TAŞIYICI, MALIN GÖNDERİLENE TESLİMİNE KADAR MEYDANA GELEN ZARARIN TAMAMINDAN KUSURSUZLUK BEYYİNESİ GETİRMEDİKÇE SORUMLUDUR.

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 1997/11-64, K. 1997/278

Taraflar arasındaki “itirazın iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Mersin Asliye Ticaret Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 15.12.1995 gün ve 1994/208-1995/803 sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine,

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 1.4.1996 gün ve 1996/1857-2221 sayılı ilamı:

( … Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın, davalılarca taşınması sırasında hasara uğradığını, sigortalısına ( 51.927.456 ) TL. tazminat ödendiğini ileri sürerek, davalıların yapılan icra takibine haksız itirazlarının iptali ile inkãr tazminatının faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

Davalılar vekili cevabında, kusur ve hasara itirazla davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; bilirkişi raporu ve toplanan delillere göre, olayda davalı Hacı Bekir Yücel’e ait araç sürücüsü Ahmet Yücel’in %50, kalan %50 sinin de olaya karışan diğer araç sürücüsüne ait olduğu, hasarın ( 51.927.456 ) TL. olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptaline, inkãr tazminatının reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşıma sigorta rücu tazminatı için icra dairesinde yapılan takibe karşı olan itirazın iptali isteminden ibarettir. Diğer bir anlatımla davacı vekili, davalılardan H. Bekir Yücel’e ait, diğer davalının sürücüsü olan aracın, sigortalı malı hasara uğrattığını ve kusurun davalı sürücüde olduğunu ileri sürerek, davalıların itirazının iptalini talep etmiştir.

Davalılar, kusura itiraz etmişlerdir.

Trafik kaza raporunda; davalı sürücü ile birlikte, olaya karışan dava dışı araç sürücüsü Sabri Arslan’ın da eşit kusurlu olduğunun belirlendiği ve bu durum davacı tarafından bilindiği halde, üçüncü kişiden hiç söz edilmeden, sadece davalılar aleyhine icra takibi yapılmış ve itiraz üzerine iş bu dava açılmıştır. Nitekim, uzman bilirkişi raporu ile de dava dışı araç sürüsünün olayda %50 kusurlu bulunduğu saptanmış bulunmaktadır. Böyle bir durumda davalı tarafın kusuru dışında kalan, dava dışı 3 ncü kişinin kusurundan kaynaklanan hasar tazminatının müteselsil sorumluluk esasına göre, sadece davalıdan istenmesi ve dolayısı ile tazminat miktarının tamamı üzerinden davalılar aleyhine icra takibine girişilmesi mümkün değildir.

Bu durum karşısında mahkemece; davalıların %50 kusur oranına isabet eden miktarda tazminata vaki itirazın iptaline hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde zararın tamamından davalıların sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu yönden bozulması gerekmiştir … ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonucunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI :

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Özel Daire ile yerel mahkeme arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafın kusuru dışında kalan dava dışı 3 kişinin kusurundan kaynaklanan hasar tazminatının, müteselsil sorumluluk esasına göre sadece davalılardan istenebilip – istenilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

Davacı vekili, dava dilekçesinde; göndericiye ödediği sigorta tazminatın asıl alacaklıya halef olarak rücuen tahsilini talep etmiştir. O nedenle, asıl alacaklı ne gibi haklara sahip ise sigortacının da aynı haklara sahip olacağı açıktır. Asıl alacaklı, taşıyıcı ile aralarında düzenledikleri 1.2.1993 tarihli taşıma sözleşmesinde, taşıyıcı açıkça, cins ve miktarı yazılı mallara götürmek üzere sağlam ve tamam teslim aldığını, yolda olacak bütün hasar ve ziyandan sorumlu olduğunu kabul etmiştir. Öte yandan TTK.nun 781. maddesine göre de taşıyıcı malın gönderilene teslimine kadar meydana gelen zararın tamamından-kusursuzluk beyginesi getirmedikçe-sorumludur. Hemen belirtelim ki davacı haksız fiile dayanmamıştır. Emtianın nakliye rizikolarına karşı sigortalandığı dolayısıyla riziko gerçekleşince bu sözleşme gereği ödediği sigorta tazminatını talep etmiştir. Bu durumda yerel mahkemece davacının haksız fiile dayandığı kabul edilerek BK.50.142. ve 2918 sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince zararın tamamını davalılardan talep edilebileceğinin kabul edilmesi doğru değildir. Gerçektende davacı, taşıma sözleşmesine dayanarak asıl alacaklıya halef olarak TTK.1301 maddesi gereğince giderinin rücuan tahsilini talep etmiştir. Hal böyle olunca, TTK.781 maddesi gereğince davalı taşıyıcı zararın tamamından sorumlu olduğundan, davacının zararının tamamını davalılardan isteyebileceğinde kuşku ve duraksamaya yer olmamalıdır. Açıklanan nedenlerle sonucu bakımından doğru olan yerel mahkeme kararı onanmalıdır.

