İştirak Nafakası Her An Doğup İşleyen Haklardan Olup Feragat Edilemez


Yazar: Av. Bilge İŞ & Av. Selçuk ENER
27.06.2024 13:54:13
İştirak Nafakası Her An Doğup İşleyen Haklardan Olup Feragat Edilemez

İştirak nafakasına, bilindiği üzere çocuk lehine, ihtiyaçları doğrultusunda hükmedilmekte olup bu nafakadan ileriye dönük olarak feragat edilemez. Çocuğun yararına olan bir haktan taraflarca feragat edilemeyecektir. Zira iştirak nafakası sürekli doğup işleyebilecek bir hak olup feragat ile sonlandırılamayacaktır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi,  2022/8207 E. 2022/7582 K. 03.10.2022 tarihli kararı şu şekildedir.

“…Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü 14.09.2022 tarihli kanun yararına temyiz isteminde, temyize konu ilamın hüküm bölümünün onaylanan protokole göre başlıklı 2. bendinde ‘müşterek oturduğumuz mahalde bulunan 3 dairenin 2 dairesi davalı adına olup 3. dairenin de müşterek çocuk için harcanmak üzere kirasının nafaka olarak alınacağı ve kira parasının müşterek çocuk için kullanılacağına’ şeklinde hüküm tesis edildiğini, bu şekilde nafaka miktarının anlaşılabilir olmaktan uzak olduğunu, hükmün infaz kabiliyeti bulunmadığını, takdir edilen nafaka miktarı hakkında çocuğun yaşı ve diğer ihtiyaçları hep birlikte değerlendirilerek nafaka yükümlüsünün geliri ile orantılı olacak şekilde TMK`nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de gözetilerek açık, sarih, anlaşılabilir, taraflara tanınan hak ve yükümlülükleri tek tek gösterecek şekilde hüküm tesis edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

Dosyanın yapılan incelemesinde, davacı erkek tarafından dosyaya sunulan anlaşmalı boşanma protokolünün altında davalı kadının da imzasının bulunduğu, 03.09.2019 tarihli duruşmada davalı kadının kirada bulunan daireden alınan kira parasını nafaka olarak kullanacağını, dosyaya sunulan protokolün altındaki imzanın kendisine ait olduğunu beyan ettiği, mahkemece tarafların dosyaya sunduğu protokolün uygun görüldüğü ve tarafların iradeleri doğrultusunda boşanma ve feri hükümlerine karar verildiği, onaylanan protokoldeki müşterek çocuk yararına hükmedilen nafakaya ilişkin maddenin de ilama yazıldığı anlaşılmaktadır. Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. İştirak nafakası çocuğun hakkı olup, taraflar ileriye dönük olarak bu haktan feragat edemeyecekleri gibi, iştirak nafakasına ilişkin verilen karar kesin hüküm teşkil etmez. İştirak nafakası her an doğup işleyen haklardan olup taraflar her zaman iştirak nafakasına ilişkin dava açabilirler. Açıklanan sebeplerle, mahkemenin iştirak nafakasına ilişkin hükmü kanuna açık aykırı olmadığından Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün kanun yararına temyiz isteği yerinde görülmeyip talebin reddine karar verilmesi gerekmiştir…”

Yukarıdaki içtihattan anlaşılacağı üzere bazen taraflar daha önce talep etmedikleri veya vazgeçtikleri hakları bir daha talep edemeyeceklerini sanmakta olup bu haklarını kullanamamaktadırlar. Bu sebeple gerek dava öncesi gerekse dava sırasında ve hatta davadan sonra da bir avukata danışılması veya sürecin bir avukat ile yürütülmesi elzemdir.