ELEKTRONİK ORTAMDA YAPILAN YAZIŞMALAR ALACAK DAVALARINDA BELGE VE DELİL NİTELİĞİNDEDİR.

Yargıtay 13. H.D., E: 2017/1014, K: 2020/4488, T: 10.06.2020

Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen dosyada asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Karar: Davacı asıl davada, davalının hakkında başlattığı … 12. İcra Müdürlüğünün 2009/16466 Esas sayılı takip dosyasıyla, … 15. İş Mahkemesi’nin 2009/867 Esas sayılı dosyasındaki vekaletten azil nedeniyle avukatlık ücreti talep ettiğini, ancak davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davalının 05/05/2009 tarihli vekaletnameyle vekil tayin edildiğini, 08/10/2009 tarihli azilnameyle görülen luzüm sebebiyle azledildiğini, SGK tarafından davacı hakkında tahakkuk ettirilen prim borcunun iptali ile davacının SGK’ya borçlu olmadığının tespiti amacıyla davalının … 15.İş Mahkemesinin 2009/867 Esas sayılı davasını açtığını, ancak davalının söz konusu davanın ilk duruşmasına dahi girmeden azledildiğini, talep edilen avukatlık ücretinin fahiş olduğunu, davalının talimatı üzerine belirlediği kişilere avukatlık ücreti olarak bir kısım ödemenin yapıldığını, bu hususun taraflar arasındaki yazışmalarla sabit olduğunu, dolayısıyla yapılan ödemeler nedeniyle de bir borcu bulunmadığını, … 12. İcra Müdürlüğünün 2009/16466 Esas sayılı dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafın kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiş, birleşen davada ise; davalının başlattığı … 1. İcra Müdürlüğünün 2010/218 Esas sayılı takip dosyasıyla … 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/112 Esas sayılı dosyasındaki vekaletten azil nedeniyle avukatlık ücreti talep ettiğini, adı geçen dosyaya şirket adına ihbar olunan sıfatıyla müdahil olması sebebiyle davalı tarafın vekaletname sunduğunu, ancak herhangi bir yazılı beyanda bulunmadığı gibi bu dosyanın herhangi bir duruşmasında da yer almadığını ileri sürerek; takip dosyasına konu borçtan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.

Davalı; davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, davalının … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2010/218 E takip sayılı dosyadan dolayı 37.071,00 TL’den sorumlu olmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.

1-Birleşen davaya yönelik tarafların temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Asıl davaya yönelik davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı, davalı avukat tarafından vekalet ücreti alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda sonuca gidilerek davanın reddine karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda; taraflar arasında yazılı bir ücret sözleşmesi bulunmadığı tespiti ile vekalet ücreti hesaplanmıştır. Oysa davalı avukat tarafından davacıya gönderilen 2.9.2009 tarihli mail yazışmasında; SHK’ya açılacak dava ile ilgili döküm yapılarak, masraf olarak 5.800,00 TL, 2.000,00 TL bilirkişiden alınan bilgilendirme ücreti ve bakiye 8.000,00 TL vekalet ücretinin kaldığı belirtilerek bu ücretin ödenmesi istenmiş, parantez içerisinde kalan bakiye açıklanırken 10.000,00 TL olan rakamdan itiraz dilekçesi yazılmasının sonrasında 2.000,00 TL ödendiği açıklaması bulunmakta olup, mahkemece belirtilen mail yazışmasının değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. HMK’nun 199. maddesinde “Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir.” yazılıdır. Bu düzenleme ile mail yazışmaları da belge olarak kabul edilmiştir. O halde, mahkemece mail yazışmaları ve davacı tarafından yapılan ödemeler değerlendirilerek davacının borçlu olup olmadığına karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle tarafların birleşen davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1.898,32 TL. kalan harcın temyiz eden davalıdan, 25,20 TL. kalan harcın temyiz eden davacıdan alınmasına, HMK’nun 440/I  maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/06/2020 gününde oybirliği ile karar verildi.

VAKIF ÜNİVERSİTESİNİN BAŞARISIZ OLUNAN DERSLER İÇİN ÖĞRENCİDEN İKİNCİ KEZ ÜCRET TAHSİL ETMESİ SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME TEŞKİL EDER. BU DURUMDA SEBEPSİZ ZENGİNLEŞİLEN TUTARIN DAVACIYA İADESİ GEREKMEKTEDİR.

