Tanık Olarak Dinletilmeyen Çocuğun Sosyal İnceleme Raporundaki Beyanının Kusur İncelemesinde Önemi Yoktur


Yazar: Av. Bilge İŞ & Av. Selçuk ENER
25.06.2024 15:04:34
Tanık Olarak Dinletilmeyen Çocuğun Sosyal İnceleme Raporundaki Beyanının Kusur İncelemesinde Önemi Yoktur

Erkek eşin müşterek çocuk evdeyken çıplak bir şekilde tuvalete gitmesi ve bu halinin çocuk tarafından görülmüş olması konusundaki çocuğa ait beyanlar her ne kadar sosyal inceleme raporunda yer almışsa da çocuğun tanık olarak dinletilmemiş olması sebebiyle bu husus erkek eşe kusur olarak yükletilmez.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2022/5621 E. 2022/7939 K. 10.10.2022 tarihli kararı şu şekildedir.

“…Somut olayda 60.608,00 TL. ziynet alacağının ödenmesine karar verilmiş olup, bölge adliye mahkemesince ziynet alacağı davasına yönelik verilen karar kesindir. Bu nedenle davacı-karşı davalı erkeğin ziynet alacağı davasına yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2- Davacı-karşı davalı erkeğin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle davacı-karşı davalı erkeğe yüklenen “müşterek çocuğa karşı olumsuz bir tutum sergileyerek ona kızdığı, ayrıca genel adap kurallarına aykırı şekilde nü olarak tuvalete girip, tuvaletin kapısını açık bırakarak koridordan geçen müşterek çocuğun mahrem bölgelerini görmesine neden olduğu” kusuru tanık olarak bildirilmeyen müşterek çocuğun sosyal inceleme raporundaki beyanında geçtiğinden hükme esas alınamayacağı ve bu nedenle erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği ancak boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin yine de ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir…”

Yukarıdaki içtihattan anlaşılacağı üzere kusursuz eylemlerin bile kusur olarak yüklenmesi söz konusu olabilmektedir. Bu sebeple dava sürecinin iyi yürütülmesi gerekmektedir. Bu sebeple gerek dava öncesi gerekse dava sırasında bir avukata danışılması veya sürecin bir avukat ile yürütülmesi elzemdir.