yıl süre ile emlak vergisinden muaf tutmuştur.

Atlanmaması gereken ve muafiyetin olmazsa olmaz koşulu, BİLDİRİMDİR. Yasa gereği muafiyetten yararlanma hakkına sahip kişi veya kuruluşların, muafiyetten yararlanma talebini vergi dairesine bildirmesi gereklidir. Bu şartın yerine getirilmemesi halinde, muafiyet doğmaz ve geriye dönük de talep edilemez. Ancak şu var ki; inşaatın tamamlanmasının veya mevcut binanın amaca tahsis edilmesinin üzerinden 3 yıl geçmiş olsun. Kalan 2 yıl için muafiyetten yararlanmak da mümkün. İlgili vergi dairesine bildirimde bulunarak kalan 2 yıl için emlak vergisi ödeme yükümlülüğünden kurtulabilirsiniz.

Vergi hukukunda uzmanlaşmış büromuzdan konu ile ilgili daha detaylı bilgi edinebilirsiniz.

İletişim

Hukuki konularda aklınıza takılan sorular mı var? Bize yazın cevaplayalım.