İŞÇİNİN İŞ ARKADAŞINA DOĞRUDAN VEYA DOLAYLI OLARAK KÜFÜR ETMESİ İŞVERENE HAKLI NEDENLE FESİH İMKANI VERİR

T.C.

Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

E: 2015/17834 K: 2017/21438 K.T.: 18.12.2017

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y  K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ait fabrikada 08/02/2005-19/03/2013 tarihleri arasında çalıştığını, iş akdinin ise çalışma arkadaşlarına küfür ettiği gerekçesi ile feshedildiğini ancak bu feshin haklı nedene dayanmadığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsilini istemiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacının 11/03/2013 tarihinde aynı işyerinde çalışan …’e hakaret edip bu kişiyi tehdit ettiği ayrıca da genel olarak işte yaşanan sıkıntı ve üretimde gerçekleşen hatalar karşısında küfür ettiğinin belirlenmesi karşısında iş akdinin disiplin kurulu kararıyla haklı olarak feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, davalı işveren davacının çalışma grubu üyelerinden birine küfürlü söz söylediğini ve arkaya gel demek suretiyle tehdit ettiği gerekçesiyle iş akdinin haklı olarak feshettiğini ileri sürdüğü, davacı ise çalışma arkadaşına küfretmediğini, yapılan işe küfrettiğini savunduğu, olayın yapılan işteki hatanın üründeki hataya dönüşmesi nedeniyle, grup lideri olan davacının söz konusu hatanın oluşunda rol oynadığını düşündüğü iş arkadaşı ile aralarında tartışma çıktığı, çıkan bu tartışmanın kaynağının üründe oluşan hata olduğu, bu tartışmada davacının küfrettiği de tanık anlatımlarından anlaşıldığı, halen davalı işyerinde çalışan davalı tanığı Volkan Uçakan dışındaki tanıkların, davacının iş arkadaşına küfrettiği ve tehdit ettiği şeklinde beyanda bulunmadıkları, davacının yapılan işe yani üründe oluşan hataya küfrettiğini, daha önceleri davacının küfrettiğine ve olumsuz davranışlarına rastlamadıklarını beyan ettikleri, bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının iş arkadaşına küfrettiği ve tehdit ettiği hususu kesin olarak ispatlanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- İş sözleşmesinin, işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.

Somut uyuşmazlıkta davacı vekili, iş sözleşmesinin haklı neden bulunmadan feshedildiğini ileri sürmüş, davalı vekili ise, davacının iş arkadaşına sinkaflı küfür etmesi, iş arkadaşını tehdit etmesi ve genel olarak iş arkadaşlarına karşı küfürlü konuşması nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur.

Davacının 11/03/2013 tarihinde aynı işyerinde çalışan davalı işverenin bir başka çalışanı olan …’in annesine küfür ettiği gerekçesiyle … tarafından şikayet edildiği, davacının işyerine bildirdiği savunmasında ise, bu kişiye değil de, yapılan işe küfrettiğini ileri sürdüğü, yine diğer çalışanların işyerinde işverence alınan beyanlarında; davacının diğer çalışan …’in annesine küfür edip, …’i tehdit ettiği ve genel olarak çalışanlarla küfürlü konuştuğunun beyanları alınan diğer çalışanların tümü tarafından da ifade edildiği dosyaya ibraz edilen işyeri tutanaklarından anlaşılmaktadır.

Duruşmada, davacı tanığı olarak dinlenen tanık …, “… feshe konu olan olayın olduğu gün … yanıma geldi. Davacının kendisine ana avrat küfür ettiğini söyledi, daha sonra davacıyı çağırdım. Arkadaşın böyle bir şikâyeti var dedim. Davacı da bana “ben Fatihe küfretmedim, ben yapılan işe küfrettim” dedi. O gün bizim beyaz yaka olarak amirimiz yoktu. Ben işe vekalet ediyordum. İki tarafa da beyaz yaka olarak amiriniz burada yok yarın gelecek. Yarına kadar dinlenin. Yarın amir geldiğinde konuyu aktaracağım dedim. Ertesi gün olayı amirimiz …’a anlattım…” şeklinde;

