İŞ GÖREMEZLİK ORANINDAKİ DEĞİŞİKLİKLERİN KARARLARA YANSITILMASI ZORUNLUDUR

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU

T. 23.3.2005 E. 2005/10-129 K. 2005/197

DAVA : Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kartal 1. İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 21.10.2003 gün ve 2002/593-450 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 13.4.2004 gün ve 2004/2151-3130 sayılı ilamı ile;

(…İş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemelerin 506 sayılı Yasa’nın 26. maddesi uyarınca tazminine yönelik ilk rücu davasının yargılaması sürecinde davalının sigortalının meslekte kazanma güç kaybı oranına itirazı üzerine Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulunca sigortalının sürekli işgöremezlik oranı % 16 olarak tespit edilmiş, % 15,22 sürekli işgöremezlik oranı gözetilerek yapılan gerçek zarar tavanı hesabına dayalı kabul hükmü, Yargıtay 10. Hukuk Dairesince sürekli işgöremezlik oranındaki artışın, ileride açılacak davalarda gerçek zarar tavanına yansıtılması olanağı bulunduğu uyarısına yer verilerek onanmıştır.

Eldeki davada ise, sigortalının yükselen % 16 sürekli işgöremezlik oranı gözetilerek belirlenen peşin değerli gelirlerdeki artışın tazmini istemi, “maluliyet oranı davacı Sosyal Sigortalar Kurumu ve sigortalı yönünden % 15,20 olarak kesinleşmiştir. Bu maluliyet oranına gerek davacı gerekse sigortalı itiraz etmemiştir. Davalının itirazı üzerine maluliyet % 16 olarak saptanmıştır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre itiraz sonucu itiraz edenin itiraz ettiğinden daha fazla kusur ile sorumlu tutulması söz konusu değildir. Bu nedenle maluliyetin artışının talep edilmesi söz konusu değildir” gerekçesiyle kısmen kabule karar verilmiştir.

506 sayılı Yasa’nın 25 ve 109. maddelerinde sürekli işgöremezlik oranına her zaman için itiraz ve yeniden kontrol olanağı öngörülmüş olup, yapılan inceleme sonucunda ortaya çıkan değişikliklerin gelir bağlama kararlarına yansıtılması zorunluluğu öngörülmüş, bu anlamda itirazda bulunan ilgilinin sıfatı yönünden herhangi bir sınırlamaya yer verilmediği gibi, yasa kapsamında güvence altına alınan temel sigortalılık haklarının gerçeğe uygun olarak tespiti ve bununla uyumlu hak sağlanması, yasanın ve Sosyal Hukuk Devletinin gereklerindendir.

Sıralanan maddi ve hukuki gerekçeler ışığında, ilk rücu davasına ilişkin kararın onanmasına yönelik ilamdaki uyarı doğrultusunda gerekli hesaplama yapılmaksızın yazılı gerekçelerle hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır… )

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 23.3.2005 gününde, oybirliği ile karar verildi.

ZAMANAŞIMI ANCAK KESİN MALULİYETİN BELİRLENDİĞİ TARİHTEN BAŞLAR

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E. 2002/2339 K. 2002/2758

DAVA : Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin zaman aşımı nedeniyle reddine karar vermiştir.

Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi B.Mustafa Şimşek tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi :

KARAR : Dava iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Davacının 28.6.1990 günü geçirmiş olduğu iş kazası sonucu % 63 oranında meslekte kazanma güç kaybına uğradığı taraflar arasında tartışmalı değildir. Uyuşmazlık bu kabil davalarda B.K. 125.maddesi gereğince uygulanmakta olan zaman aşımı süresinin hangi tarihte başlatılması gerektiği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece sürekli iş göremezlik derecesinin belirlenmesine esas alınan SSK. Ankara Hastanesinin 27.11.1991 rapor tarihinden zaman aşımı başlatılarak sonuca gidilmiş ise de bu kabul hatalı olmuştur.

Uygulama ve öğretide kabul edildiği üzere, zamanaşımı failin ve zararın öğrenildiği tarihten başlatılmalıdır. Somut olayda zararın ne zaman öğrenildiği önem kazanmaktadır. Zarar görenin zararı öğrenmesi demek, zararın varlığı, mahiyeti ve esaslı unsurları hakkında bir dava açma ve davanın gerekçelerini göstermeye elverişli bütün hal ve şartları öğrenmiş olması demektir. Eğer zararın genişliğini tayin edecek husus, gelişmekte olan bir durum ise zaman aşımı bu gelişme sona ermedikçe başlayamaz. Zararı öğrenme zararın kesin şekilde belli olduğu tarihtir. Kontrol kaydı mevcut ise zaman aşımı ancak kesin malüliyetin belirlendiği tarihten başlatılmalıdır.

