Başka Erkekle Yaşayan Ve Çocuğu Olan Kadın Eski Eşin Soyadını Kullanamaz


Yazar: Av. Bilge İŞ & Av. Selçuk ENER
26.06.2024 12:33:06
Başka Erkekle Yaşayan Ve Çocuğu Olan Kadın Eski Eşin Soyadını Kullanamaz

Bilindiği üzere evlilikle birlikte kadının soyadı değişmekte olup boşanınca kural olarak evlenmeden önceki soyadını tekrar almaktadır. Fakat kadının talep etmesi ve menfaatinin de olması halinde mahkemece boşandıktan sonra da eski eşin soyadını kadın eş kullanabilmektedir. Fakat daha sonra menfaatin ortadan kalkması veya haklı sebebin olması halinde erkek eşin talebi ile birlikte kadın artık erkek eski eşin soyadını kullanamayacaktır. Boşandıktan sonra da bir süre birlikte yaşadıktan sonra ayrılan eşlerden kadın eş başka bir erkekle birlikte yaşamış ve bu erkek ile ilişki sonucu bir ortak çocuk dünyaya gelmiştir. Erkek eşin talep etmesi üzerine de artık soyadını kullanmasına izninin olmadığı ve bu sebeple eski soyadını kullanabileceği kararlaştırılmıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2022/8087 E. 2022/7712 K. 04.10.2022 tarihli kararı şu şekildedir.

“…Somut uyuşmazlıkta, tarafların boşandıktan sonra da birlikte yaşamaya devam ettikleri ve davalı kadının davacı kocanın soyadını kullanmasına ilişkin davasının bu dönemde İstanbul Anadolu 16. Aile Mahkemesi’nin 2017/461 esas sayılı dosyasında verildiği anlaşılmaktadır. Ancak, bundan sonra davalı kadının, başka bir erkek ile fiilen birlikte yaşadığı ve o kişiden çocuk sahibi olduğu gözetildiğinde davacı erkeğin soyadını kullanmasında menfaati olduğundan söz edilemeyeceği gibi, davacı erkeğin de iznin kaldırılmasını talep etmekte haklı olduğunu kabul etmek gerekir. TMK m. 173/3 koşulları oluşmuştur. Açıklanan nedenlerle, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir…”

Yukarıdaki içtihattan anlaşılacağı üzere sadece boşanma değil boşanmadan sonra da birtakım talepler doğabilmektedir. Gerek talep eden taraf gerekse karşı tarafın dava sürecini iyi yürütmesi gerekmekte olup taleplerinin kabulü için ispat araçlarının iyi kullanılması gerekmektedir. Bu sebeple gerek dava öncesi gerekse dava sırasında bir avukata danışılması veya sürecin bir avukat ile yürütülmesi elzemdir.