Yine davacı tanığı …; “… olayın vuku bulduğu gün ben işte değildim. Ertesi gün işe geldiğimde feshe konu olayın vuku bulduğu bana … anlattı. Şikayetçi olan arkadaşları durumu öğrenmek için tek tek ve ayrı ayrı farklı zamanlarda yanıma çağırdım. Ondan sonra da …’ı çağırdım ve onu da dinledim. Tarafların birbirinden farklı açıklamaları oldu. Şikayetçi olan arkadaş …, bu olayın üst makamlara taşınması için kararlı olduğundan davacı hakkında tutanak tuttuk ve gerekli mercilere ilettik. Özlük dosyasında bulunan bir kısım savunma ve ifadeleri ben aldım ve üstlerime bildirdim. Sonuçta davacının işine son verildi…” şeklinde;

Davalı tanığı … ise; işyerinde alınan beyanın doğru olduğunu beyan ettikten sonra “… sinkaflı küfür de a… s… dir. Yine bilahare davacı …’e “arkaya gel, kim olduğumu göstereyim” diye yüksek sesle bağırdı…” şeklinde beyanda bulunmuşlardır. Duruşmada dinlenen taraf tanıkları işyerinde vuku bulan olayla ilgili tutulan tutanak ve alınan beyanları doğrulayacak şekilde beyanda bulunmuşlardır.

Buna göre davacının, iş arkadaşının annesine sinkaflı küfür ettiği yine iş arkadaşını tehdit ettiği işyeri tutanakları ve bu tutanakları doğrulayan taraf tanıklarının duruşmada alınan beyanları ile anlaşılmaktadır. Bir başka anlatımla feshe sebep eylemler ispatlanmıştır. Hal böyle olduğuna göre, davalı işveren tarafından yapılan feshin haklı nedene dayandığının kabulü yerine, mahkemece davacının üründe oluşan hataya küfrettiği, diğer çalışana küfrettiğinin ispatlanmadığı yönünde dosya kapsamına da uygun olmadığı anlaşılan gerekçeye dayanılarak davalı işveren tarafından yapılan feshin haksız olduğunun kabulü hatalıdır. Kaldı ki, mahkemenin kabulüne göre de, davacının küfür ettiği sabit olup, küfrün mahkemenin kabul ettiği şekilde dolaylı yolla yapılması da davalı feshini haksız hale getirmemektedir. Saptanan bu durum karşısında, davacının kıdem ve ihbar tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle kabulü isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.

F) SONUÇ:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İŞ SÖZLEŞMESİNİ FESHEDEN TARAFIN İHBAR TAZMİNATINA HAK KAZANMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR

22. Hukuk Dairesi 2017/22691 E. , 2019/11524 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y  K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili; iş akdine haklı bir neden olmadan son verildiğini öne sürerek davacının kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, iş akdinin davacı tarafından tek taraflı sonlandırıldığını bu nedenle ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanmadığını, ödenmeyen bir alacağının da bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, davacının çalışma süresinin bir yılın altında olması sebebi ile kıdem tazminatına hak kazanamayacağı ancak iş akdinin tazminat gerektirmeyecek şekilde son bulduğunu ispatla yükümlü işverenin bu hususu ispatlayamaması nedeniyle ihbar tazminatının hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Temyiz:

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle temyiz nedenlerine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,

2-Davacının ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.

İhbar tazminatı iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat olduğu için, iş sözleşmesini fesheden tarafın ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmaz. Somut uyuşmazlıkta; dosya içeriği, davacı tanık beyanları ve davacı tanığının Dairemizin 2017/7913 esasında incelenerek onanmasına karar verilen aynı mahiyetteki dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde davacının işi kendisinin bıraktığı anlaşıldığından; Mahkemece ihbar tazminatının reddi yerine yanılgılı değerlendirme ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 23.05.2019 gününde oybirliği ile karar verildi.

