KALP KRİZİ DE ARTIK İŞ KAZASI SAYILACAK

Yakın geçmişte Mecidiyeköy’de bir inşaat asansöründe 10 işçinin hayatını kaybetmesi olayını herkes hatırlar. İş kazası olarak nitelendirilen bu olaya benzer onlarca iş kazası türü mevcuttur. Hangi kazaların iş kazası sayılması gerektiğine ilişkin bir liste yok ancak her geçen gün yeni kazalar da iş kazası kapsamına giriyor. İşte bu kapsama giren kazaların sonuncusu da; KALP KRİZİ…

Yakın zamanda meydana gelen bir olayda, işyerinde kalp krizi geçirerek ölen bir işçi için, Yargıtay “İŞ KAZASIDIR” dedi. Bir kazanın iş kazası sayılabilmesi için bazı koşullar bulunması gerekiyor. 5510 sayılı yasaya göre;

                                                                                  

MADDE 13- İş kazası;

  1. a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
  2. b) (Değişik: 17/4/2008-5754/8 md.) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
  3. c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
  4. d) (Değişik: 17/4/2008-5754/8 md.) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
  5. e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır.

                                                                                  

Görüldüğü gibi; olayın, iş kazası olarak kabul edilebilmesi için; olaya, maruz kalan kişinin 5510 sayılı Kanunun 4. maddesi anlamında sigortalı olması, olayın, 5510 sayılı Kanunun 13. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi koşuldur. Başka bir anlatımla, olayın, iş kazası sayılabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur.

Buradan hareketle Yargıtay; işyerinde kalp krizi geçirerek ölen işçinin iş kazası sonucu öldüğünü kabul etmiş, yasada kazanın kaynağının işçin olup olmamasına göre bir ayrıma gidilmediğinden yasanın dar yorumlanmaması gerektiğini ifade etmiştir.

                                                                                                                     

Taraflar arasında, sigortalının, kalp krizi geçirdiği tarihteki çalışmasının hizmet sözleşmesine dayalı olduğu, ölümle sonuçlanan olayın, kalp krizi sonrasında meydana geldiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Hukuk Genel Kurulunun 13.10.2004 tarih ve 2004/21-529 Esas, 2004/527 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; “… yasanın iş kazasını sigortalıyı zarara uğratan olay biçiminde nitelendirmiş olması illiyet (nedensellik) bağını iş kazasının bir unsuru olarak ele almayı gerektirmiştir. Ne var ki, burada aranan “uygun illiyet (nedensellik) bağı” olup, bu da yasanın aradığı hal ve durumlardan herhangi birinde gerçekleşme olgusu ile sonucun birbiriyle örtüşmesi olarak anlaşılmalı, yasada olmadığı halde, herhangi başkaca kısıtlayıcı bir koşulun varlığı aranmamalıdır. Kısacası; anılan yasal düzenleme, sosyal güvenlik hukuku ilkeleri içinde değerlendirilmeli; maddede yer alan herhangi bir hale uygunluk varsa zararlandırıcı sigorta olayının kaynağının işçi olup olmaması ya da ortaya çıkmasındaki diğer etkenlerin değerlendirilmesinde dar bir yoruma gidilmemelidir…”   (Yrg. 10. HD. 2013/3429 E.)

                                                                                                                                 

Diğer yandan işverenin, işçilerin sağlık kontrollerini yaptırmak zorunda olduğu, iş sağlığı ve güvenliğinden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispatlayamaması kusurun varlığı için yeterlidir. İşveren, işe yeni başlayan işçinin işe başlamadan, mevcut işçilerin ise dönemsel olarak sağlık kontrollerini yaptırması gerekmektedir. Bu yükümlülüğe uymayan işveren, işle alakalı olmasa dahi, işçinin kalp krizi geçirmesi sebebiyle uğradığı zarardan sorumlu olacaktır.