SONUÇ : Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda gösterilen sebeplerle ( ONANMASINA ), oybirliği ile karar verildi.

MESLEKTE KAZANMA GÜCÜ KAYBI ORANI BELİRLENMEDEN HÜKÜM KURULMASI USUL VE YASAYA AYKIRIDIR

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

T. 3.7.2006 E. 2006/3357 K. 2006/10142

• SİGORTA YARDIMLARININ RÜCUAN TAHSİLİ ( Sigortalı Tarafından Açılan Maddi Tazminat Davasında Kesinleşen Hesap Öğeleri Dikkate Alınarak Sürekli İş Göremezlik Oranına Göre Hesap Raporunda Yapılacak Uyarlama İle Karar Vermek Gereği )

• KONTROL KAYDI SONUCUNUN BEKLENMESİ ZORUNLULUĞU ( Kazanma Gücü Kaybında Bir Değişiklik Olduğunun Belirlenmesi Halinde Sigortalı Tarafından Açılan Maddi Tazminat Davasında Kesinleşen Hesap Öğeleri Dikkate Alınması Gereği )

• MESLEKTE KAZANMA GÜCÜ KAYBI ( Oranı Belirlenmeden Eksik İnceleme ve Araştırma Sonucu Hüküm Kurulması Usul ve Yasaya Aykırı Olduğu )
506/m.26

ÖZET : Dava; 03.01.2002 tarihli iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya yapılan sosyal sigorta yardımlarının davalı işverenden rücuan tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26. maddesidir. Dosya içerisinde bulunan gelir bağlama kararında, sigortalıda oluşan %18 meslekte kazanma gücü kaybı oranı bakımından, 01.04.2005 tarihinde kontrol kaydı bulunmasına, giderek bu durumun gerek rücu alacağına gerekse tavanı oluşturan miktara doğrudan etkili bulunması karşısında, kontrol sonucu araştırılarak, kazanma gücü kaybında bir değişiklik olduğunun belirlenmesi halinde, sigortalı tarafından açılan maddi tazminat davasında kesinleşen hesap öğeleri dikkate alınarak sürekli iş göremezlik oranına göre hesap raporunda yapılacak uyarlama ile karar vermek gerekirken, sigortalının kesinleşen meslekte kazanma gücü kaybı oranı belirlenmeden eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

DAVA : Davacı, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.

Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır. Hükmün, davalılardan B. Çiklet ve Gıda San. A.Ş. Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Ş. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:

KARAR : 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2- Dava; 03.01.2002 tarihli iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya yapılan sosyal sigorta yardımlarının davalı işverenden rücuan tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26. maddesidir.

Dosya içerisinde bulunan gelir bağlama kararında, sigortalıda oluşan % 18 meslekte kazanma gücü kaybı oranı bakımından. 01.04.2005 tarihinde kontrol kaydı bulunmasına, giderek bu durumun, gerek rücu alacağına gerekse tavanı oluşturan miktara doğrudan etkili bulunması karşısında, kontrol sonucu araştırılarak, kazanma gücü kaybında bir değişiklik olduğunun belirlenmesi halinde, sigortalı tarafından açılan maddi tazminat davasında kesinleşen hesap öğeleri dikkate alınarak sürekli iş göremezlik oranına göre hesap raporunda yapılacak uyarlama ile karar vermek gerekirken, sigortalının kesinleşen meslekte kazanma gücü kaybı oranı belirlenmeden eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması. usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan B. Çiklet ve Gıda San.A.Ş.’ye iadesine. 03.07.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İletişim

Hukuki konularda aklınıza takılan sorular mı var? Bize yazın cevaplayalım.