ISLAH İLE VAKIALAR, TALEP KONUSU VE TALEP SONUCU DEĞİŞTİRİLEBİLMEKLE BİRLİKTE DAVAYA SÜRESİNDE CEVAP VERMEYEN DAVALI ISLAHLA BİRLİKTE CEVAP VEREMEZ VE ISLAHLA BİRLİKTE İKİNCİ TANIK LİSTESİ SUNULAMAZ.

Y.9 HD. E.2014/25790
K.2014/25766 T.09.09.2014

Somut olayda davacı, davalı Belediyede iş sözleşmesi ile ve sendikalı olarak çalıştığını belirterek, toplu iş sözleşmesinden doğan ve ödenmeyen fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve direksiyon primi alacaklarının ödetilmesini istemiştir. Mahkemece, genel tatil ücreti talebinin kabulüne, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir. Dairemizce, sendika üyelik
kayıtları getirtilmeden davacının toplu iş sözleşmesinden yaralanamayacağının kabul edilmesi, davacının hafta tatili gününde yarım gün çalışmasına rağmen hafta tatili ücreti talebinin reddi ve tanık beyanlarına göre belirlenen genel tatil ücretinde takdiri indirim yapılmaması sebebiyle hüküm bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyulup gerekli araştırmalar yapılarak, fazla çalışma ücreti talebinin reddine, diğer taleplerin kabulüne karar verilmiş, ancak bozmaya uyulmasına rağmen hafta tatili ücreti ve genel tatil ücretinde takdiri indirim yapılmamıştır. Mahkemece, bozmaya uyulmasına rağmen hükmedilen hafta tatili ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarında hakkaniyete uygun bir indirim yapılmaması isabetsizdir. Taraflar, davanın veya savunmanın genişletilmesi yasağı sebebiyle yapamadıkları usul işlemlerini, karşı tarafın rızasına gerek duymadan ıslah yoluyla yapabilirler.
Islah, tek taraflı bir usul işlemi olup, karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Ancak HMK.177 uyarınca ıslah dilekçesinin karşı tarafa tebliği gereklidir. Islah ile vakıalar, dava konusu ve talep sonucu değiştirilebilir. Islah yoluyla ikinci tanık listesi verilemez.

Davalı, davaya cevap vermemiş ise, sonradan vereceği ıslah dilekçesi ile davaya cevap veremez.
Çünkü ortada daha önce yapılmış bir usul işlemi yoktur. Örneğin, davalı, davaya hiç cevap vermemiş ise, sonradan vereceği ıslah dilekçesi ile zamanaşımı def’inde bulunamaz. Ancak davacı, savunmanın genişletilmesine açıkça muvafakat ederse, bu durumda mahkemece, zamanaşımı savunmasının dikkate alınması gerekir. Davacı, kısmi dava konusu talebini, daha sonra ıslah yoluyla artırabilir. Bu halde, ıslahla artırılan talep harca tabi ise, davacının bakiye harcı yatırması gerekir, aksi halde harç yatmadıkça ıslah yapılmamış sayılır. Davacı, belirsiz alacak davasında, alacak miktarı belirlendiğinde talebini netleştirerek iddiayı genişletme yasağına tabi olmadan ve ıslaha gerek olmadan asıl talebini artırabilir. Fakat bu durumda dahi bakiye harcı yatırması gerekir. Somut olayda davacı, esasa yönelik bozmadan sonra ek rapor doğrultusunda talebini ıslah ile artırmış ve mahkemece, ıslah doğrultusunda karar verilmiştir. Dairemizin yerleşik kararlarına göre, ıslah tahkikat bitinceye kadar yapılabilir; esasa yönelik bozmadan sonra ıslah yapılamaz. Ayrıca dosyada, ıslah harcının yatırıldığına dair harç makbuzuna da rastlanmamıştır. Mahkemece, hukuken geçerli olmayan talep dikkate alınarak ıslah konusu miktarların hüküm altına alınması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.09.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

TAM ISLAH İLE DAVA TÜRÜ BELİRSİZ ALACAĞA DÖNÜŞTÜRÜLEBİLİR

T.C
YARGITAY
22. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO.2015/10805
KARAR NO.2016/17961
KARAR TARİHİ., 16.06.2016
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai, genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR
Davacı vekili, davanın belirsiz alacak davası olduğunu belirterek, müvekkilinin davalıya ait hastane işyerinde 16.03.2005-25.02.2013 tarihleri arası çalıştığını, iş sözleşmesini emeklilik nedeniyle feshettiğini beyanla kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla mesai ve genel tatil alacaklarını istemiştir.