 

ENER AVUKATLIK BÜROSU

 

İŞ KAZASINA UĞRAYANLAR! ÖDENEK ALMANIN ŞARTLARI

İŞ KAZASINA UĞRAYANLAR! ÖDENEK ALMANIN ŞARTLARI

İş hayatında sıkça karşılaşılan ve sonuçları itibariyle oldukça mühim bu durum hakkında yeteri kadar bilgi sahibi miyiz? İşte bu yazıda iş kazalarına ve meslek hastalıklarına dair bilgiye ulaşacak, devamı yazılar ile de hangi haklara sahip olduğunuzu öğrenebileceksiniz.

İş Kazası nedir?

  • Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
  • İşveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla,
  • Sigortalının işveren tarafından görevle başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
  • Emzikli kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
  • Sigortalıların işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında

meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren olaydır.

İş kazasının işveren tarafından, kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma da en geç kazadan sonraki 3 iş günü içinde bildirilmesi zorunludur. Ancak, bu süre, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde, iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlar. Bildirim işveren tarafından yapılmamış ise kazalı işçi tarafından yerine getirilmelidir.

 

Geçici iş göremezlik nedir?

Sigortalının iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurulu raporlarında belirtilen istirahat süresince geçici olarak çalışamama halidir.

 

Geçici iş göremezlik ödeneği nedir?

İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde kanunda belirtilen geçici iş göremezlik sürelerinde SGK tarafından verilen ödenektir.

 

 Kimlere Geçici İş Göremezlik Ödeneği Ödenir?

 İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için,

  1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü ve 5 inci maddesi kapsamındaki sigortalılardan hastalık sigortasına tabi olanların iş kazası geçirmeleri durumunda,
  1. Hastalık sebebiyleiş göremezliğe uğramaları halinde, iş göremezliğin başladığı tarihten önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla geçici iş göremezliğin üçüncü gününden başlamak üzere her gün için,
  1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun kapsamında kisigortalı kadının analığı halinde geçici iş göremezlik ödeneği ödenir.

 

Geçici İş Göremezlik Ödeneğinin Şartı Nedir?

5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlara, iş kazası veya meslek hastalığı ya da analık hallerinde genel sağlık sigortası da dahil prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması şartıyla yatarak tedavi süresince veya yatarak tedavi sonrası bu tedavinin gereği olarak istirahat raporu aldıkları sürede her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verilir. Ancak doğum öncesi ve sonrası geçici iş göremezlik ödeneği ödenebilmesi için yatarak tedavi şartı aranmaz.

İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve sigortalı kadının analığı halinde, verilecek geçici iş göremezlik ödeneği, yatarak tedavilerde Kanunun 17 inci maddesine göre hesaplanacak günlük kazancının yarısı, ayakta tedavilerde üçte ikisidir.

Bir sigortalının, aynı zaman içinde ve aynı sigortalılık haline tabi olacak şekilde birden fazla iş yerinde çalışması halinde, ödeneklere esas tutulacak günlük kazancının tespitinde, üst sınır dikkate alınarak her bir iş yeri için ayrı ayrı bulunacak günlük kazançların toplamı ödeneğe esas günlük kazancını oluşturur. Ayrıca, bir sigortalıda iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinden birkaçı birleşirse geçici iş göremezlik ödeneklerinden en yükseği verilir.

Genel anlamda iş kazası, meslek hastalığı ve analık hallerinin tanımları ve bu hallerde işçilere ödenen geçici iş görmezlik ödeneğinin şartları hakkında bilgi içeren bu yazının devamında, sürekli iş görmezlik halleri, işçilerin iş azası durumlarında sahip olduğu haklar ve açılabilecek davalara ilişkin daha detaylı bilgilere bir sonraki yazımızda ulaşabilirsiniz.

                                                                                                                                      ENER AVUKATLIK BÜROSU

 

İletişim

Hukuki konularda aklınıza takılan sorular mı var? Bize yazın cevaplayalım.