ÖLÜNCEYE KADAR BAKMA SÖZLEŞMESİNDE BAKIM BORCUNUN KAPSAMININ ÖNGÖRÜLEBİLİR NİTELİKTE OLMAMASI SEBEBİYLE SÖZLEŞME BU KAPSAMDA HAZIRLANMALIDIR


Yazar: Av. Bilge İŞ & Av. Selçuk ENER
11.06.2024 17:49:46
ÖLÜNCEYE KADAR BAKMA SÖZLEŞMESİNDE BAKIM BORCUNUN KAPSAMININ ÖNGÖRÜLEBİLİR NİTELİKTE OLMAMASI SEBEBİYLE SÖZLEŞME BU KAPSAMDA HAZIRLANMALIDIR

Ölünceye kadar bakma sözleşmeleri nitelik itibarıyla hizmet akdine benzese de ihtiyaçların zaman sebebiyle değişiklik gösteriyor olması sebebiyle sözleşmenin bu kapsamda hazırlanması gerekmektedir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2021/5364 E. 2022/6173 K. Ve 24.10.2022 tarihli kararı şu şekildedir.

“…3.1.Ölünceye kadar bakım sözleşmelerinde bakıp gözetme borcunun kapsamı, ne aktin başında ne de devamı sırasında belirli olmayıp, bakım alacaklısının hayatı boyunca oluşacak şartları tayin eder. Esasen ölünceye kadar bakma aktini hizmet aktinden ayıran unsurda bu yöndür. Bakım alacaklılarının akit anında özel bakıma muhtaç halde olmasını aramak kanunda bulunmayan bir unsur ilave etmek olur. Bu ihtiyaçların karşılanmasını sağlayacak maddi desteğin ne olacağını önceden kestirmek mümkün olamaz. Kaldı ki bu aktin hedefi nafaka veya ahlaki görevler kadar bir maddi destek elde etmek değil, tarafların bilhassa bakım alacaklısının sosyal durumuna uygun bir bakım elde etmektir.

3.2. Somut olaya gelince; davalı taraf davaya cevap vermemiş ve yargılamaya katılmamıştır. İlk derece mahkemesince, davacı tarafından davalıya karşı açılan boşanma davasında dinlenen davalı tanık beyanları esas alınarak hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Talimat yoluyla ifadesi alınan ve davacının komşusu olduğunu belirten davacı tanığı ..., davalının son dönemde davacının rahatsızlıklarından şikayet etmeye başladığını, davalının davacıya kötü davrandığını, davalının davacının yüzüne karşı "ölemedi gitti" şeklindeki hitabına şahit olduğunu; davacı tanığı ve tarafların evlerinde kiracı olan ...'in ise davacının rahatsızlığı sebebiyle hastaneye yatırıldığını, eve geri getirildiği dönemde bakıma muhtaç olduğunu, davalının davacıyı evde tek başına bırakarak dışarıya gittiğini, davacıyı neden evde bırakıp dışarıya çıktığını sorduğunda, davalıya "altını bezledim ben daha bakamam" cevabını verdiğini beyan etmiştir. Öte yandan Bolu Aile Mahkemesinde görülen boşanma davasında davacı tanığı olarak dinlenen ... ve ... ...'nin, davacının davalının elektriği ve kaloriferi yakmasına engel olduğuna hiç şahit olmadığını belirtmesine karşın, bu tanık beyanlarına hangi sebeple itibar edilmediği mahkeme gerekçesinde tartışılmamıştır.

3.3. Yukarıda 3.1. numaralı bentte de belirtildiği şekilde, ölünceye kadar bakım sözleşmelerinde bakıp gözetme borcunun kapsamı, ne aktin başında ne de devamı sırasında belirli olmayıp, bakım alacaklısının hayatı boyunca oluşacak şartları tayin eder. Davacının ölünceye kadar bakım sözleşmesi ile dava konusu taşınmazı 06.08.2015 tarihinde tapu müdürlüğünde akdedilen resmi senetle davalıya devrettiği, 2016 yılında yaşa bağlı rahatsızlıkları nedeniyle hastane giriş kayıtlarında artış olduğu, boşanma davasının 30.01.2017, sözleşmenin feshi davasının ise 03.02.2017 tarihinde açıldığı dikkate alındığında davalının davacıya karşı bakım edimini yerine getirmediği sonucuna varıldığından kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir…

 

Yukarıdaki içtihattan anlaşılacağı üzere sözleşme hazırlanırken bir avukattan destek alınarak hazırlanması birçok hukuki uyuşmazlığı önleyecek olup kişileri yüksek miktarlı harcamalardan kurtaracaktır. Bu sebeple sürece avukat ile başlanılması elzemdir.