TAŞINMAZ HACZİ O TAŞINMAZIN BORÇLUYA SAĞLADIĞI KİRA GELİRLERİNİ DE KAPSAR

Yargıtay 12. HD, E: 2018/474, K: 2018/1767, T: 22.02.2018

Mahkemesi: İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklının, borçlu…aleyhine yaptığı genel haciz yolu ile ilamsız takibin kesinleşmesi üzerine, borçluya ait taşınmazdaki hissesinin 06.06.2014 tarihinde alacaklıya alacağa mahsuben ihale edildiği, borçlu tarafından ihalenin feshi talebi ile icra mahkemesine başvurulduğu, ihalenin henüz kesinleşmediği, alacaklının talebi üzerine hacizli taşınmaza ait kira parasını icra dairesine ödemesi için icra müdürlüğünce kiracılara muhtıra gönderildiği, alacaklının muhtıranın tebliğine rağmen ödenmeyen kira bedelleri kadar kiracının araçlarının haczi talebinin reddine ilişkin 07.04.2016 tarihli icra müdürlüğü kararının şikayet konusu yapıldığı, mahkemece; gönderilen muhtıranın İİK150/b maddesine benzer bir muhtıra olmadığı ve kiracı muhtıraya açıkça ve ayrıca itiraz ederek, borçlu ile arasında hukuki bir ilişki olmadığını beyan ettiğinden, kiracının iddiasının İİK 338 ve 89/4 maddelerine göre değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

İİK.’nun 92. maddesinde; “Bir taşınmazın haczi hasılat ve menfaatlerine de şamildir. Haciz taşınmaz kendilerine rehnedilmiş olan alacaklıların haklarına halel getirmez.”

İcra dairesi, taşınmaz kendilerine rehnedilmiş olan alacaklılarla kiracılara hacizden haber verir. Daire, taşınmazın idare ve işletmesi ile eklentinin korunması için gerekli tedbirleri alır. Bu tedbirler meyanında icra dairesi, eğer taşınmazda kiracı varsa bu kiracıya, işleyecek kiraları icra dairesine ödemesini emreder. Zarar görme ihtimali bulunan eklenti, rehin alacaklısının talebi üzerine, işletmenin faaliyetine engel olmayacak şekilde muhafaza altına alınır. İdare ve muhafaza masrafları satış bedelinden öncelikle ödeneceği” hususu düzenlenmiştir.

Somut olayda borçluya ait taşınmazın hissesi oranında haciz konulması nedeniyle hacizli taşınmazdaki kiracıya kira parasını icra dairesine ödemeleri konusunda kiracıya muhtıra gönderildiği anlaşılmaktadır Bir taşınmazın haczi onu hukuki ve tabii semereleri ile hasılat ve menfaatlerini de kapsar. İİK’nun 92/3. maddesi uyarınca icra dairesince taşınmazın haczi halinde kiracıya da hacizden haberdar edip, işleyecek kiraların icra dairesine ödenmesini istemesinde ve çıkarılan bu muhtıraya rağmen kira paralarını icra dosyasına yatırmayan kiracının mallarının haczinin istenmesinde yasaya uymayan bir yön bulunmamaktadır.

O halde mahkemece, yukarıda açıklanan nedenlerle şikayetin kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi isabetsizdir.

S O N U Ç

Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.02.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.

TESPİT İLAMLARI KESİNLEŞMEDEN İNFAZ EDİLEMEYECEĞİNDEN DOLAYI İŞE İADE DAVALARININ EDA HÜKÜMLERİ VE HATTA KESİNLEŞME HALİNDE DAHİ TESPİT HÜKMÜ İLAMLI İCRAYA KONU EDİLEMEZ.

Yargıtay 12. HD, E: 2011/9558, K: 2011/26836, T: 06.12.2011

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : Burdur İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/02/2011
NUMARASI : 2011/49-2011/30

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Takip dayanağı ilam mirasın borca batık olduğunun ve mirasın hükmen reddinin tesbitine ilişkindir. 12.11.1979 günlü ve 1/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince tespit ilamları kesinleşmeden infaz edilemeyeceğinden, kararın kendisi kesinleşmedikçe takip yapılamayacağı gibi ilamda yazılı yargılama gideri ve avukatlık ücreti vs. gibi istekler için de karar kesinleşmedikçe infaz yapılamaz (HGK’nun 30.05.2001 tarih ve 2001/12-423 esas, 2001/456 karar sayılı ve 05.10.2005 tarih ve 12-534 sayılı kararları).
O halde mahkemece, şikayetin kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 06/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İletişim

Hukuki konularda aklınıza takılan sorular mı var? Bize yazın cevaplayalım.