MEMURUN GÖREVİNİ İFA EDERKEN KURUMU ZARARA UĞRATMASI HALİNDE DAVA GENEL MAHKEMELERDE GÖRÜLÜR

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi

Esas No:2014/23278 Karar No:2014/26073

Dava, hak sahiplerini görmeksizin reçete düzenleyerek haksız sağlık harcamalarına neden olduğu iddiasıyla davalı hakkında kurum alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi N.E.tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 
Sağlık Ocağında doktor olarak görev yapan davalı tarafından, bir kısım sigortalı veya hak sahipleri adına rapor edilen ilaçların, sigortalıların bilgisi dışında tanzim edildiği ve bu nedenle uğranılan Kurum zararının tahsiline ilişkin takibe, davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ilişkin olan davada, Mahkemece red kararı verilmiştir.
Dava, görevli memurun görevini ifa sırasında kusurlu eylemi nedeniyle uğranılan Kurum zararının tahsiline ilişkin olup, bu konuda, gerek 506 sayılı Yasada, gerekse 5510 sayılı Yasada bir hüküm bulunmamaktadır.
Görev konusu, kamu düzeni ile ilgili olup, Mahkemelerce yargılamanın her aşamasında re’sen ele alınması gereken bir husustur.
İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte özel mahkemeler olup, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 106’ncı maddesi ile, mülga 506 sayılı Kanunun 134’üncü maddesinde, bu Kanun uygulamasından doğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde görüleceği, 5510 sayılı Kanun’un 101’inci maddesinde de, aksine hüküm bulunmayan hallerde, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki görevin ifası sırasında kusurlu eylemden kaynaklanan bu davanın yasal dayanağı Borçlar Kanununun 49 ve devamı maddeleri olduğundan davanın iş mahkemelerinde değil genel mahkemelerde görülmesi gerekir.
Açıklanan sebeplerle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. 
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

SİTEDE TOPLU YAPI YÖNETİMİ YOKSA KAT MÜLKİYETİ HÜKÜMLERİ UYGULANMAZ

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E: 2016/9819 K: 2016/10385

Dava; ortak gider alacağının tahsili istemine ilişkindir. 
… 4. Sulh Hukuk Mahkemesince, söz konusu sitede henüz toplu yapı yönetimine geçilmediğinden uyuşmazlığa kat mülkiyeti hükümleri yerine genel hükümlerin uygulanması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
… 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ise dava konusu yönetim planının 2010 yılında düzenlendiği, mevcut kanuna göre söz konusu yönetimde toplu yapı yönetimi olduğu, toplu yapının bütün bölüm maliklerince kabul edildiği yönetim planından anlaşıldığından toplu yapı şerhinin sadece bildirici mahiyette olup, şerhin inşai nitelikte olmadığı, şerhin bulunmamasından kat maliklerince kabul edilen toplu yapı yönetimini ortadan kaldırmayacağı tüm bu sebeplerle Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri uygulanması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
HMK’nın 2/1. maddesinde “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.” hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun Ek 1. maddesinde ise bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlığa sulh mahkemelerinde bakılacağı hükmüne yer verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, davalının … … Konut İmar Turizm Ulaşım San. ve Tic. A.Ş. tarafından yapılmış olan İkitelli …4. Etap Sitesinden ilgili daireyi satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığı, söz konusu sitenin … 4. Etap Site Yönetimi adıyla tüzel kişiliğe sahip olduğu ve dört farklı bölgeye ayrıldığı, dava konusu sitenin; kapıcılık, temizlik, çevre düzenleme ve bakımı, peyzaj, güvenlik, kapıcı gibi tüm hizmetler mevcut site yönetimi tarafından verildiği, davalı satış vaadi sözleşmesi hükümlerine aykırı olarak ödenmesi gereken aidat ortak gider avanslarını ödemediğinden hakkında icra takibi başlatıldığı, başlatılan bu icra takiplerine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek ödenmeyen aidat ortak gider avansı ve gecikme cezaları ile toplam borcun şimdilik 100,00.-TL asıl alacak ve temerrüt tarihinden itibaren % 10 gecikme tazminatı olmak üzere işlemiş ve işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesini talep etmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre; davaya konu sitenin birden fazla parsel üzerinde kurulu olduğu ve 5711 sayılı Kanunun 22. maddesi ile Kat Mülkiyeti Kanununa eklenen 66. ve 
devamı maddelerinde düzenlenen Toplu Yapılara İlişkin Özel Hükümlere göre sitede henüz toplu yapı yönetimine geçilmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, uyuşmazlıkta Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin değil, genel hükümlerin uygulanması gerektiğinden görev hususu da genel hükümler çerçevesinde belirlenmelidir. Bu nedenle davanın 10/07/2015 tarihinde açıldığı da göz önünde tutularak uyuşmazlığın, asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 10/11/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.

İletişim

Hukuki konularda aklınıza takılan sorular mı var? Bize yazın cevaplayalım.