Yargıtay 3. H.D., E: 2013/6535, K: 2013/9400, T: 06.06.2013

Davacı vekili davacının vakıf üniversitesinde güz yarıyılı döneminde eğitim aldığını ve eğitim ücretinin ödenmesine rağmen başarısız olunan dersler nedeni ile davacıdan 2. kez tahsilat yapıldığını, belirterek bedelin davalıdan tahsilini istemektedir. Güz yarı yılı döneminde davacının davalı üniversiteye eğitim ücreti toplamından daha fazla bedel ödediği, bu kapsamda davalı üniversitenin davacıdan haksız yere bedel tahsil ettiği anlaşılmaktadır. Haksız yere davacıdan tahsil edilen bedelin davalı üniversite yönünden sebepsiz zenginleşme teşkil eder ve sebepsiz zenginleşilen tutarın davacıya iadesi gerekir.

DAVA: Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

KARAR: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

SONUÇ: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 06.06.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.

YEREL MAHKEME İLAMI

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

T.C.

İSTANBUL

4. TÜKETİCİ MAHKEMESİ

ESAS NO : 2009/172 Esas

KARAR NO : 2012/868

HAKİM : GÜLGÜN BAL 26004

KATİP : FATİH BİLGEHAN COŞAR 135254

DAVACI : G. A.

VEKİLİ : Av. YASEMİN BAL – Kordonboyu Mah. Ankara Cad. No: 169C İç Kapı No: 1 Kartal/ İSTANBUL

DAVALI : T.C. HALİÇ ÜNİVERSİTESİ

DAVA : Alacak

DAVA TARİHİ : 25/03/2009

KARAR TARİHİ : 04/10/2012

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/10/2012

Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili 25.03.2009 tarihli dilekçesi ile, davacının davalı üniversitede öğrenci olduğunu, yıllık eğitim ücretini ödediği halde davacının başarısız olduğu dersler için yeniden ücret ödemek zorunda kaldığını, davalı üniversitenin bu uygulamasına yönelik olarak başvuru üzerine TC. Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığının 15/09/2009 tarihli kararı ile eğitim öğretim yılı için alınan ücret dışında öğrencilerden başarısız ders ve alt sınıf ders ücretlerinin yeniden alınmasının uygun olmadığını belirtildiğini, bu kapsamda davacıdan 13.530,00 TL fazladan tahsilat yapıldığını belirterek 13.530,00 TL’nin tahsil edildiği tarihlerden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.

Davalı vekili 04.03.2010 havale tarihli cevap dilekçesini tekrarlayarak özetle; uyuşmazlığın TC. Haliç Universitesi’nin idari tasarrufuna yönelik olduğunu, bu nedenle idari yargının görevli olduğunu, davanın görev yönünden reddi gerektiğini, davacının taleplerini 16.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren TC. Haliç Üniversitesi ön lisans ve lisan eğitim ve öğretim sınav yönetmeliği hükümleri karşısında haksız ve dayanaksız olduğunu, ayrıca 2541 sayılı yasa ile Vakıf Yüksek Öğretim Kurumları yönetmelik hükümleri gereği vakıf Üniversitelerinde eğitim, öğretim ücretlerini belirleme ve uygulama yetkisinin doğrudan üniversite mütevelli heyetinde olduğunu, belirterek dayanaksız olan davanın reddini istemiştir.

Haliç Üniversitesi Rektörlüğü’nün 23/12/2010 ve 24/12/2010 tarihli yazılarında davacının 06/09/2005 tarihinde üniversiteye kayıt yaptırdığı 12/07/2010 tarihinde mezun olduğu belirtilerek eğitim – öğretim aldığı yıllarda ödediği ücretlere ilişkin belgeler mahkememize gönderilmiştir.

Davacı vekili, davacının başarısız olduğu dersler ile yaptığı ödemelere ilişkin belgeler, Yüksek Öğretim Kurumu Başkanlığı Genel Kurulu’nun 15/09/2008 tarihli kararını dosyaya sunmuştur.