Dava konusu olayda sigortalıda SSK. Ankara Hastanesinin 27.11.1991 tarihli raporları gereğince % 63 oranında belirlenen meslekte kazanma güç kayıp oranı kontrol kayıtlıdır. Sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle işçide oluşacak meslekte kazanma güç kayıp oranının hiçbir duraksamaya yer vermeksizin saptanması gerekir. Sigortalıda belirlenilen sürekli iş göremezlik oranı 15.10.1993 tarihinde yapılan kontrolü sonunda kesinleşmiştir. O halde sigortalının ancak sürekli iş göremezlik oranındaki kontrol kaydının kaldırıldığı ve sürekli iş göremezlik oranının kesinleştiği 15.10.1993 tarihinde maddi ve manevi tazminatının belirlenmesine esas olacak zararı öğrendiği kabul edilmelidir.

Kaldı ki; davacının 27.12.1991 tarihinde sürekli işgöremezlik durumuna girdiği ve davanın 24.12.2001 tarihinde açıldığı dikkate alınırsa, bu tarihe göre dahi zaman aşımı süresi dolmamıştır.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı şekilde zaman aşımının başlangıcı konusunda hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 2.4.2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İŞ KAZASI DURUMUNDA NELER TALEP EDEBİLİRSİNİZ?

 İŞ KAZASI DURUMUNDA NELER TALEP EDEBİLİRSİNİZ?

 

Sürekli iş göremezlik nedir?

Önceki yazımızda anlattığımız geçici iş göremezlik durumunda bulunan sigortalıya sağlanan sağlık yardımı ve tedavi sonucunda, sigortalı çalışma gücünü yeniden kazanamamışsa sürekli iş göremezlikten söz edilir.

 

Sürekli iş göremezlik ödeneği ve yararlanma koşulları nelerdir?

Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulu’nca, iş kazası veya meslek hastalığı sebebiyle meslekte kazanma gücü en az %10 azalmış olan sigortalı, sürekli iş göremezlik ödeneğine hak kazanır. Geçici iş göremezlik ödeneğinden farklı olarak; bu ödenekte belli bir sigortalılık süresi, prim ödenen gün sayısı ve yaş faktörleri göz önüne alınmaz.

4/b kapsamında olanlar ile tarım ve orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışanların yararlanabilmesi için genel sağlık sigortası da dahil prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması gerekmektedir.

 

Peki, iş kazası geçirmeniz durumunda kimlere hangi davaları açabilirsiniz?

 

Tazminat Davaları

İş kazası geçiren işçi veya işçinin yakınlarının işverene karşı açabileceği maddi ve manevi tazminat davalarıdır. Maddi tazminat davasının konusunu; tedavi giderleri, iş göremezlik sebebiyle oluşan gelir kaybı ve ölümlü kazalarda destekten yoksun kalma tazminatı oluşturmaktadır.

 

Maddi Tazminat Davası

İşçinin en temel hakkı beden, sağlık ve yaşam bütünlüğünün korunmasıdır. Bu çerçevede işveren, gerekli tüm önlemleri almalıdır. İşverenin koruma amaçlı önlemleri almaması veya yasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle işçi zarara uğramışsa, işveren bu zararların tazminiyle yükümlüdür. İş kazası meydana gelmesi halinde;

  1. İş kazası sebebiyle işçinin yaptığı tedavi giderleri,
  2. İş kazası sebebiyle belirli bir süre çalışamamaktan doğan zararlar,
  3. İşçinin iş kazası sebebiyle sürekli iş göremezlik sebebiyle uğradığı gelir kaybı ve
  4. İş kazası sebebiyle ölüm meydana gelmiş ise, ölenin yakınlarının talep edeceği destekten yoksun kalma tazminatı

İş kazası sebebiyle işçilerin açacağı maddi tazminat davalarının konusunu oluşturacaktır. İş kazası sebebiyle SGK tarafından işçiye ödenen ücretler, işverence ödenecek tazminattan mahsup edilecektir.

Zarara uğrayan işçi, taleplerini, sorumlulardan her birinden ya da tamamından müteselsil sorumluluk hükümlerine dayanarak isteyebilir.

 

Manevi Tazminat Davası

Manevi tazminat davasının konusunu, bir haksız fiil sebebiyle ilgili kişilerde oluşan manevi yıpranma oluşturur. İş kazası durumunda, manevi yıpranma, elem, keder, üzüntünün kaynağı iş kazasıdır. Esasen iş kazası eğer işverenin kusurundan ileri gelmemişse, işverenden manevi tazminat talebinde de bulunulamayacaktır. İşvereni manevi tazminat ödeme yükümlülüğü altına sokan, gerekli önlemleri almamış olması sebebiyle bir iş kazasının meydana gelmesi ve bu kaza sebebiyle bir çalışanın vücut bütünlüğünün zarara uğramasıdır. İş kazası geçirmeniz durumunda maddi taleplerinize ilişkin açacağınız davaların yanında işveren ve ilgili diğer kimseler aleyhine manevi tazminat davası da açabileceğinizi unutmayın.