YARGITAY

9. HUKUK DAİRESİ

Esas Numarası: 2018/10718

Karar Numarası: 2019/559

Karar Tarihi: 10.01.2019

ÖZETİ: Whatsapp sistemi, telefon ve internet ortamında internet vasıtası ile iletişimi gerçekleştiren bir sistemdir. Burada kişi, kişiler ile iletişime geçtiği gibi gruplar kurarak grup içiresinde iletişim gerçekleştirilmektedir. Ancak bu sistem kendi içinde korunan ve 3. kişilere kapalı bir konumdadır. Dolayısı ile işçilerin iş akışını bozmadığı ve çalışmaların etkilemediği sürece bir grup kurmaları ve burada iletişim içinde olmaları yasak değildir. İşçilerin bu kapsamda burada iletişimlerinin kişisel veri olarak da korunması esastır. Somut uyuşmazlıkta, whatsapp konuşmaları gizlilik içeren kişisel veri niteliğinde olduğundan, salt nasıl temin edildiği anlaşılamayan bu yazışmalara dayanılarak iş aktinin feshi haksız olup, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü gerekmektedir.

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı isteminin özeti:

Davacı vekili, davacının 13.6.2014 tarihinde çağrıldığını ve arkadaşları arasında kullandıkları whatsapp kullanımı ile ilgili birbirlerine vermiş oldukları mesajların bir arkadaşlarının telefonundan tespit edildiği, mesajlarda işyeri aleyhinde görüşmelerin olduğu, bu nedenle istifa etmesinin lehine olduğu, istifa etmezse kendisine şirket tarafından manevi tazminat davası açılabileceği belirtilerek, davacıya istifa dilekçesi imzalatılmak istendiğini, davacının reddetmesi üzerine işten çıkarıldığını, whatsappın özel bir mesajlaşma sistemi olup kişilerin özel hayatı ile ilgili olduğunu, bu mesajların arkadaşının telefonundan baskı ile işverence alınmasının özel hayatın gizliliğine müdahale yani suç olduğunu, özel hayat kapsamındaki görüşmelerin hukuka aykırı şekilde elde edildiğini ve delil olarak kullanılamayacağını, davacının işverene işten çıkarılmasına neden olabilecek hakaret tarzında bir şey de demediğini, davacının iş aktine haksız son verildiğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti alacaklarını istemiştir.

B) Davalı cevabının özeti:

Davalı vekili, iş aktinin davalı tarafından haklı feshedildiğini, davacının, iş arkadaşları ile aralarında kurdukları mesajlaşma grubunda davalı şirket aleyhinde söylemlerde bulunduğunu, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme kararının özeti:

Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, Mahkeme’nin 2014/472 Esas sayılı kararının Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 30/11/2017 tarihli kararı ile bozulduğu, dosya içerisinde bulunan hizmet cetveline, detay sicil bilgilerine, fesih tutanağına, banka hesap dökümüne, savunma yazısına, feshe dayanak yapılan mesajlaşma kayıtlarına, ücret bordrolarına, tanık beyanlarına, bilirkişi raporuna, bozma ilamına, bozma sonrası davalı vekili tarafından sunulan evraklara ve tüm dosya kapsamına göre delillerin değerlendirilmesi neticesinde; davacının 01.06.2012-13.06.2014 tarihleri arasında aylık çıplak brüt 1.075,00 TL ücret üzerinden davalı işveren nezdinde çalıştığı, iş akdinin davacı ve bir kısım iş arkadaşının cep telefonu üzerinden kullanılan whatsapp mesajlaşma ortamındaki yazışmaları gerekçe göstererek İş Kanunu’nun 25/2-b-e maddeleri uyarınca işveren tarafından feshedildiği, 13.06.2014 tarihli fesih bildiriminde davacının imzadan imtina ettiğine dair düzenlenmiş tutanağın dosyada olduğu ancak yazılı fesih bildiriminin ibraz edilmediği, mesajlarda işveren vekili sıfatı bulunan mağaza yöneticisi hakkında yapılan konuşmaların yer aldığı, bunların sataşma olarak değerlendirildiği, şirket çalışanlarının ücretlerine ilişkin bilgilerin yayılması ve çalışanları terfi etmemesi için bir takım şirket uygulamalarının yapıldığının belirtilmesinin 25/2-e maddesi kapsamında değerlendirilerek feshin gerçekleştirildiğinin beyan edildiği, mağaza yöneticisine sataşma niteliği taşıdığı belirtilen davacıya ait mesaj kayıtlarına rastlanmadığı, ancak davacının ve iş arkadaşlarının kendilerine ödenen ücretleri ve özellik satış primlerini yeterli bulmadıkları yönünde birbirleriyle mesajlaştığı, ayrıca davacının ücret yönünden memnuniyetsizliğini ifade ederken diğer arkadaşlarına “fazla gayretli çalışmamaları, çabalarının boşuna olacağı yönünde” telkinlerde bulunduğu, buna göre iş arkadaşlarına yönelik olan fazla gayretli çalışmalarının boşuna olacağı şeklindeki mesajların İş Kanunu 25/2-e kapsamında haklı bir fesih nedeni olarak kabul edileceği, davacı taraf whatsapp kullanımı ile ilgili işyerine yöneltilmiş olmayan mesajların muhatap olmayan işyeri yetkilileri tarafından baskı ile alınarak deşifre edilmesinin özel hayatın gizliliğine müdahale niteliğinde olduğunu, suç teşkil ettiğini, hukuka aykırı olarak elde edilmiş olup delil olarak kullanılamayacağını ileri sürmüş ise de davacı savunmasında whatsapp daki konuşma metinlerinin kendisine ait olduğunu, ancak içeriğinde küfürlü konuşmalara kendisinin girmediğini, sohbet amaçlı kurulmuş grubun bu aşamaya gelmesinin üzücü bir durum olduğunu, telefonun numarasının kendisine ait olduğunu ve kullanmakta olduğunu beyan ettiği, davacının sözleşmesi gereği almış olduğu ücreti ve prim sistemleri hakkında hiç kimseyle paylaşmaması gerektiği, oysaki ister mesaj atma kanalı ile ister birebir özel görüşmede isterse toplu bir alanda açıklanmış olmasının hiçbir farkının bulunmadığı, davacının sözleşmeye aykırı bir şekilde doğruluk ve bağlılık kurallarına uymayarak hareket ettiği, whatsapp mesaj sistemine yazılan mesajların o gruba üye olanlar tarafından görülüyor olmasının sözleşme ihlali için yeterli kabul edileceği, işverenin bu mesajlara yasadışı yollarla ulaştığı hususunda somut bir delilin ortaya konulamadığı, davacının savunmasının 05/06/2014 tarihinde alınmış olduğu, davalı Şirket Mağazalar Denetim Müdürlüğü tarafından feshe konu olay ile ilgili 11/06/2014 tarihli soruşturma raporu düzenlendiği ve davacının iş akdinin 13/06/2014 tarihinde feshedilmiş olduğu, olayın disiplin kurulunca görüşülmesi nedeniyle 6 iş günlük hak düşürücü sürenin başlamayacağı ve raporun düzenlendiği tarih itibariyle hak düşürücü sürenin geçmemiş olduğu, bu nedenle iş akdi haklı nedenle işveren tarafından feshedilen davacının kıdem ve ihbar tazminatı kazanamayacağından bu yöndeki taleplerinin reddine karar verildiği, davacının kıdemine göre hak kazandığı izin süresinden izin dökümü ve puantaj kayıtları birlikte değerlendirildiğinde 17 günlük izin kullandığı tespit edilmekle, bakiye izin süresinin karşılığı olan ücretin de bordroda tahakkuk edilerek ödenmiş olduğu, bu yönüyle izin alacağı talebinin de sabit görülmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

E) Gerekçe:

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı talepleri bakımından;

Whatsapp sistemi, telefon ve internet ortamında internet vasıtası ile iletişimi gerçekleştiren bir sistemdir. Burada kişi, kişiler ile iletişime geçtiği gibi gruplar kurarak grup içiresinde iletişim gerçekleştirilmektedir. Ancak bu sistem kendi içinde korunan ve 3. kişilere kapalı bir konumdadır. Dolayısı ile işçilerin iş akışını bozmadığı ve çalışmaların etkilemediği sürece bir grup kurmaları ve burada iletişim içinde olmaları yasak değildir. İşçilerin bu kapsamda burada iletişimlerinin kişisel veri olarak da korunması esastır.

Somut uyuşmazlıkta, whatsapp konuşmaları gizlilik içeren kişisel veri niteliğinde olduğundan, salt nasıl temin edildiği anlaşılamayan bu yazışmalara dayanılarak iş aktinin feshi haksız olup, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü yerine reddi hatalıdır.

F) SONUÇ:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

legalbank.net

İletişim

Hukuki konularda aklınıza takılan sorular mı var? Bize yazın cevaplayalım.