İddia ve savunmanın değerlendirilmesi; dava tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığının tespiti, alacaklı ise tutarının hesaplanması bakımından dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, mahkemece resen seçilen bilirkişi, Marmara Üniversitesi, İ.İ.B.F bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Hanefi Ayboğa dosya üzerinde yaptığı inceleme sonunda 12/12/2011 havale tarihli raporunu sunmuştur.

Bilirkişi raporunda özetle; 2005, 2008 yılları eğitim dönemi ile 2009 yılı güz yarı yıl ücreti toplamının 42.780,00 TL olduğunu, davacı tarafın toplam ödeme tutarının ise 50.252,00 TL olduğunu, bu kapsamda davacının davalıya 7.472,00 TL fazla ödeme yaptığını, belirtmiştir.

Bilirkişi raporu hükme dayanak yapacak yeterliliktedir.

2457 sayılı Yüksek Öğretim Kanununun 10. Maddesinde ” vakıflar tarafından kurulacak yüksek öğretim kurumları çalışmalarının devlet yüksek öğretim kurumları gibi her ders yılı sonunda yüksek öğretim kuruluna sorarlar, bu kurumlar mali, idari ve ekonomik gibi konularda yüksek öğretim kurulunun gözetime ve denetimine tabidirler.” denilmektedir.

Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı’nın genel kurulunun 15.09.2008 tarihli kararında ” 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanununun ek 10 maddesine göre mali, idari ve ekonomik konularda kurulun gözetim ve denetimine tabi olan vakıf yüksek öğretim kuramlarında okuyan öğrencilerden kayıt yaptırdıkları dönem ve eğitim – öğretim yılı için ücret alındığı, bir üst sınıfa geçen ve bir önceki eğitim – öğretim yılı dönemi için ücret ödemiş olan öğrencilerden daha önce alıp da başaramadığı ve yeniden alması gereken ücretleri daha önce alınmış / ödenmiş olan alt sınıf dersleri için bir ücret alınmasının uygun olmadığına karar verilmiştir.” denilmektedir.

Somut uyuşmazlığın yukarıdaki hükümler ışığında incelenmesi gerekir. Davacı vekili davacının davalı eğitim kurumunda 2005- 2008 ile 2009 güz yarıyılı döneminde eğitim aldığını ve eğitim ücretinin ödenmesine rağmen başarısız olunan dersler nedeni ile davacıdan 2. kez tahsilat yapıldığını, belirterek toplam 13.530,00 TL’nin davalıdan tahsilini istemektedir. 2005 – 2008 yılları ile 2009 güz yarı yılı döneminde eğitim ücreti toplamı 42.780.00 TL olduğu halde davacının davalı Üniversiteye toplam 50.252,00 TL ödediği, bu kapsamda davalı üniversitenin 7.472,00 TL ‘yi davacıdan haksız yere tahsil ettiği anlaşılmaktadır. Haksız yere davacıdan tahsil edilen 7.472,00 TL davalı üniversite yönünden sebepsiz zenginleşme teşkil eder ve sebepsiz zengileşilen tutarın davacıya iadesi gerekir. Toplanan kanıtlara göre davanın kısmen kabulü ile 7.472,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren değişken yasal faiz oranı uygulanmak sureti ile hesaplanacak işlemiş faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya yönelik isteminin reddine, karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:

1- Davanın kısmen kabulü ile 7.472,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren değişken yasal faiz oranı uygulanmak sureti ile hesaplanacak işlemiş faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya yönelik isteminin reddine,

2- 21,15 TL Başvuru harcı ile 443,85 TL Karar harcı olmak üzere toplam 465,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3- Kabul edilen kısım üzerinden avukatlık asgari ücret tarifesi gereği hesap ve taktir olunan 896,65 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4- Red edilen kısım üzerinden avukatlık asgari ücret tarifesi gereği hesap ve taktir olunan 727,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4- Kabul ve red olunan kısımlar dikkate alınarak davacı tarafından yapıldığı belgelen 643,00 TL yargılama giderinden 355,00 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde mahkememize verilecek dilekçe ile kararın temyizi için Yargıtaya başvurulabileceğine dair verilen karar açıkça okunup gerekçenin başlıca noktaları usulen anlatıldı. 04/10/2012

İletişim

Hukuki konularda aklınıza takılan sorular mı var? Bize yazın cevaplayalım.