Davalı Sağlık Bakanlığı vekili, davacı ile davalı idare arasında iş akdi ya da sözleşme olmadığından idareye husumet yöneltilemeyeceğini beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 319. maddesi uyarınca, basit yargılama usulü uygulanan davalarda iddianın ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi genişletilmesi yasağı vardır ve (karşı tarafın açık muvafakati bulunmadıkça) her iki taraf da, davanın belli bir aşamasından sonra, yaptıkları usul işlemlerini, kural olarak, değiştiremezler.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 176 ve devamı maddelerinde düzenlenen “ıslah” kurumu, bu yasağın istisnalarından biridir (m. 141,2)

Bilindiği üzere, ıslah, taraflardan birinin usule ilişkin bir işlemini, bir defaya mahsus olmak üzere kısmen veya tamamen düzeltmesine imkan tanıyan ve karşı tarafın onayını gerektirmeyen bir yoldur.
Öğretide ise ıslah, yukarıdaki tanıma benzer, taraflardan birinin yapmış olduğu usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesi olarak tanımlanmıştır. (KURU, Baki, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt:IV, İstanbul 2001, s. 3965; ALANGOYA/YILDIRIM/DEREN YILDIRIM, Medeni Usul Hukuku Esasları, İstanbul 2009, s.266; PEKCANITEZ/ATALAY/ÖZEKES, Medeni Usul Hukuku, Ankara 2009, s.361; ÜSTÜNDAĞ, Medeni Yargılama Hukuku, Cilt: I-II, İstanbul 1997, s.549; BİLGEN, Mahmut, Hukuk Yargılamasında Islah, Ankara 2010, s.1’de aktarılan tanımlar ve yazarlar; YILMAZ, Ejder, Medeni Yargılama Hukukunda Islah, Ankara 2010, s.49-50’de aktarılan tanımlar ve yazarlar).

Dava tamamen ıslah edilebilir. Davayı tamamen ıslah edebilecek olan davacıdır.Tamamen ıslahta davacı, davasını baştan (dava dilekçesinden) itibaren ıslah eder ve yeni bir dava dilekçesi verir. Davacı, davasını tamamen ıslah ederek talep sonucunu değiştirebilir. Mesela davacı tamamen ıslah yolu ile tazminat davasını tescil davası olarak değiştirebilir, ecrimisil (alacak) davasını müdahalenin (el atmanın) önlenmesi davası olarak değiştirebilir, tapu iptali davasını veraset ilamının (mirasçılık belgesinin) iptali davası olarak değiştirebilir.

Buna karşılık, talep sonucunun veya dava sebebinin genişletilmesi veya kısmen değiştirilmesi için başvurulan ıslah tamamen ıslah değil kısmi ıslahtır.(KURU, Baki, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt:IV, İstanbul 2001, s. 3965)

Somut olayda, dava belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Davacı yargılamanın devamı sırasında, talep ettiği alacak miktarlarını arttırmak suretiyle davasını kısmen ıslah etmiştir. Ayrıca anılan kısmi ıslah dilekçesi ile dava türünü de kısmi dava olarak değiştirmiştir. Mahkemece ıslah dilekçesine itibarla dava, kısmi dava olarak kabul edilmiştir. Hal böyle iken davacının kısmi ıslah yolu ile dava türünü ve dolayısıyla talep sonucunu değiştiremeyeceği bunu ancak davasını tamamen ıslah ederek yapabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.06.2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.

İletişim

Hukuki konularda aklınıza takılan sorular mı var? Bize yazın cevaplayalım.