 

İş Kazası Sebebiyle Açılacak Davalarda Yetkili Mahkeme

İş kazası sebebiyle açılacak tazminat davaları, işverenin ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi, iş yerinin bulunduğu yer mahkemesi ya da iş kazasının meydana geldiği yer mahkemesinde açılabilir.

 

İş kazaları, İş Hukuku’nu ve Sosyal Güvenlik mevzuatını ilgilendiren ve önemli tazminat taleplerini içinde barındıran davaların konusunu oluşturmaktadır. İş kazası yaşamanız durumunda, mutlaka İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku’nda uzman bir büroyla iletişime geçerek haklarınızı öğrenmeniz, hak kaybı yaşamamanız açısından çok önemlidir.

 

                                                                                                                                        ENER AVUKATLIK BÜROSU

İŞ KAZASINA UĞRAYANLAR! ÖDENEK ALMANIN ŞARTLARI

İŞ KAZASINA UĞRAYANLAR! ÖDENEK ALMANIN ŞARTLARI

İş hayatında sıkça karşılaşılan ve sonuçları itibariyle oldukça mühim bu durum hakkında yeteri kadar bilgi sahibi miyiz? İşte bu yazıda iş kazalarına ve meslek hastalıklarına dair bilgiye ulaşacak, devamı yazılar ile de hangi haklara sahip olduğunuzu öğrenebileceksiniz.

İş Kazası nedir?

  • Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
  • İşveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla,
  • Sigortalının işveren tarafından görevle başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
  • Emzikli kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
  • Sigortalıların işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında

meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren olaydır.

İş kazasının işveren tarafından, kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma da en geç kazadan sonraki 3 iş günü içinde bildirilmesi zorunludur. Ancak, bu süre, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde, iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlar. Bildirim işveren tarafından yapılmamış ise kazalı işçi tarafından yerine getirilmelidir.

 

Geçici iş göremezlik nedir?

Sigortalının iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurulu raporlarında belirtilen istirahat süresince geçici olarak çalışamama halidir.

 

Geçici iş göremezlik ödeneği nedir?

İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde kanunda belirtilen geçici iş göremezlik sürelerinde SGK tarafından verilen ödenektir.

 

 Kimlere Geçici İş Göremezlik Ödeneği Ödenir?

 İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için,

  1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü ve 5 inci maddesi kapsamındaki sigortalılardan hastalık sigortasına tabi olanların iş kazası geçirmeleri durumunda,
  1. Hastalık sebebiyleiş göremezliğe uğramaları halinde, iş göremezliğin başladığı tarihten önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla geçici iş göremezliğin üçüncü gününden başlamak üzere her gün için,
  1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun kapsamında kisigortalı kadının analığı halinde geçici iş göremezlik ödeneği ödenir.

 

Geçici İş Göremezlik Ödeneğinin Şartı Nedir?

5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlara, iş kazası veya meslek hastalığı ya da analık hallerinde genel sağlık sigortası da dahil prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması şartıyla yatarak tedavi süresince veya yatarak tedavi sonrası bu tedavinin gereği olarak istirahat raporu aldıkları sürede her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verilir. Ancak doğum öncesi ve sonrası geçici iş göremezlik ödeneği ödenebilmesi için yatarak tedavi şartı aranmaz.

İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve sigortalı kadının analığı halinde, verilecek geçici iş göremezlik ödeneği, yatarak tedavilerde Kanunun 17 inci maddesine göre hesaplanacak günlük kazancının yarısı, ayakta tedavilerde üçte ikisidir.

Bir sigortalının, aynı zaman içinde ve aynı sigortalılık haline tabi olacak şekilde birden fazla iş yerinde çalışması halinde, ödeneklere esas tutulacak günlük kazancının tespitinde, üst sınır dikkate alınarak her bir iş yeri için ayrı ayrı bulunacak günlük kazançların toplamı ödeneğe esas günlük kazancını oluşturur. Ayrıca, bir sigortalıda iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinden birkaçı birleşirse geçici iş göremezlik ödeneklerinden en yükseği verilir.

Genel anlamda iş kazası, meslek hastalığı ve analık hallerinin tanımları ve bu hallerde işçilere ödenen geçici iş görmezlik ödeneğinin şartları hakkında bilgi içeren bu yazının devamında, sürekli iş görmezlik halleri, işçilerin iş azası durumlarında sahip olduğu haklar ve açılabilecek davalara ilişkin daha detaylı bilgilere bir sonraki yazımızda ulaşabilirsiniz.

                                                                                                                                      ENER AVUKATLIK BÜROSU

 

İletişim

Hukuki konularda aklınıza takılan sorular mı var? Bize yazın cevaplayalım.